Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur
-
Latife İstanbul’a gelince derhal eşimi istedi. O’na boşanma olayını anlatmış. Boşanma olayından 2-3 gün önce Latife, kardeşi İsmail ile eşi olan Süreyya Paşa’nın kızı Makbule Ankara’ya gelmişlerdi. Çankaya’da misafir olmuşlar. O zaman Mustafa Kemal yanında kâtip (yazıcı) sıfatıyla Halit Ziya’nın (Uşaklıgil, Latife’nin akrabası) oğlu Vedat vardı. Güzel, tüysüz (i…) bir çocuk. Bir akşam üzeri karanlık…
-
“Mustafa Kemal Latife’yi boşamış. Bunu da Bakanlar Kurulu kararı ile yapmış. Bu Medeni Kanun’a ters idi. Boşanmak, her iki tarafın rızası ile ve mahkeme hükmü ile olacaktı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1356) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN YORUMU…
-
“Yunus Nadi İstanbul’da bir Rum’a ait büyük bir bina ve makineleri (matbaa makineleri) ucuza kapattı. İki yüz bin liralık malı, sekiz-on bin liraya aldı. Hatta makinelerin değerini Matbaa-i Amire mürettipleri (harfleri dizenler, editörler) ve makinecilerle birlikte takdir etmişler: “Dört bin yazın!” demişler. Reddetmişler. Sonra zorla baskı yaptırmışlar. Bunu bana Matbaa-i Amire’deki bu adamlar anlattılar. O…
-
“Ankara’daki Hâkimiyet-i Milliye’nin başına Falih Rıfkı’yı (Atay) koydu. İstanbul’da Ahmet Emin’in (Yalman, Sabetayist) elinden Sabahçı Mihran’ın matbaasını aldı. Milliyet adında bir gazete çıkardı. Bunun başına da Siirt Mebusu yaptığı Kürt Mahmut’u koydu. Ruşen Eşref (Ünaydın) Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) ve Yahya Kemal de (Beyatlı) yazardı. .. Yahya Kemal’i severdim, kendisine nasihat ettim, “yapma ileri atılma, çirkin…
-
“Heykel modası çıktı… Avrupa’ya milyonlar gitti. Çünkü heykeller Avrupa’da yapılırdı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1348) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bu sırada bir adet de çıktı. Her yerde belediyeler, özel idareler, Mustafa Kemal’e ev, bina, çiftlik bağışlıyorlar. Tabii bunu da kendi adamları, dalkavuk valiler yapıyorlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1347) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN NOTU (2011):…
-
“Mustafa Kemal İstanbul’a uğrayamıyor. Orada kendisini öldürecekler diye ödü kopuyor. Nitekim birçok zaman (uzun zaman) ve Kara Kemal’leri mahvedinceye kadar İstanbul’a gidememiştir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1347) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Benden önce Berlin’deki Eden Palas oteline Mazhar Müfit, Çolak İbrahim ve Konya Mebusu Vefik gelmişler. Yavuz’un (Zırhlı savaş gemisi)tamirini bir şirkete vermek istemişler. Şirketten bir rüşvet almak için de kararlaştırmışlar. Fakat otelde Rüşvetin aralarında bölüşümü için kavga dövüş etmişler, rezalet olmuş. .. Bizim halılardan Almanya % 500 gümrük alıyormuş. Yunus Nadi Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nden, 150…
-
“Bu vesile ile (Şeyh Sait İsyanı vesilesi ile) eski Kırşehir Mebusu Rıza’yı milli harekete hizmeti olan birkaç kişiyi de astı. .. Rıza’yı severdim. İri, Türk simalı (Türk görünüşlü), cahil ama pek zeki ve Türk huylu ve adaletli biri idi. Dağ gibi adamı serçe gibi sallandırdı, bitirdi. Kılıç Ali hapishaneye gidip, Rıza’ya nasihat etmiş, “Gazi’den bir…
-
“Bizim hanım dindardır. Bundan çok memnunum. Yanında dinsizlikten hiç bahsetmem.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1336) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Terörü yaptılar fakat batı vilâyetleri ve İstanbul bunu iyi hissetmedi, telakki ettiler (anladılar). Ta Vahdettin zamanında Kiraz Hamdi “tarikat-ı selahiye” adıyla bir parti yapmış imiş. Bunları da Ankara’ya İstiklâl Mahkemesine çektiler. Bir fiilleri de ortada yok. Bu suretle de birçok adamları darağacında armut gibi sallandırdılar. Mahkeme bunların programlarını çok zararlı bulduğunu söylüyordu.” Alıntı: Hayatım ve…
