Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • “Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığını yakınlaştırıyorum. Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığının dayanakları, köylülük, İslamik bakış açısı ve anti-Sovyetik dünya görüşleri oluyor. Her birisini ve birlikte üçünü, popülizm ile bağlamayı mümkün görüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kurtuluş Savaşı, belki de bütün savaşlar içinde en renksiz olanıdır; bir ideoloji ile başlamaması bir yana bir ideolojik netlik kazanmasını önlemek için büyük bir titizlik gösteriliyor.    Kurtuluş Savaşı’nın en belirgin ideolojik çizgisi İslamcılıktır.  Köylüler Kurtuluş Savaşı’nda önemli ölçüde uzak durdular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90,…

  • “Türkiye’nin tüm ilerici ve gericileri Tanzimat düşmanlığında birleşiyorlar… ..Tanzimat düşmanlığı bir düşünce vektörüdür ve aynı zamanda bir düşünme eylemi olmalıdır. Zamanda ve uzayda nerede durduğu sorusu ortaya çıkıyor; Zamanı uzaysız düşünmek mümkün olmuyor….Tanzimat düşmanlığının bir siyasal ve düşünsel hareket haline getirilmesi de 1930 yılları tarihini gösteriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin…

  • “Zamanda eskiliği, uzayda, uzaklık olarak ele alıyorum. Zamanda yakınlığı uzayda da yakınlık olarak ele alıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Pasifizm, taşra değerleri ve dinsellik; bunlar cahilleşme sürecinin temel özellikleri oluyorlar.   Mücadelecilik, metropolitan değerler ve laik bakış; öğrenmeye sınır tanımamayı anlatıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Marks ve Engels ortaklaşa şu çözümlemeyi yapıyorlar; “Bu nedenle devrim, sadece yönetici sınıf başka bir yolla devrilemeyeceği için değil, fakat aynı zamanda deviren sınıf ancak bir devrim içinde çağların pisliklerinden kurtulabileceği ve toplumu yeniden kurmaya uygun hale geleceği için de gereklidir.     Marks ve Engels daha sonra Lenin’in ‘Çocukluk Hastalığı’nda geliştireceği bir düşünceyi, devrimin, devrimci…

  • “Heyecan, eğer korku yüklü sevinç değilse, nedir?” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemalist restorasyon, Kemalist devrimin yarattığı zenginlere, arazi kanunun ilgasından (kaldırılmasından) sonra, yeni Medeni Kanun ile büyük toprak sahipliklerinin tesciline, bu yolla yaratılan büyük toprak sahiplerine, ordu müteahhitlerine, savaş zenginlerine dayandı.   Yunus Emre ile açılan kapıdan Mevlana edebiyatı ile mistisizm ile dinsellik koyulaştırıldı.     Büyük Fransız Devrim’i feodaliteyi kaldırdı; köylüler feodal boyunduruktan kurtarıldı. Ancak Napolyon’dan başlayarak…

  • “Kemalizm, dinci ve tekkecidir; daha önceleri kapatmayı düşündüğü yönünde hiçbir işaret ve belgeye rastlanmıyor.    Kemalizm’in tekke düşmanlığı, Şeyh Sait’in rejimi tehdit etmesinden sonrasına rastlıyor.    Kemalizm, ilk fırsatta kapattığı tekkelerle bir sevgi bağı kurmaya başlıyor.     Yunus’u (Yunus Emre) politika sahnesine çıkarıyor.      Yunus, Cengiz istilasının yıkımında yeşermiş bir renksiz ve cansız çiçektir.” Tüm Yunus mensupları hedonist…

  • “Devrim, aynı zamanda olumlu bir bilgi felsefesi yaratma işidir; restorasyon tam bunun tersine düşüyor.    Tüm restorasyon dönemlerinde, din’e ve daha da önemlisi obsküriteye, bilinmezliğe, agnostisizme bir net dönüş var.    Cumhuriyet, İslamcı şair Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı ile yürüyor ve kendi restorasyonunun doruk zamanında bir başka İslamcı Şemsettin Günaltay, Başbakanlık koltuğuna oturuyor. (CHP döneminin son başbakanıdır)…

