Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Hıristiyanlık
-
Antik dönemlerde, Yahudi olmayan birçok kişinin, Judaizm’le resmi olmayan bir ilişkileri vardı. Bu Yahudi olmayanlar, Yahudiler tarafından “Tanrıdan korkanlar” olarak adlandırılıyorlardı. “Tanrıdan korkanlar”, Romanya, Yunanistan ve Anadolu gibi topraklarda yaşıyorlardı. Güneydoğu Anadolu’da yapılan Afrodisias kazılarında ortaya çıkarılan bir sinagogda bulunan, üçüncü yüzyıl başlarına ait bir Yunan Yahudi el yazması, Yahudi olmayanların, bir kısmının, Yahudi yaşam…
-
Birçok bilim adamının ortak görüşüne göre, Judaizm birinci yüzyılın başlarında çok geniş bir alana yayılmıştı. Matthew 23;15 te, Havari Matthew, Ferisilerin ülkeden ülkeye, denizden denize proselitlerin izini sürdüğünü anlatır. Bundan başka, birinci yüzyıl Yahudi tarihçisi Josephus, Roma İmparatorluğunda birçok kişinin Judaizm’e döndüğünü anlatır. Yahudilerle evlendikten sonra Judaizm’e dönmek, Romalı kadınlar arasında çok sık rastlanan bir…
-
Hazarların ilk Yahudi yöneticisi Bulan, tartışmaya katılan Arap Mollaların, Hıristiyan Azizlerin ve Yahudi Hahamların savlarını dinledikten sonra, Judaizm’de karar kıldı. Sf. 209 Molla, aziz ve haham, her biri Kral Bulan’a kendi inanç sistemlerinin yararlarını açıklamaya çalıştılar. Buna rağmen, Bulan Hıristiyan ve Müslüman temsilcilere, diğer iki dinden hangisinin daha üstün olduğunu ayrı ayrı sorarak, konuyu bir…
-
Diğer tarihçiler, Hazarların Judaizm’i kabul etmelerinin; Hazarya’nın politik bağımsızlığını, etrafını çevreleyen Müslüman ve Hıristiyan imparatorluklara karşı koruyabilmek için alınan, bilinçli bir siyasi karar olduğunu öne sürmektedirler. Bu sonuçla, Hazarya, Hıristiyan Bizans İmparatorluğu ile Müslüman Halifeliğinin gücü arasında dengede kalmıştı. Sf. 202 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap,…
-
Hazar ülkesinde Müslümanlık başka bir dinle birlikte tam bir eşitlik içinde kabul edilmişti, Kağan, İslam’ın kurallarını ve Hazar Kralı da Yahudiliği uyguluyordu. El Bekrinin tanıklığına göre Hazarlar daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ve nihayet tartışmanın sonunda, 763 yılında Kağan Savriel-Obadiah döneminde oylarını Yahudilikten yana kullandılar, çünkü İslam’ın elçisi tartışmada bulunmamıştı, yolda zehirlemişlerdi onu. Sf. 125…
-
“Kan İftirası” denen bir suçlamanın yaygınlık kazanması, Yahudi toplumuna karşı bir dikkat unsuru oluşturmuştu. Yahudiler’in “Hamursuz” bayramlarında hamura insan kanı karıştırdıkları yolundaki inanç, Yahudi katliamlarına değin uzanmıştı. Bu iddia tarih boyunca Hristiyan -Yahudi dünyasını karşı karşıya getirmiş ve tarihe “Kan İftiraları” adıyla tehlikeli bir malzeme oluşturmuştu. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Tire’de de çocukları korkutmak…
-
Bu kapalı Yahudi cemaatlerinde beliren son reaksiyon Hristiyanlık oldu. Jesus, Esenilere mensup olan ve kapalı cemaati kırmağa çalışan bir Yahudi peygamber idi. Mücadelesini kanıyla ödedi. Ondan sonra da Yahudiler arasında bu iki görüş devam etti: Adana civarında Tars’li ve Yunan kültürüyle yetişmiş bir Yahudi olan Saint Paul, önce uzun müddet Hristiyanlık aleyhinde bulundu ve…
-
Tanzimat Fermanı’nın okunuşunda İstanbul Hahamı’nın bütün Osmanlı Yahudilerini temsil eden bir hahambaşı niteliğiyle törene davet edilmesi, gerçekte bulunmayan bir makamın resmiyet kazanmasına neden olmuştu. Osmanlı tebaası Hıristiyanlar, “Siz bizi nasıl Yahudi’yle eşit hale getirirsiniz?” diye neden serzenişte bulunmuşlardı. Tanzimat ve Islahat fermanlarına en çok karşı çıkanlar Hıristiyanlardı. Patrikhane ile Hahambaşılık’ın eşitlenmesine büyük tepki gösterdiler! Sf.174,…
-
Bu açıdan Evangelistleri hatırlatıyorlar; bütün Yahudilerin eninde-sonunda, İsa’yı Mesih kabul edeceklerinden eminler ve bu nedenle bir Yahudi düşmanlığı sergilemiyorlar, yarın’ın Hristiyanları olarak görüyorlar. Sf. 139 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.
