Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • “Tarihin tekerinin önüne takoz olup durdurmak isteyenler hiçbir zaman duramıyorlar. Başlangıç noktasının gerisine kayıyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır.   Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…

  • “Türkiye aydını düşünce korkağıdır.   Tabularını yıkan bir aydın yaratmaya çalışıyorum. Aydın, kafasının içindeki bin bir kerpiç duvarını yıkıp atabilmelidir.  Toplumun, ortalama değerler düzenine taassupla bağlı bir kümeyi aydın sayamıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yalnızca Türkiye’ye bağlıyım. Türkiye’yi seviyorum….. Türkiye’yi sorunlarıyla birlikte seviyorum.    Türkiye’yi iyi ve kötü zamanlarında seviyorum.    Türkiye’de adaletsizlikle karşılaşsam, işsiz olsam da seviyorum.  Türkiye’den ayrılmayı düşünmüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 719) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türk yenilikçilerinin mücadelesi, gericilere yatkın halkı ilerici yapmaktır.    Halk doğru değildir; en büyük doğrulayıcıdır….Halkımızın her yaptığını beğenmeyiz; ancak her yaptığımızı halkımıza beğendirmeye çalışırız.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 744) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor…. İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor…. Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü…

  • (Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…

  • “Bilmemek taraf tutmaktır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 708) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Üstünlük kompleksi ile aşağılık kompleksi her zaman birbirini tamamlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başkasına dürüst olabilmesi için, insanın, kendisine karşı dürüst olması gerekiyor.   Dürüstlük bir cesarettir. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 529) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hülyası ya da inancı olmayan kavgacı olabiliyor, kesinlikle mücadeleci olamıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sevmek, bilmektir. Sevgi hem objeyi hem de süjeyi bilmektir…. Sevgi insanın kendisini bilmesinin yoludur. Hiç sevmeyen, hiç kendisini bilemez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 429) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’nin stratejik önemini savunmak tutuculuktur.     Türkiye’nin stratejik önemi, Türklerin aşağılık duygusunun bir başka anlatım biçimi oluyor.    Türkiye’nin stratejik önemine inanılması dış alanda tüm özgürlüklerini ortadan kaldırıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 442 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aydında ütopya ve polisiye geleneği, bir toplumda aklın yaygınlığını ve bir yaşam biçimi olarak etkinliğini anlatıyor.     Ütopya, toplumsal yapıdaki düzeltilebilir bozuklukları gidermek için tasarılar hazırlamaktır. Komedi, insanoğlunun önlenebilir çelişkilerinin gülünçlü görüntüsünü sergilemesidir.   Hem komedi hem ütopya insan aklına sonsuz güven yansıtıyor. Bir yansıması, insan aklının egemenliği altındaki toplumsal yapıda bozuklukların olmayacağı, ikinci yansıması ise eğer…

  • “Ceviz, yedi yıl aşağıya ve yedi yıl yukarıya büyürmüş. Cevizin yukarıya çabuk büyümesini isteyenler toprağı kazdıktan sonra fidanın köklerinin altına taş koyuyorlar….. Türk aydınının göksel bir büyümesi var, derinliği eksik. Üzerinde taş olanlar derinliğine büyüyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “Yenilikçi var olan aydınla kavga edendir.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eleştiri, anlamanın en önemli yöntemlerinden biridir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Geçmişin şimdiki zamanı etkilemesi için bilinmesi gerekmiyor. Geçmişin ağır baskısı altında ezilmemek için, bilinmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Batı dünyası ile her kucaklaşmasında ilk adımı Türkiye attı. Türkiye, sürekli olarak batı dünyası ile kucaklaşmak istedi. Sovyetler Birliği bunu sürekli olarak bildi… Önlemeye çalıştı. Türkiye emperyalizm tarafından itildiği sürece Sovyetler Birliği ile dostluğun değerini anladı. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ütopyacılar çok çalışkandırlar.     Korku ve hedonizm (gövdecilik) birbirinden ayrılmıyor. Korkak ve hedonist aynı zamanda tembel oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 135, 136) kitabından birebir alınmıştır.