Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
“Demokrat, kendi engelini aşmak zorunluluğuyla karşı karşıya kalan bireydir. Demokrat bireyin varlığı sürekli bir dengesizliği gerektiriyor; … Sürekli çekişmeyi öngörüyor. Demokrat davranış kendisini sürekli çekişme içinde ortaya çıkarıyor; çekişme bittiği zaman demokrat davranış da, demokrat da ortadan kalkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 399) kitabından…
-
“Devlet Başkanlığı köşkünden İsmet Paşa’nın desteği ile Garip Akımı başlatılıyor. Tam bir kaçış akımıdır. Abdülhamit’in Sarayından desteklenen Servet-i Fünûn akımı da bir kaçış akımı olmuştur. Garip Akımı ve Orhan Veli ile diğer öncüleri, Türk Aydınının yüz karasıdır; Aydın olmaya reddiyedir. “Halkçılık” adına büyük bir tembelliğin ötesinde, insan ruhunu ve yapısını basitleştirici, insanlığın ortak kazanımı olan…
-
“Kollektivitede onu oluşturan bireylerinkinden daha zengin bir akıl var.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sanat yeni insan yaratır…..Dehâ, tekilde soyutu; geçicide kalıcı olanı görebilmektir” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Batıda, Rusya da dâhil, edebiyat kelimesi, Latince harf anlamına gelen ittera kelimesinden geliyor. Tanzimatçılar iyi davranış demek olan “edep” kelimesinden edebiyatı türetiyorlar. Tanzimat’tan önce Türkiye’de edebiyat yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 397) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Genel tez şu; Eylemli olarak halkçı bir yönetimde, halkçı muhalefet olamaz. Özel tez şu; Abdülhamit yönetiminde her hangi bir muhalefet hareketinin muhalefet şansı yoktur. Abdülhamit döneminde muhalefet içeren her hareket, kadro hareketi olmak zorundadır. İttihat ve Terakki hareketi ile Servet-i Fünûn hareketi kadro hareketi olarak doğdular ve geliştiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…
-
“Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir. Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur. Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…
-
Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor. … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir. Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…
-
Tarihin düz yolunda “iyi tahsil” iyidir, tarihin dönemeçlerinde “iyi tahsil” iyi değildir. İyi tahsil görenler, tarihin dönüm noktalarında ayak bağıdırlar. Geriye çekerler. “İyi tahsil” kendisine kadar olan düzeni çok iyi içeren bu düzene çok bağlı olan eğitim demek oluyor. Ancak, tarihin dönemeç noktası, bir düzenden diğerine kıvrılmayı anlatıyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…
-
“Taşralı rahatlayınca küstah oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye, on dokuzuncu yüzyılda, yirminci yüzyılın ikinci yarısına göre çok daha enternasyonal bir ülkedir. Osmanlı vatandaşı, Cumhuriyet yurttaşına göre çok daha geniş ufukludur; Çünkü günlük pratiği enternasyonaldir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 269) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir yazıda ki’lerin çokluğunun bir anlamı var; Sözler içten değil, düşünce özgün değil, demek. Ki’leri bol bir anlatım hep ukalâ izlenimi bırakıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 162,163) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kaçınılmazlık varsa sorumluluk yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye… 1930 yıllarında, ulusal bilince ulaşma sağanağı altında yıkandı. Ulusal bilince ulaşma ciddi ve kocaman adamların bilimsel sayılabilecek malzemelerle bir halkın beynini yıkaması demekti. Rastlantı, bilimsel olarak açıklanamayan beraberliklere verilen addır. Dünyada rastlantı olmaz ancak bilimin ve bilimsel iktidarın ulaşamadığı alanlar olur. Rastlantının reddine yönelik bilimsel çaba, zaman zaman tarihin derinliklerine inmeyi zorunlu kılıyor.” Alıntı:…
-
“Tarihi, kişilerin zaafı (zayıflıkları) veya üstünlüğü biçiminde almak bir bilgisizlik türüdür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Özellikle teorik birikimi yoksul, bilimsel bakış açısı zayıf olduğu için, her eylemde geçici ile kalıcıyı birbirinden ayırt etmekte başarısız toplumlarda, bir eylem bin yazıdan etkili olabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
“N. Machiavelli’in Cumhuriyete gelinceye kadar Türkiye’yi (Osmanlı Devleti’ni) bir tür Cumhuriyet ya da Cumhuriyet yakını bir yönetim olarak düşündüğüne hükmetmek mümkün.”… buna bir krallık denemeyeceği, çünkü ölen kralın yerine çocuklarının değil güçlü olanlar tarafından bu pozisyona seçilenlerin hükümdar olduğu” kaydedilmektedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…
-
“Türkler üstünlük duygusuna sahip oldukları zaman, Türk olduklarını bilmiyorlar. …. Aşağılık duygusunun içine ve ağızlarına kadar gömüldükleri zaman Türk olduklarını bilmeye başlıyorlar. Bilinçsiz aşağılık duygusu, kendine güvenmemek olarak ortaya çıkıyor. Kendi gücüne güvenmemek başkalarının gücünü ve özellikle dış faktörü abartmak olarak ortaya çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…