Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • “Korkudandır; Korkan insanın soyutlamasından dinler doğuyor. Tanrı ve şeytan her dinde var, insanoğlunun ilk büyük soyutlamalarından çıkıyor. Tanrı, en soyuttur; resminin yapılamaması, soyut olmasından kaynaklanıyor….   Şeytan, korkunun kaynağını, Tanrı da korkudan kurtulmayı anlatıyor. İlkel insan, bu kadar bir soyutlamaya dayanamadığı için, Tanrı’yı ya da şeytanı ve genellikle her ikisini fetiş’e indiriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine…

  • “Korku, aklın durmasıdır.    Aklın durduğu yerde bilgisizlik başlıyor, cehalet çıkıyor.     Öyleyse cehalet dönemi için aklın durması zorunludur. Aklın durması için ise korku gerekiyor.   Korkuyu bilimin içine sokmak gerek; çünkü bilimin düşmanıdır.  Bilen insanı cahilleştirmek için korkutmak zorunludur…. Korku insana özgüdür; insan korkuyor… Hayvanı korkutarak cahilleştirmek mümkün değil; çünkü hayvan hem bilmiyor ve hem de…

  • “Tanrı, bakıştır…    Bilim, bakıştır.     İdeoloji, bakıştır…    Her birisi ayrı ayrı bakış olduğu için Tanrı ile bilim’in yan yana gelmesi mümkün olamıyor. Bilim hep Tanrı’ya karşı geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bütün ideolojiler şiddetle ilgilidir; şiddet, korkutmak, aklı silmek ve silinmiş akla yeni bir bakış kakmak için uygulanıyor. Bu nedenle ideolojiye bir şiddet deposu, bir tür bekletilmiş şiddet, olarak bakıyorum.    İdeolojinin kendisine depolanmış şiddet olarak bakmak, şiddet uygulamasına da bir süreklilik kazandırıyor. 1960 Yıllarının ikinci yarısından itibaren şiddetin daha açık olarak uygulanmaya başlaması, egemen ideolojinin…

  • “Ancak yalnız ve yalnız bir tek ideoloji doğrudur; gerçeği bütünselliğinde ve sır’ının içinde gösteriyor. Bilimle çakışıyor. Bilimin karmaşıklığından uzak, bilimin bakışının gerektirdiği yerlerde kılavuz oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORMU (2022): Hoca’nın başlıkta verdiğim görüşüne katılıyorum, sonra anlatmak istediği bilimsel…

  • İnsan tutkulu olmalıdır. En azından belli amaca ve insanı insan yapan ilkelere tutku ile bağlı olmalıdır; bir toplumu dönüştürmek için tutkulu bireylere gerek olduğunu düşünüyorum. Ancak, …Aşırı tutkunun insanı insandan uzaklaştırdığını, insanı sevgisizleştirdiğini tartışmak gereğini duyuyorum. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tezi “yazıyorum; kandırabilmek için mutlaka cahilleştirme operasyonunun önceden ve yoğunlukla uygulanması gerekiyor. … her restorasyon süreci bir cahilleştirme sürecidir. Tekelsi dönemde, üniversiteler ve basın, cahilleştirme operasyonunun organları ve kurumlarıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye solculuğu, büyük bir utançla, kendi tarihini çarpıtmaya çalıştı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her yenilik hareketi karşıtlarını doğurur.  Karşı çıkanlarının cüreti, yenilik hareketinin hızına bağlıdır.    Karşıtların etkisizleştirilmesi, yenilik hareketinin bir reformasyon veya revolüsyon olmasıyla ilgilidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V -. Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Devrimciler kaybeden sınıftan çıkarlar. Öne çıkmak isteyen çocuklarda mutlaka bir aile kaybı olmalıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her hedonist (haz düşkünü, gövdeci, tüketen, beyinsizce tüketen) aynı zamanda bir korkaktır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her çevredeki korkak ve hedonist (haz düşkünü, gövdeci, akılsızca tüketen) bir potansiyel haindir. Korkak-hedonist kritik noktalarda haine dönüşüyor.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir tezi yazıyorum; 1940 kuşağı aydınlar, sağı ve solu ile bağımsız değillerdir. Rejimin oyuncağı olarak ortaya çıkıyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aydın, aklındaki bilgiyi en çok bilen insandır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemal Tahir’in son çözümlemede kesin bir sağcı olduğunu yazabiliyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Memur’un, küçük burjuvanın başlattığı ilericilik; ilericiliktir.   İşçi sınıfı ilericiliğinden öncedir.    İşçi sınıfından önce bir ilericiliğin olmadığını ileri sürmek te kafasızlık oluyor.  Rusçada Raznoçinetz iki sözcükten oluşuyor. “Farklı” ve “Memur” “Ayrışmış bürokrat” anlamına gelebilir; gelmiyor. Sözcüğün tam karşılığı “Aydın” oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 99) kitabından…

  • Düşünme, şaşırma ile başlıyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihsel olarak doğru olan, mantıksal olarak ta doğrudur. Çünkü tarih ve aynı anlama gelmek üzere materyal birikim, bütün bilimsel çabaların ve tüm aklın kaynağıdır. Newtonian aklın sürekli olmaması, tarihten değil uzaydan doğmasından ileri geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her büyük yaratıcı bir büyük seçicidir.    Seçmesini bilmeyen yaratmasını bilmez. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 360) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “1930 Yıllarında Tanzimat düşmanlığı sırasında Miskin Yunus ile birlikte tekkecilik kapıları yeniden açıldı ve 1960 yıllarına doğru Bektaşilik ve halkçılık solculuk sayıldı.  Marks’ın, sınıf çatışmalarının geri olduğu bir dönemde mücadelenin edebi bir renk alması ile ilgili tezlerine uygun bir gelişme ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları 1985 Basımı –…