Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • “Yaşamak, büyük ölçüde merak etmektir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dil eyleme dönüşmüş düşüncedir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batı Avrupa dillerinde düşünme ile gebe kalma aynı kelimelerle ifade ediliyor: Conception. Tam karşılığı kavrama ve gebe kalma demek oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Demokrat tutarlı olamaz. ..Çünkü demokrat hareket tutarlı olamaz, çünkü bilimsel temelden yoksundur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 630) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Taşralı olmak, aydın olmakla zıttır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 647) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aydın, doğarken filolog doğar, aydın sözlük kullanır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 599) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halkçılık çaresizliktir. Kütle sabırla işlenmelidir; Sabırsız değiştirici, değiştirmek istediği kütlenin biçimsizliğini alır. Kemal ve Ziya, en çok ihtilâlci oldukları zaman bile devlet memuruydular.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 590 ile 597 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yusuf Kamil Paşa, Namık Kemal’e “Haberin var…

  • “Arap en çok diliyle övünür. Tüccar bir kavim olan Araplara, mümkündü, en çok dil oyunları gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 463) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Aydın, geçimi için çalışmanın ötesinde, düşünme için zamanı olan kimsedir. Aydın’ın bağımsızlaşması burjuva olmasıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihin soyutlaması bir ulusun dehasını ortaya çıkarır; Ulusun en soyut özelliği ise dilidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 447) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aşabilmek için yalnızca eleştirmek yetmiyor; açıklayabilmek gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 429) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halil İnalcık şunları yazıyor: “Siyasi tarih bakımından Senedi İttifak, Büyük Ayan’ın devlet iktidarını kontrol altına alma girişimini ifade eder, Gülhane Hattı ise ona karşı Padişah’ın mutlak otoritesini savunarak, merkeziyetçi devlet idaresinin, başka deyimle bürokrasinin işlere mutlak bir şekilde el koymasını ifade eder.” Tanzimat diktatoryası en yüksek noktasına Ali Paşa ile çıktı….. Abdülaziz’in, Ali Paşa’nın (Sadrazam)…

  • “Türk aydını tarihi, .. Halkı yenilikçi yapma mücadelelerinin tarihidir. ..  Amerikan siyaset tarihi, halkı kandırıcı kurnazlıkların tarihidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Halkı yanıltıcı kurnazlıkların zirvesi Türkiye tarihidir. Dünyada hiçbir halka bizim halkımıza uygulanan beyin yıkama yöntemi bu…

  • “Dönmeler daha ortodoks (militan, tutucu)olurlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 307) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Günümüzde de çok dindar olanların çoğu başka bir dinden dönme olduğunu bilen insanlar. En Türkçü görünenler Kürt veya Zaza kökenli olanlar. Resmi ideoloji, mahalle baskısı veya gelecek kaygısı…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlı’da bürokrata erbabı-ı kalem (kalem ustası) deniliyor. Uzun yıllar bürokratı sadece kalem tanıtıyor. Masa kullanılmıyor. Arap alfabesi sağdan sola yazıldığı için masaya pek ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü sağ ele alınan kalem, biraz bükülen vücutla, sol ayak üzerine konulan kâğıda yazılabiliyor.  Latin alfabesinin alınması Türkiye de çok önceleri de tartışıldı. Namık Kemal Bey buna…

  • “Eğer yanlışlar bir nakarat haline gelmişse, doğruların ayrı bir makamdan fakat ısrarla tekrarlanması zorunlu oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı fetih modeli üç öğeye dayanıyor. Bir; Fethedilecek yerde toplumsal hoşnutsuzlukları saptamak. İki; Hoşnutsuzluğu ve hoşnutsuzlukları biri birine karşı kullanmak. Üç; Fethedilen yerleri olduğu gibi bırakmak. Bu maddelerin uygulanabilmesi için iki koşul gerekiyor; Bunlardan birisi dinsel bağnazlıktan uzak durma. İkinci koşul ise çok etkin propaganda ve casus ağının kurulması.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I –…

  • “Büyük adamı büyük yapan menşei (kökeni) değildir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İngilizcede orta, ortalama ile adi ve bayağı aynı kelime ile ifade ediliyor, mean. Orta veya ortalama hiçbir zaman yaratıcı olamıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Örgütsüz halka hiç güven olmaz. Örgütsüz halk bir yığındır, yığına güven olmaz.  Eğilir, döner, tekrar eğilir. Örgütsüz halkın kapısı hep açıktır, her geleni tatmin etmeye çalışır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.