Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hazar Türk Devleti
-
Abraham Firkowich, XIX. yüzyılın en renkli bilim insanlarından biridir, bu kitaba kendisiyle ilgili ayrı bir ek konmasını bile hak eder. Kendi alanında yetkin bir insandı, ama aynı zamanda mensubu bulunduğu Karaimlerin öteki Yahudilerden ayrı olduğunu Çarlık Rusya’sına kabul ettirmeye, bu nedenle Karaimlere Yahudiler gibi ayrı bir işlem yapılmaması gerektiğini kanıtlamaya çalışan, kendine özgü amaçlara sahip…
-
Bu kitapta sunulan görüşe göre, bu eski Yahudilerin çoğunluğu Türk kökenlidir. Aralarına biraz da Filistinli ya da başka toplumlardan kişiler katılmıştır. Bilemediğimiz başka bir şey de, “Yahudi burnu” ya da tipik sayılan öteki niteliklerin hangi oranda gettodaki cinsel seçilimin ürünü ya da kabile içindeki baskın bir genin sonucu olduğudur. Sf. 236 Alıntı; On Üçüncü Kabile…
-
Kitabın 2. Bölümünde de, Doğu Yahudiliğinin ve dolayısıyla dünya Yahudiliğinin büyük çoğunluğunun Sami kökenli olmayıp, Hazar-Türk kökenli olduğunu ortaya koyan tarihsel kanıdan derledim. Sf. 235 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emest Renan 1883 yılında bir dereceye kadar karşılık verebilmiştir. Yazar bize, “Yahudi tipi yoktur. Yahudi tipleri vardır,” demektedir. Gerek gerçek, gerek mecazi anlamda, bu belirli tip Yahudi’yi karakterize eden en önemli nitelik burun biçimidir: Semitik burun, Sami burnu, kanca burun, kartal gagası burun diye adlandırılan burun. Sf. 225 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi…
-
Yani sözün kısası, İsrailliler bütün diğer kavimler gibi başlangıçta bile melezleşmiş bir ırktır. Sf. 221 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
-
Burada da karşımıza aynı tip sonuçlar çıkmaktadır: “Çeşitli ülkelerdeki Yahudi olan ve olmayan insanların sefalik endeksleri karşılaştırıldığında, aynı ülkede yaşayan Yahudi ve Hıristiyan halkın ölçülerinde benzerlik görülürken, çeşitli ülkelerde yaşayan Yahudiler arasında büyük ayrılıklar saptanmıştır. Bu durumda Yahudilerin ırk bakımından birbirinden farklı oldukları sonucuna varmak kaçınılmaz görünmektedir.” Farkların en büyüğü ve en belirgini de Sefardilerle…
-
Fishberg bundan sonra Polonya, Avusturya, Romanya, Macaristan ve öteki ülkelerdeki Yahudileri ülkenin asıl halkıyla karşılaştıran istatistiklere dönmüştür. Bundan çıkan sonuç yine şaşırtıcıdır. Her ülkenin Yahudi’sinin vücut yapısı, o ülkenin halkının boyuyla ve yapısıyla orantılı olarak değişmektedir. Sf. 216 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları,…
-
1900 yılında yayımlanan The Races of Europe [Avrupa Irkları] adlı dev eserde William Ripley şöyle demektedir: “Avrupa Yahudilerinin hepsi ufak tefektir. Bu yetmiyormuş gibi, çoğunlukla kavruk kalmışlardır.” Sf. 216 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eski ve acı bir çekişmeyi özetlemeye çalışan Raphael Patai şöyle yazmıştır: Fiziksel antropolojinin bize gösterdiğine göre, yaygın inançların tersine, Yahudi ırkı diye bir ırk yoktur. Dünyanın pek çok yerinde yaşayan Yahudilerin antropometrik ölçüleri, önemli fiziksel özellikler bakımından bunların birbirlerinden çok farklı olduklarını ortaya koyar. Yapıları, kiloları, ten renkleri, sefalik endeksleri, yüz endeksleri, kan gruplan hiç…
-
Günümüz Yahudileri iki ana gruba ayrılır: Sefardiler ve Aşkenaziler. Sefardiler, eski çağlardan beri İspanya’da yaşayan Yahudilerin soyundan gelmektedir. Bu İspanya Yahudileri, XV. yüzyılda İspanya’dan çıkarılmış, Akdeniz’e yakın başka ülkelere, Balkanlara, daha az olarak da Batı Avrupa’ya yerleşmişlerdir. Konuştukları dil, İspanyolca – İbranice karışımı olan Ladino’dur. Bunlar kendi geleneklerini, ayin usullerini korumuşlardır. 1960 tahminlerine göre sayıları…