-
Önceden beri Balkan devletlerinin aralarında anlaşmalarına engel olan şey kilise ihtilâfı idi. Bulgaristan, Rum Ortodoks Kilisesinden ayrılarak millî kilisesini kurdu, Fener Patrikhanesi ise bunu kabul etmeyerek Bulgar Kilisesini aforoz etti. Sırbistan da millî kilise davasındaydı. Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan ve Osmanlı Makedonya’sında bulunan okul, manastır, vs nin hangi cemaate ait olacağı hususunda büyük anlaşmazlıklar doğdu ve…
-
Bedreddin Simavi İsyanı’yla ilgili rivayetler de mevcuttur. Bu rivayetler şimdiye kadar açık şekilde belirtilmemiş ve iddia edilmemiş olmasına karşın Bektaşi – Hurufi tarikatıyla pek de ilgisiz olamaz. Bu isyan, kısmen dini, kısmen sosyal bir hareketti. Bunun programı, dini kaynaşma ve müşterek mallarla ilgili Bektaşi – Hurufi hükümlerini içeriyordu. Hristiyan müritler, coşkulu bir istekle karşılanıyor ve…
-
Savaşta yaralanan Börklüce Mustafa daha sonra yakalanarak Ayasuluk’ta (Selçuk) çarmıha gerilerek öldürüldü ve köy köy dolaştırılarak Aydın Sancağı halkına gözdağı verilmek istendi. Börklüce’nin çarmıhtaki cesedi, özelliklere Hristiyanlara yakınlığının karşıtı gibiydi ve adeta Hz. İsa’yı çağrıştırıyordu… Sıra Sart’taki Torlak Kemal’e gelmişti. Torlak Kemal’in de kısmi başarıları yeterli olmadı. Torlak da yakalandı ve idam edildi. Sf. 154…
-
Bedreddin’in Tire’ye gelmesiyle kentte ve kırsal kesimde büyük bir canlılığın yaşandığını görüyoruz. Kentteki Hristiyan ve Yahudiler de şeyhe büyük ilgi göstermektedirler. Bu arada Türkmenlerin yoğun ilgisi kentteki Sünni kesimleri ve otoriteleri rahatsız etmeye başlamıştır. Düşünceleri kısa süre içinde köylere değin yayılmakla kalmamış, Tire adeta onu görmek, onunla konuşabilmek için dolup dolup boşalmaktadır. Daha sonra adı…
-
Hemen belirtelim ki, Tire’deki ibadet mekânı ve kutsallıkla ilgili bir örnek, bunun en güzel kanıtı olsa gerektir. Örneğin, 15. yüzyıl dini yapılarından Şemsi Zaviyesinin alt katı ayazma idi. Osmanlı Döneminden günümüze bu yerin “Üstü mescit, altı kilise” olarak ifadesi hoşgörü mirasının bir kanıtıdır. Ayazmaya gelen Hristiyanlar, burada mumlar yakarlar, dualar ederler, kutsal suyla yüzlerini yıkarlar…
-
Burada kalanlar askerlik yapmaz, vergi vermezlerdi. Bu nedenle çoğu kez manastırlara sığınmalar bu gerçeklere dönüktü. Bu kurumlar cinsel perhizi esas alan, ruh ve beyinlerin ilahilerle, dualarla beslendiği evlerdi. Kurumun, vücudun herkesten saklanması, kimse tarafından görünmeme ilkesi, yıkanmaları da engelliyordu. Bu yüzden aylarca hatta yıllarca yıkanmayan keşiş, rahibe ve manastır personeli vardı. Hatta kimi kaynaklar, vücudun…
-
Manastırlar, başlangıç yıllarında daha basit ekonomik ve sosyal temel sorunları çözücü konuk evleri olarak ele alınmışlardı. Tarihsel kayıtlar, manastırların başlangıç yıllarını M.S. 3. Yy’a değin indirmektedirler. Bu kurumlar, Hristiyanlığın baskı gördüğü yıllarda, dağ başlarında, çöllerde ve ıssız yerlerde gizlenen ibadet evleri olarak ortaya çıkmışlardı. Sözcük, “Yalnız Yaşam” karşılığını içeriyordu. Sf. 35 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh…
-
Başka yerlerde olduğu gibi, hamamda da biz bize olurduk. Müslüman kadınlar perşembe yıkanırdı, Yahudiler cuma ve Hıristiyanlar cumartesi. Kuşkusuz Ortodokslar ve Katoliklerle karşılaşmaktan kaçınmak için saatleri de aralarında pay ediyorlardı. Orada da Ermeniler yalnız kalıyor olmalıydı. Sf. 81, 82 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005…
-
Papa VI. Paul 1977’de ölmeden kısa bir süre önce şu sözleri söylemişti: “Şeytan Kilise’ye girdi. Buralarda bir yerde.” Peki, şeytan Roma Katolik Kilisesi’ne ilk olarak ne zaman girmişti? Cehennemin kapıları ilk olarak ne zaman açıldı da şeytan dışarıya çıkabildi? Kimilerine göre şeytan 22 Ocak 1929da Lateran Antlaşması’nın imzalanmasıyla, kimilerine göreyse çok daha önceleri 312 yılının…
-
Elbette ki Papa II. John Paul ne mafya ailesindendi ne de bir P-2 üyesiydi. Ancak buna rağmen Gelli’nin gizli mason topluluğunun Vatikan içinde barınmasına göz yumdu ve Kilise’nin mafyayla olan bağlantısına son vermedi. Tam aksine bu bağlantıları daha da sağlamlaştırdı, Sf. 226 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç:…
-
Polonya aynı zamanda güçlü devletlerin ve terörist gurupların cephaneliği haline geldi, örneğin Filistin Kuruluş örgütü neredeyse bütün silahlarını Polonyadan satın alıyor Ama Mafya için Polonya’da yapılacak en kârlı iş çöp işidir. Burada dünyanın başka hiçbir yerine dökülmesine izin verilmeyen çöpler istenildiği şekilde dökülebilir ya da bazı maddeler gömülebilir. Örneğin tıbbi atıklar, kimyasal fabrikaların zehirli atıkları,…