Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur
-
“Millet Meclis’i içkiyi yasak etti. Bunu yapanların başı Ali Şükrü (Trabzon Mebusu, öldürüldü) ve şair Mehmet Akif idiler. Bunlar Meclis’te dini bir parti yapmak peşinde idiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.645) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye…
-
“Bir milli marşın güfte ve bestesini en iyi yapana beş yüz lira para ödülü vereceğimi duyurdum. Ben orada iken otuz kadar güfte birkaç ta beste gelmişti. Ben Rusya’ya gidince Hamdullah Suphi (Rıza Nur’un yerine Maarif Bakanı oldu) bunları hiç göz önüne almayıp, Mehmet Akif’in bir şiirini Meclis’te okuyup kabul ettirmiş. … ben ise bunları bilenlerden…
-
“Para yoktu. Bankaların paralarını cebren (zor kullanarak) alıyorduk.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.636) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dokuz ay bu kırık sandalyede oturdum… Sultanilere Lise adını verdim. Derhal yazışmaların Türkçe ile yapılmasını emrettim. Lakapları kaldırdım…. Lozan’dan sonra bu “Zat-ı âlileri” vb. gibi takıları resmi yazılara dâhil ettiler. .. ilk olarak istatistik müdürlüğünü bu devlette ben kurdum.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 625 ile…
-
Mustafa Kemal; “İsmet (İnönü) demek emirber (emir kulu) nefer (er) demektir.” diyordu. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.625) kitabından birebir alınmıştır.
-
“”Kur’an-ı tuvalet kâğıdı yapacaklar, size şapka giydirecekler.” diyorduk. Bu da pek etkili oluyordu. Şimdi tuttuğumuz siyaset, elimizdeki düstur şudur, “padişah, halife, hükmet, İstanbul’da düşmanlar elinde esirdir. Biz vekilleriyiz, onları, dini, milleti devleti kurtaracağız. Savaştan da yorulmuş bitmiş, parasız sefalette bu haldeki bir milleti kolay kolay yeni bir savaşa hazırlamak ta imkânsız. Bunun için, Rumlar ile…
-
“Bana Maarif (öğretim) Vekilliğini, Yusuf Kemal’e (Tengirşek) İktisat Vekâletini verdiler. Genelkurmay Başkanlığının kabineye dâhil edilmesi gibi bir hata yapıldı. Bu Müthiş bir militarizm (askerin siyasete girmesi) idi. Bunu yapan Mustafa Kemal’dir. İsmet Genelkurmay Başkanı oldu. Fevzi Paşa Milli Savunma Bakanı yapıldı. .. Mustafa Kemal aynı zamanda hem Meclis’i hem de Hükümeti elinde tutmak için İcra…
-
“Mebuslar, reisler ve vekiller, hepsinin maaşları seyyanen (herkese eşi bir biçimde) 100 lira.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 621) kitabından birebir alınmıştır.
-
“.. Çok içince yahut kızınca gözleri müthiş bir surette şaşı oluyor. Bu şaşılık derecesi yaklaşık 160 dır. Ha! Demek ki bu adamda ailevi, irsi bir tereddi (gerilik) vardır. Cevval, işleri takip ediyor, peşini bırakmıyor. En bilmediği şeyde dahi söyleneni derhal anlıyor, sonra da anlatıyor. Ama bütün prensip ve sistemi entrika.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III…
-
“Sürekli içiyor. İsmet Paşa Lozan’da “Gazi’nin başı (kafa yapısı) ne biçimsizdir.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 619) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mustafa Kemal’in belinde sürekli ağrılar var, sürekli bundan şikâyetçi. İkide bir ateşi var. Muayene ettim, idrarı tahlil edildi. Eski bir belsoğukluğu (Cinsel ilişki yoluyla bulaşan bir hastalık) var. İdrarında bol gonokok (belsoğukluğu hastalığının mikrobu) buldum. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 617) kitabından birebir alınmıştır.