-
Daha önceki bölümlerde sunulan kanıtlar göz önüne alınınca, kaynaklara en yakın durumda olan Polonya tarihçilerinin “Yahudi nüfusunun en büyük bölümünü Hazarlar oluşturmuştur,” tezinde neden birleştiğini anlamak kolaylaşıyor. İnsanın içinden Kutschera gibi durumu biraz abartıp, “Doğu Yahudiliği yüzde yüz Hazar kökenlidir,” diyeceği geliyor. Sf. 199 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur…
-
Kadınlar ise XIX. yüzyıl ortalarına kadar uzun beyaz türban takmaktaydılar. Bu başlık da Kazak ve Türkmen kadınlarının taktığı jauluk’un eşidir. (Günümüzde dindar Yahudi kadınlar türban yerine kendi saçlarından yapılmış bir peruk takmaktadır, çünkü saçları evlendikleri zaman tıraş edilmektedir.) Sf. 185 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak,…
-
İlk bakışta dikkat çeken nokta, Macaristan ve Polonya’da ilk zamanlarda seçkin Yahudilere verilen görev ve mevkilerin birbirine çok benzemesidir. Gerek Macar, gerekse Polonya kaynakları Yahudilerin darphanelerde görev aldığını, hazine yöneticisi, tuz tekeli denetçisi, vergi toplama görevlisi ve faizci, yani bankacı olduklarını belirtmektedir. Bu uygunluk bize bu iki göçmen topluluğun aynı kökenden gelmiş olabileceğini düşündürtmekte, ayrıca…
-
Ortaçağda Yahudi dinine inananların büyük çoğunluğunun Hazarlar olduğu anlaşılmaktadır. Hazarların oldukça büyük bir bölümü Polonya, Litvanya, Macaristan ve Balkanlara yerleşmiş, bir Doğu Avrupa Yahudi toplumu oluşturmuş ve yine dünya Yahudilerinin çoğunluğu teşkil etmeyi sürdürmüşlerdir. Sf. 178 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015…
-
Bilindiği gibi Karaimlik, haham literatürünü öğrenmeyi reddeden bir temel felsefe mezhebidir. Sf. 174 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ne olursa olsun, uzaklaşmadan sonra bile, Hazar etkisi bir zaman sürmüş olmalı ki, Selçuk’un dört oğlundan biri Yahudilere özgü bir ad olan İsrail adını taşımaktadır. Torunlarından biri ise Davut’tur (David). Burada Artamonov’a dayanarak, Yahudi adlarının Oğuzların bir başka kolu olan Kumanlarda da kullanıldığını söylemek yerinde olur. Kuman prensi Kobiak’ın oğullarının adları İzak ve Daniel’dir. Sf.…
-
Bar Hebraeus’un anlattığına göre, Selçuk’un babası Dukak Bey (Temür Yalıg), Hazar kağanının ordusunda komutandır. Onun ölümünden sonra hanedan sülalesinin kurucusu olan Selçuk, kağanın sarayında büyütülmüştür. Selçuk dik başlı bir gençtir. Kağanla konuşurken kafa tutar gibi davranmaktadır. Hatun, yani kraliçe bu işten hiç hoşlanmaz. Bunun sonucu olarak Selçuk saraydan uzaklaşır ya da uzaklaştırılır. Bu kaynakla aynı…
-
Karaim mezhebi de VIII. yüzyılda İran’da ortaya çıkmış, sonra bütün dünya Yahudileri arasında yayılmış, özellikle Küçük Hazarya’da (Kırım) rağbet görmüş bir Yahudilik türüdür. Hatta modern çağlarda bile, Türkçe konuşan (herhalde Hazar kökenli) Karaim Yahudilerinin köyleri bulunmaktadır. Sf. 85 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları,…
-
Kesin bir ifadeyle şöyle der: “Atalarımızdan kalan soy kayıtlarımızdan öğrendiklerimize göre Togarma’nın on oğlu vardı. Bunların soylarından Uygur, Dursu, Avar, Hun, Basili, Tamiak, Hazar, Zagora, Bulgar ve Sabirler gelmektedir. Biz yedinci oğul olan Hazar soyundan geliyoruz.” Sf. 83 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları,…
-
Ama yine de Hazarların başkanı, Yahudi inancının bütün katılığını, sünnet dâhil, kabul etmiş değildi. Halkın inançlarını sürdürmesine, eski putlarına tapmasına izin vermekten de kaçınmadı.” Sf. 66, 67 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 66, 67) kitabından birebir alınmıştır.