Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hazar Türk Devleti
-
Hazar ülkesinde Müslümanlık başka bir dinle birlikte tam bir eşitlik içinde kabul edilmişti, Kağan, İslam’ın kurallarını ve Hazar Kralı da Yahudiliği uyguluyordu. El Bekrinin tanıklığına göre Hazarlar daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ve nihayet tartışmanın sonunda, 763 yılında Kağan Savriel-Obadiah döneminde oylarını Yahudilikten yana kullandılar, çünkü İslam’ın elçisi tartışmada bulunmamıştı, yolda zehirlemişlerdi onu. Sf. 125…
-
Hazarlar, düzenli bir hukuk sistemi de kurmuşlardı. Al-Masudi, Atil’de iki Yahudi, iki Müslüman, iki Hıristiyan ve bir Pagan olmak üzere, toplam yedi kişiden oluşan bir yüksek mahkeme olduğunu nakletmektedir. Al-Masudi, iki hazar yargıcının davaları sonuçlandırmak için karar verecekleri zaman, Torah’a danıştıklarını anlatıyor. Mahkemenin Pagan üyesi Hazarya Slavlarının temsilcisi olarak görev yapıyordu. Sf. 125 Alıntı; Hazar…
-
Kağanın karısına Hatun denirdi. Sf. 114 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hazarlarda en üst düzey yönetici Kağan’dı; bu yüzden, Hazarya bir “Kağanlık” olarak adlandırılırdı. Kağan, kutsal bir dini figürdü ve halktan izole edilmiş bir yaşam sürerdi. Hazarlar, kağanın imparatorluğa iyi şans getirdiğine inanırlardı. Hazar kağanları, geleneksel kanunlarını (töre) kağanlığın anayasası olarak uygularlardı. Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap,…
-
Hem Batı Türklerinde hem de Hazarlarda, tuhaf bir “kağan- katletme” âdeti vardı. Arap tarihçi al-lstakhri’ye göre, Kağan göreve başladıktan sonra, yaşayacağı süre için bir limit belirlenirdi. Soylular, ipek bir sicimi kağanın boynuna dolayarak nefesi kesilinceye dek sıkarlar ve tam o anda sorarlardı: “Ne kadar süre iktidarda kalmayı düşünüyorsun?” Soylular, kağanın iktidarı o sırada söylediği süreyi…
-
Hazarya, ortaçağ Avrupa’sında, içinde çeşitli milletlerden insanları barındıran ülkelerden bir tanesiydi. Judaizm’i, İslam’ı, Hıristiyanlığı ve diğer inançları benimsemiş, Slav, Türk, İran, Arap ve Kafkas ırklarının oluşturduğu çok ırklı bir toplumdu. Dokuzuncu ve onuncu yüzyıllarda, Judaizm Hazarlar arasındaki en etkili din olmaya başlamıştı. Diğer dinler de imparatorluğun çeşitli klanları arasında oldukça rağbet görüyordu. Örneğin, Hazarların bir…
-
Tüm Rus şehirlerinin anası olan bu olağanüstü şehir, bin yıldan daha eskidir ve ilk zamanlarında, Hazarlara ve Macarlara ev sahipliği yapmıştır. Sf. 77 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Chufut-Kale, Bahçesaray şehri yakınlarındaydı. Ortaçağ boyunca, Chufut-Kale’de çok sayıda Yahudi yaşamıştı. Kırım Tatarlarının dilinde “Yahudi Kalesi” anlamına gelen Chufut-Kale’de, Hazar Yahudilerine ait bir mezarlık bulunmaktadır. 1299 yılında. Nogai Han’ın göçebeleri tarafından yıkılan şehir, yıllar sonra yeniden inşa edildi. Sf. 67 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1.…
-
İbn Rustah’a (İbni Rüşd) göre, başkentte yerleşmiş olan Müslümanlar, “camileri, imamları, müezzinleri ve okulları” ile yaşıyorlardı. İbn Rustah ayrıca, bu dönemde, yalnızca kralların, önde gelen yöneticilerin ve yüksek sınıf mensuplarının Yahudi olduğuna da işaret ediyor. Judaizm, sıradan halkın arasında daha sonra yayılmıştı Halk kış mevsimini başkentte geçirir, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde ise bozkıra çıkardı. Sf.…
-
Arap tarihçi İbrahim ibn Muhammed al İstakhri’ye göre, başkentte, 920’li yıllarda yaklaşık otuz tane cami vardı. Hazarya’da paganlar da yaşıyordu. Yine 920’lerde, Arap seyyah Ahmet İbn Fadlan’ın kayıtlarına göre, Hazaran, bir Müslüman olan ve Müslümanlarla ilgili dava ve anlaşmazlıklara bakan, ‘Haz’ tarafından yönetiliyordu. 943 yılında ise Müslümanların bu tür gereksinimleri, Ahmet ibn Kuya adlı bir…