-
“Mustafa Kemal’in amacı tamamıyla açık olarak görülüyordu, müthiş bir terör yapmak. Terörün planını yapmış, keseceği adamların listesini hazırlamış, fakat vesile lâzım… bu vesile de gecikmedi, Şeyh Sait’in Kürt İsyanı çıktı. İşte alâ vesile.. .. Kürdistan’a karşı büyük bir askeri sefer yapacak ve oraya İstiklâl Mahkemesi gönderecek. Onları kırıp geçirecek. Bu vesile ile yeni partiyi (Terakkiperver…
-
“İsmet, Unkapanı’ndaki Belediyeye ait un değirmenini kardeşi Rıza’ya verdirmek için, Operatör Emin’e (İstanbul Belediye Başkanı) bir mektup yazmış. Emin de ihalesiz, ilansız vermiş. Kalamış’ta Boter’lerin güzel köşklerini almış. .. Kanalizasyon işinden Emin’in rüşvet yediği de şayi oldu (açıkça duyuldu). Bu adama yapılan, basın, halk ve hükümet hücumları Türkiye’de hiç kimseye yapılmamıştı…. Mustafa Kemal tutuyordu. Kendisinin…
-
“Sivas’ta Erzurum’da, ötede beride, halk şapka aleyhine ayaklandı. Mustafa Kemal derhal Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) Başkanlığı altında bir İstiklâl Mahkemesi dolaştırdı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı. İş bitti. Asılan bir hocaya pek acırım. (İskilipli Atıf Hoca) Şapka kanunundan önce, şapka aleyhinde bir yazı yayınlamış, hem de bunu Maarif Bakanlığı’nın (Milli Eğitim) izniyle yayınlamış.…
-
“Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da hazır yeni ve eski şapkaları, milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank değeri olan bu şapkalar, en aşağı on liraya, yüz yirmi Frank’a satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş şapkalardı. Anadolu’da Türk köylüsünde tesettür yoktur. Şapka giymemek için nesi varsa satıp savıp Suriye’ye göç edenler görüldü.. Sinop’ta şehre bir…
-
“İsmet’in Rıza adında kambur bir kardeşi vardır. Bu aile mütereddi (soy olarak geri ) bir ailedir. Kimi sağır kimi topal, kimi kamburdur. İsmet sağır, Rıza Kambur, Turan (Temelli) topal, küçük kardeşi de kokain çeker. Rıza pek cahil, bayağı bir adamdır. Ateşkes başlangıcında, Direklerarası’nda bir manifaturacının yanında ayda 10 lira maaşla çalışan bir işçi idi. Bez…
-
“İsmet İstanbul’a Heybeliada’ya Kardeşi Kambur Rıza’nın köşküne çekildi. İsmet Lozan’dan dönüşte Çankaya’da Mustafa Kemal’e yakın bir yerde bir bağ aldı. Bağda pek entipüften bir bina vardı. Bir gün bana dedi ki: “İyi bir tamirat yapıp, yanına ilaveler yapacağım. Param yok. Bana para verebilir misin?” “Kütüphane yapıyorum biliyorsun, bana da lâzım. Sana 2 bin lira verebilirim.”…
-
“Nafıa (faydalı işler, Bayındırlık) Bakanı Süleyman Sırrı öldü. Mustafa Kemal ailesine Hidematı Vataniye (vatan hizmeti) tertibinden bol maaş bağlattı ve nakden toptan bol bir para da verdirdi. Bu adam Selaniklidir. Değersiz biri idi. İstanbul’da Nafıa Bakanlığında yolsuzluğu dolayısıyla kovulmuştu. Üsküdar Gaz Şirketinin gizli hesap defterinde bunun aidatı olduğunu bilirim. Anadolu’ya barıştan sonra geldi. Mustafa Kemal’in…
-
“Mebuslar, Salih Bozok ve Kılıç Ali takımına “silahşorlar” adını koydular….. Hüseyin Cahit (Yalçın, muhalif gazeteci, ilginç adam.): “İrsi (soydan gelen) hükümdar yerine, zorla Cumhurbaşkanlığına çıkmış bir zorba, Cumhurbaşkanı adını taşıyan bir müstebit (zalim), keyfince idare-i hükümet eder. Bir hükümeti mutlak gibi keyif ve hevesinden başka bir kanun tanımaz!” diyor. .. İsviçre de İstibdat ve diktatörlüğe…