  • “Tasavvuf, esnafın İslamik ideolojisidir.   Esnaf, tasavvufun doğuş zamanlarında okuyan ve kültürlü bir katmandır; tüccar ile birlikte toplumdaki kültür birikiminin taşıyıcıları arasında yer alıyor.   Yunus ise tüm cehaleti ile bir kültürsüzlüğü ve cahilleşme sürecini temsil ediyor. Buna köylüleşme demek daha uygun. Ümmi (okur-yazar olmayan) Yunus, (Kemalizm’in) ihtiyaç duyduğu cahilleşme ve köylüleşmeye cevap veriyor.      Kemalizm ..köycülükle…

  • “Köycülük, kapitalizmin fideliğidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal, Tanzimat düşmanlığından ve İttihat ve Terakki siyasetini kötülemekten bir adım geri kalmıyor.  (1) Geriye gitmek için önündekini itmek gerekiyor.  Bir; Tarih içinde Tanzimat programı, Kemalist plandan çok daha radikaldir. … (Kemalizm) Çok daha geri bir doğu toplumuna kapitalist üstyapı biçimlenmesinin köktenci bir biçimde transplantasyonunu öngörüyor.  Sultan Mecit ve Büyük Reşit Paşa ikilisi, Mustafa…

  • “Cumhuriyet dönemi, Türkiye aydınının zavallılığıdır; hem Sultan Hamit düşmanlığı yaptı ve hem de Sultan Hamit ideolojisinin sahipliğini üstlendi. Cumhuriyet dönemi Türkiye aydınının dramıdır; Kemalizm’in, Hamitizim olduğunu pek anlayamadı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihi değiştirmeden, talihi değiştirmek te mümkün değil.    Tarihi bilimsel olarak yaşayamayanlar sorunu da çözümünü de…  dışarıda görüyorlar.   Çünkü Türkiye aydını tercüme odasında doğdu.  Yabancı dil öğrenip dış olayları incelemek Türkiye’de aydının kökeninde var.  Türkiye’de aydın ilk önce dış faktörleri öğrendi, ilk önce dış faktörleri önemsedi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • “Yeni aydın, teori ile eylemi aynı şiddette sevmelidir. Yaşama sevincini hiç yitirmemelidir.   Her gün bir süre direnmeli ve bir süre gülmelidir.    Yiğit uçlarda gezendir. Uçlarda, bilimin, sanatın, dönüşümün ipuçları aynı filizde yaşar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Copernicus 1543 Yılında, ölüm zamanında, De Revolituonibus’u yayınlarken eklediği bir epilogda, keşfine inanmadığını söylüyor ve inanılmamasını istiyordu…. Mustafa Kemal bir revolüsyonerden daha çok bir restoratör olarak ortaya çıktı.  Her revolüsyon, kanatlarını taşır; uçlarını besliyor. Her devrim, kendisini ileriye götüren, geçmiş ile hesabını şiddet yoluyla kesen uçlarıyla birlikte gelişiyor; Hesaplaşma daha arkadan geliyor.    Vesvese ölçüsünde kuşkucu,…

  • “Türkçeyi ve dili seviyorum. Türkçenin gelişmesi için, yapısının geliştirilmesi ve daha esnek ve boğumlu yapılması gerekiyor; buna ek olarak kavramlaştırmayı ve soyutlamayı çok arttırmak gereği ortaya çıkıyor.   Bilimsel gelişme, dilin kurgusuna, diyalektik bir nitelik veriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır.   Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…

  • “Türkiye aydını düşünce korkağıdır.   Tabularını yıkan bir aydın yaratmaya çalışıyorum. Aydın, kafasının içindeki bin bir kerpiç duvarını yıkıp atabilmelidir.  Toplumun, ortalama değerler düzenine taassupla bağlı bir kümeyi aydın sayamıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.