Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Apo kardeşimin, Kürtlerin rönesansını, bir Türk düşmanlığı yaratmadan gerçekleştirmeye çalıştığını yazdım… Ben sadece “Bu PKK’yı ne yapmalı?” diyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her emperyalist ülke, kendisini emperyalist olarak kabul ettirebilmek ve bunu sürdürmek için, mutlaka, belli aralıklarla ülke toprakları dışında kuvvet kullanmak zorundadır. Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur. Politik ordu, profesyonel olamıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Müthiş bir öngörü, bilimsel bakabilmenin sonucu.
-
Devrim, şiddet kullanarak şiddeti çözme sürecidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir tez yazıyorum; Tekelli düzen, çelişkileri algılayan aklı siliyor. Bir tez daha yazıyorum; Tekelli düzen insansızlaştırma sürecidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
Somut zengindir; soyutlama, kavramlaştırma ve giderek bilim, zengin somutun işlenmesine dayanıyor. Büyük sanatçı veya büyük bilim adamı, “muttarit muhteriz” damlalar türünden somut değişiklikleri kimyasal bir kaynaştırma ile soyutlayabilendir; çok zor bir iş olduğunu kabul etmek gerekiyor. İhtilâller her zaman rastlanmayan somutluklar oluyorlar, ihtilâller tarihin patlama düzeyine ulaşmış hızlanmalarıdırlar; bu nedenle büyük zenginlikleri taşıyorlar. Bu…
-
Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor. Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor. Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.…
-
Mustafa Kemal, yirminci yüzyıl Türk politikacıları içinde en temkinlisi ve ufku en dar olanlarından birisidir; yönetime gelmesinde, yorgun ve yenilgiye alışmış, yenikçi Türk halkının psikolojisine uygun düşmesinin ayrı bir ağırlığı olduğunu düşünüyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tüketim araçlarında bir ihraç kapasitesi yaratabilmek için gelir bölüşümünü hızla bozmak zorunludur. .. Ücretler hızla düşürülür, Türk Lirası sürekli devalüe edilirse, ihracatı arttırmak bir mucize değildir, ancak bunları hızla yapmak gerekiyorsa, mutlaka kan akıtmak ta gerekli oluyor. Türkiye, emperyalist devlet düzenine giriyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 31)…
-
Türkiye Cumhuriyeti düzeni bitmiştir. Birinci düzen kendi mantığı içerisinde canlılığını yitirmiştir; bundan kuşku duymuyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
… Devleti şişler demeti olarak anlatmaya çalıştım. Her zor bir vektör yada şiştir. .. Diktatörlük şişlerin hepsinin yönünü birleştirerek kalın bir şiş oluşturmaktır. Demokrasi şişlerin yönlerinin birbirinin şiddetini azaltacak biçimde birbirleriyle çeliştikleri bir durumdur. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
Asimilasyon, tam karşılığının “benzetme” olduğu, düşünceyi eskisine benzetmek, yeniliği öldürmenin kesin yollarından birisi olarak ortaya çıkıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emperyalist düzeni sürdürebilmek için “yenmek” ve eğer vulgar sözcükler kullanacak olursak, arada bir sorun çıkararak sağa veya sola dayak atmak gerekiyordu. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
Basın, bir kurum olarak devlet zor’unun bir koludur. “Dördüncü kuvvet” sözü artık kesinlikle doğrudur; yasama, yargı ve yürütme türünden ve bunlarla hiç çelişmeyen, bunlarla iç içe, bir zor aygıtıdır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yol ayrımları, aynı zamanda bütün yolların birleştiği yerlerdir ve çok zaman unutuluyor. Sıçramak için ise toprağa hızlıca basmak zorunlu oluyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.
-
4 Temmuz 1908’de Rezneli Niyazi dağa çıktı. (1) Şemsi Paşa’nın Cemiyet-i Tenkil için iki Arnavut taburu ile Manastır’a gittiğini; fakat aynı günde bir zabit (subay) tarafından öldürüldüğünü… Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu?, Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: 1996: İttihatçılar hükümet…