-
Çok sayıda Yahudi’nin yerleştiği Hazarya, çok geniş bir ülkeydi Çok güzel doğa manzaralarına sahip olan şehirleri, (özellikle de Atil, Tmutorokan ve Samandar) aynı zamanda birer ticaret merkeziydi. İmparatorluğun merkezi topraklarını, bugün Astrakhan, Kalmykia, Dağıstan, Rostov, Volgagrad, Ingushetia, Kabardino-Balkarsk, Kuzey Osetya ve Çeçenistan olarak bilinen bölgeler oluşturuyordu. Sf. 53 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) –…
-
Diğer birçok Ural-Altay grubu halklarında da, etnik kökenlerinin hayvanlardan geldiğine dair benzer hikâyeler mevcuttur. Örneğin; Macarlar Arpad Hanedanının kurucusu olan Almos’u bir kartalın doğurduğuna inanırlardı. Sf. 45 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türki dillerde, “Bulgar” sözcüğü “karışık” anlamına gelir ve “karıştırmak” anlamına gelen ve yine Türki bir sözcük olan, bulgha sözcüğünden türemiştir. Bu nedenle, Bulgarlar, aslında birçok Hun ve Türki grubun birbirleriyle karışarak meydana getirdikleri, bir klanlar birliğidir. Sf. 41 Bulgarlar, 630 yılında Don, Kuban ve Dinyeper nehirleri boyunca uzanan bağımsız bir devlet -Büyük Bulgaristan – kurdular,…
-
Altıncı yüzyıl boyunca, içlerinde Kırım’ın da bulunduğu Avrupa bozkırları, hâlâ daha Hunların egemenliği altındaydı. Kırım’ın Hun tebaasına bağlı krallarından biri olan Grod, Bizans İmparatoru I. Justinyen ile bir ittifak kurmaya uğraşıyordu. Bu amaçla, 528 yılında Hıristiyanlığı kabul etti ve birçok pagan putunu eriterek, gümüş ve altın-gümüş alaşımı sikkeler haline getirdi. Kırım Hunları, Grod’dan hoşnut değillerdi.…
-
Tahminen 570 yılı dolaylarında, Hazarlar da Batı Göktürk İmparatorluğu’nun yönetimi altına girmişlerdi. Sf. 37 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türki halklar, soylarının Nuh Peygambere kadar dayandığına inanıyorlardı. En önemli Hazar krallarından biri olan Joseph, ünlü “Hasdai ibn Shaprut’a cevabında, Hazarların, Togarmah’ın on oğlundan yedincisi olan “Kozar”ın soyundan geldiğini belirtir. Ortaçağ Yahudileri, bu iddiayı kanıtlamaya çalışmışlardır. Örneğin, Joseph ben Gorion tarafından yazılan, onuncu yüzyıl Yahudi tarihi Sefer Yosippon, Togarmah’ın oğlu Kozar’ın, Bulgarlar, Peçenekler ve diğer…
-
Kimilerine göre Türkler, İranîler ve Moğolların karışımıydı. İbn-Said el Mağribi, Hazarları mavi gözlü, açık tenli ve kızıl saçlı olarak tarif etmiştir. Diğer birçok eski Türk boyunun da kızıl saçlı olduğu bilinmektedir. Çin ve Müslüman kaynakları, Yenisey Nehri’nin üst kıyıları boyunca uzanan Sayan Dağları’nın kuzeyinde yaşamış olan eski Kırgızları kızıl saçlı, mavi gözlü ve beyaz tenli…
-
Hazarlar, ağırlıklı olarak Türk’tü. Yunanlı tarihçi Theophanes (725-818) kayıtlarında, Hazarları doğudan gelen Türkler olarak ifade eder. Türklerin soyunu anlatan efsaneler, Hazarları; Oğuz’lar, Avarlar, Sabirler ve Bulgarlar gibi diğer Türk boylarının kardeşi olarak adlandırır. Süryani efsaneleri de Hazarların “Khazarig” olarak adlandırılan atalarından, Bulgarların kardeşi olarak bahseder. Çin kayıtlarına dayandırılan bir Türk efsanesine göre, ilk Türkler geniş…
-
Göçebe topluluklar, bin yıl boyunca, Orta Asya ve Güney Rusya steplerinde yaşadılar. Günümüzde hala yaygın olan inancın aksine, bu insanlar bir kültüre ve uygar yaşam özelliklerine sahiplerdi. Sf. 21 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu kitabı, Hazar İmparatorluğundan herkesi haberdar etmek ve Yahudi kökenlerimizi yükseltecek olması umuduyla yayınlamaktan mutluluk duyuyorum. Sf. 17 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.