-
“23 Nisan 1920 sonrası kurulan hükümette Şeyhülislam’a Umur-u Şer’iyye Vekili (Şer’i işler bakanı) denmesini teklif ettiler. Ben şu teklifte bulundum; Hepsi iyi ancak, şu vesile (sebep) ile dini devletten ayıralım, laik bir hükümet yapalım, dedim. .. Hakikatten benim dinim yok. Fakat ben din aleyhinde değilim. .. Mustafa Kemal laik tabirinden bir şey anlamıyordu. Bu görüşmelerde…
-
“Bütün olaylar olup bittikten sonra, olayların sonraki bazı kısımlarına dayanarak mütalaa (görüş) yürütmek ve onları lehine (yararına) kullanmak çok kolaydır. Mustafa Kemal’in de yaptığı budur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 606) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İstanbul Meclisinden Ankara Meclisine gelen mebusların adedi 40’ı geçmemiştir. İstanbul’da işgalden önce, 40.000 Fransız, 35.000 İngiliz, 4.000 İtalyan, 2.000 Yunan olmak üzere 81.000 kişilik bir işgal kuvveti vardı. Rumlar ve Ermeniler İngiliz ve Fransızların hizmetinde Türkleri ateş içinde yakıyorlardı. İstanbul Hükümeti kımıldayamaz halde idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur, (Altındağ Yayınevi 1.…
-
“Bizler ile bir sorunu özel görüşür, kapıp toparladığı şeyleri (düşünce ve fikirleri) âleme hatta bizlere de satardı. Bu işleri, nutukları bile böyledir. Söyleyeceği bir nutku yazmak için bir iki ay uğraşır, 20-30 kişiye, bir şey sezdirmeksizin mübahaseler (bahisler, konular) açar, onların fikirlerini toplar, yazardı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…
-
“İşgal kuvvetlerinin ve komiserlerinin hükümete verdikleri ortak önerge gösteriyor ki, İstanbul Hükümeti pençe altında ve kötü sıkıştırılmaktadır. Mustafa Kemal bunlara yardım edeceğine o da sıkıştırıyor. .. Hükümet… Mustafa Kemal’in bu hallerine bakıp kızmayarak, Anadolu’ya harıl harıl cephane göndermişlerdir.“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 602, 603) kitabından…
-
“Sivas Kongresinde manda konusu uzun tartışmalara sebep oluyor. Çoğunluk mandacılarda. Mustafa Kemal kendi rivayetine göre bunu istemiyor. Derhal istirahat nedeniyle görüşmeye ara veriyor. Bu, toplantılarda onun yöntemidir. .. Ara verilince üyeleri özel olarak görür, yalan, dolan, tehdit, tezvir (karalama), karşı entrikalarla kendi istediğini terviç ettirmeye (geçerli kılmaya) çalışır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza…
-
“İleride hiçbir memuriyet kabul ettirilemeyeceğine dair yemin ettiriliyor. Karabekir’e başbakanlık değil hiçbir şey vereceği yoktu. Ta başından beri her gün Kâzım Karabekir’in aleyhinde “aptal, softa, eşek,… vs.” diye bize ve herkese propaganda yapardı. Mesele, sırf Karabekir’i de başbakanlık kabulüne tamah ettirip kendisini, yeminini bozarak Meclis’i, Cumhurreisliği almak için mazur (haklı) göstermek için düzenlediği bir desisedir…
-
“Ferit Paşa (Sadrazam Damat Ferit) işgal kuvvetlerine karşı bir kuvvet elde etmek ihtiyacını hissetmiş. Bir rivayete göre de bu ihtiyacı hisseden Vahdettin’miş. Bu kuvvet Anadolu’da, Ordular ve halktan askeri bir kuvvet yapıp bunu işgal kuvvetlerine ve Padişah’a muarız (arızalı, karşıt) gösterip bunlara istiklâl (bağımsızlık) talep ettirmekmiş (istetmekmiş). Bu projeyi fiile (uygulamaya) çıkartmak için Mustafa Kemal’i…