Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Sanık olmak, özgürlük alanını genişletmenin yollarından birisidir. Berat etmek, alanı genişletmek anlamına geliyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • İdeolojisiz toplum yönetilemiyor.  Fetiş, ilkelin ideolojisidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • En çok tekrarladığım teorem, insan aklının yanılmaya çok yakın olduğudur. .. İnsan aklı en çok kendisine karşı tarafsız olamıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • … köylü, acısını dövünerek yada yüzünü parçalayarak göstermek gereğini duyuyor. Burjuva acısını bile en az çabalar yasasına göre duyabiliyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öğrenmek için önce şaşmak gerekiyor.    Bugün Türkiye üniversitesinde öğretim üyelerinin çoğu şaşırma hassalarını yitirdiklerini veya hiç kazanmadıkları için de bilim adamı olamıyorlar. Tenekecidirler.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Apo Kürt insanını değiştirmek için Kürt alanında bir iç savaşı kaçınılmaz görüyor.  Savaşlar yol açıcıdır ve tarihi hızlandırıyorlar. Hızlanma ayrışma ve bütünleşmedir. Nükleer enerji, çekirdeğin parçalanmasından doğar. Bölünme şiddettir.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal çok vesveseli, hep kıstırılmışlık kompleksi içerisinde yaşayan, sevgisiz bir insandır. Annesini sevmez; mütarekede (ateşkes yıllarında) İstanbul’da annesiyle değil Pera Palas’ta kalmayı tercih ediyor. Annesinin cenazesine gitmiyor. Latife’yi de sevdiğini gösteren hiçbir işaret yok. …Yabancı kaynaklar, Kemal’in asker yürüyüşü ile dans ettiğini kaydediyorlar. Sevimli olmaz.   Sevgisiz ve acımasızdır. Maliye Nazırı Cavit Bey’i astırdığı akşam,…

  • …Her devlet düzeninin ideolojiye ihtiyacı vardır. İdeoloji, birikmiş şiddettir ve yöneten ideoloji geçerli olduğu sürece, çıplak şiddete ihtiyaç azalıyor.  Türkiye’nin emperyalist planlar yapması dönemi başlamış görünüyor. Böyle bir dönemde, ufku Abdülhamit’ten de Enver’den de daha sınırlı bir Mustafa Kemal yetersiz kalıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 94) kitabından…

  • Felsefesi ve iç konuşmaya dayalı romanı olmayan bir toplumun dilinin gelişebileceğini ve böyle bir dilin gelişmiş sayılabileceğini hiç düşünemiyorum.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemalizm bir yana, Kemal Paşa’nın itibarının resmen de indirileceği bir dönem başlıyor.   Bütün çalışmalarımda Kemal Paşa’nın devrimci geçmişi olmayan, oldukça tutucu ve son derece sınırlı ufuklu bir burjuva demokrat olduğunu gösterebilmiş durumdayım. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.

  • … Eşitsiz gelişme yasasına göre ise, devrimin realize edilebilmesi için, sınıfların gelişmesinin ve çelişkisinin derinliğinin çok ileri boyutlara varmaması gerekiyor; böyle düşünüyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avrupa ve Amerika’da insan sürüdür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Apo kardeşimin, Kürtlerin rönesansını, bir Türk düşmanlığı yaratmadan gerçekleştirmeye çalıştığını yazdım…   Ben sadece “Bu PKK’yı ne yapmalı?” diyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her emperyalist ülke, kendisini emperyalist olarak kabul ettirebilmek ve bunu sürdürmek için, mutlaka, belli aralıklarla ülke toprakları dışında kuvvet kullanmak zorundadır.  Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur.   Politik ordu, profesyonel olamıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Müthiş bir öngörü, bilimsel bakabilmenin sonucu.

  • Devrim, şiddet kullanarak şiddeti çözme sürecidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor.   Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor. Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.…

  • Bir tez yazıyorum; Tekelli düzen, çelişkileri algılayan aklı siliyor.  Bir tez daha yazıyorum; Tekelli düzen insansızlaştırma sürecidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Somut zengindir; soyutlama, kavramlaştırma ve giderek bilim, zengin somutun işlenmesine dayanıyor. Büyük sanatçı veya büyük bilim adamı, “muttarit muhteriz” damlalar türünden somut değişiklikleri kimyasal bir kaynaştırma ile soyutlayabilendir; çok zor bir iş olduğunu kabul etmek gerekiyor.             İhtilâller her zaman rastlanmayan somutluklar oluyorlar, ihtilâller tarihin patlama düzeyine ulaşmış hızlanmalarıdırlar; bu nedenle büyük zenginlikleri taşıyorlar. Bu…

  • Bir büyük zekâ, eğer şehirlerarası bir yoldaki bir dinlenme tesisinin helasında para toplamaya memur edilirse, bir süre sonra mutlaka geri zekâlı olacaktır. Çünkü zekâsı yaptığı işe uymak durumundadır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, yirminci yüzyıl Türk politikacıları içinde en temkinlisi ve ufku en dar olanlarından birisidir; yönetime gelmesinde, yorgun ve yenilgiye alışmış, yenikçi Türk halkının psikolojisine uygun düşmesinin ayrı bir ağırlığı olduğunu düşünüyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.