Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen

  • 5 Mart 1953’de Stalin’in ölümü, Batı Almanya ile olan sorunları nedeniyle Sovyetler’in işgal bölgelerindeki askerî çalışmalarını doruk noktasına ulaştırdıkları döneme rastlar. Sonradan Moskova’nın bile lanetlediği bu diktatörün ani ölümü, komünist imparatorluk içinde, Sovyetler’in diğer Doğu ülkeleri üzerinde oluşturmuş olduğu baskının kalkacağı şeklinde algılamaya sebep oldu. Stalin’in ölümünü izleyen aylarda, Almanya’nın Sovyet işgali altında bulunan bölümünde,…

  • Böylece, Doğu sessizliğini korurken, örgütün durumunu ortaya atan, Batılı bir gazeteci oldu. 17 Mart 1952’de, tanınmış gazeteci Sefton Delmer, Londra’da yayımlanan Daily Express gazetesinde Hitler’in Generali Şimdi Dolar Uğruna Casusluk Yapıyor başlıklı bir makale kaleme aldı. Sf. 188 Örgütümüzün durumunu ortaya çıkarırken, 1952 antlaşmasından bu yana özgür bir dünyanın menfaatleri için çalışan birkaç kuruluştan birine…

  • 1950 yılı sonundan itibaren, her iki haftada bir, Başbakanlık’ta Dr. Globke’ye brifing vermeye başladım. Artık fiilen, biri Bonn’da, diğeri de Washington’da oturan iki patrona hizmet ediyorduk. Sf. 183 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Personelimin çok azı beni şahsen tanırdı. Benimle, bir iş için görüşseler dahi, gerçekte kiminle görüştüklerini bilmezlerdi. Güvenliğe önem veren zihniyeti geliştirmek amacıyla, personelin birbirlerine yalnızca takma isimleri ile hitap etmeleri şartını koymuştum. Zaman zaman, güvenliğe verdiğim önem olağanüstü sonuçlar doğuruyordu. Bir defasında, Vüzberg istasyonunda bir ekspres trene binmiştim. Aynı kompartmanda iki gazeteci ve bir diğer…

  • En büyük güvenlik ilkemiz “Su geçmeyecek derecede kompartmantasyon”du. Yani, bir grup veya birimin elemanları, kendi birimleri dışında kimseyi tanımıyordu. Sf. 181 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her an tetikte olan bir güven…” Bu benim çok hoşuma gitmişti. Sf. 175 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bavyeralı yetkililer ve özellikle Başbakan ve İçişleri Bakanı ile görüşmelerimi geliştirme olanağını sağladı. 12 Ekim 1949’da Ritter von Lex’i ziyaret ederek (kendisi o sıralarda Federal İçişleri Bakanı olmuştu), Bonn hükümeti ile kişisel olarak temas kurdum. Daha sonra, dönemin bakanlarından Rr. Güstav Heinemann (bu anıların kaleme alındığı sırada cumhurbaşkanı)’la görüştüm. Sf. 174 Arkadaşlarım, karşılık beklemeden yapmış…

  • Bizi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıdan kurtaracak bir tek yol vardı: Gehlen Örgütü, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünden derhal alınmalı ve 1947’de kurulan CIA’in yönetimine katılmalıydı. Biz; CIA’in politik, ekonomik ve askerî istihbarat toplama yönünden etkin bir güce sahip olduğuna inanıyorduk. Bunun uygulanması halinde, istihbarat çalışmalarındaki Alman-Amerikan işbirliği, çok daha uyumlu bir duruma gelecekti. Sf. 169, 170…

  • Bir önlem olarak, fonları artırmak amacıyla, özel bir birim oluşturdum. Bize ayrılan 125 bin dolar ile Amerikalılardan alabildiğimiz kadar kakao aldık ve bunları Mknih bölgesinde -genellikle karaborsa bölgesi olan Möhlstrasse’de- sattık. Böylece, ödeneğimizi üç katına çıkarmış olduk! Karaborsacılık yapan personelimiz yakayı ele verdiğinde, Amerikalıların kendilerine verdiği kimlikleri gösteriyor ve böylece hemen serbest bırakılıyorlardı. Amerikalılar ise,…

  • Daha sonra, komünist ekonomi ve silah endüstrisindeki gelişmeleri takip edebilmek için espiyonaj çalışmalarına başladık. Amerikan istihbarat servisleri bu alana (ekonomik istihbarata) daha yeni yeni giriyorlardı. Onlara bu konuda oldukça sağlıklı ve verimli bilgiler sağladık. Sf. 164 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 164)…

  • Wessel ile benim tek bir hedefimiz vardı; savaş sırasında ve savaş sonrasında öğrettiklerimizden faydalanacak ve ileride kurulacak tek bir Alma istihbarat servisinin nüvesini gerçekleştirecektik. Sf. 161 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komünizme karşı kendini savunmak için, Avrupa’nın yeniden güçlenmiş bir Almanya’ya ihtiyacı olacağını düşünüyordum. Bu durumda Batılı güçlere önem vermeli ve kendimize iki hedef koymalıydık: Komünist yayılmasına karşın Batı’yı savunmak ve Almanya’nın kaybettiği yerleri yeniden kazanabilmek (Tabiî ki, bu iki hedeften sonuncusu zaferi kazanan devletler tarafından kabul edilmeyecekti) Sf. 142, 143 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar)…

  • Artık, Rus gaddarlığını anlatan dehşet verici haberler gelmeye başlamıştı. Aralık ayında ele geçirilen Ukraynalı bir kaçak, Varşova’da Kızıl Ordu Karargâhı’nda yapılan brifing sırasında “İşgal edilen Polonya topraklarında, Stalin’in emriyle, hırsızlık ve yağmanın yasaklandığı, Polonya halkına dostça davranılmasının gerektiği, ancak ele geçirilen Alman topraklarında Sovyet askerlerinin istedikleri şekilde davranış göstermelerinin serbest olduğu”nun söylendiğini açıklamıştı. Benim ailem…

  • Bu nedenle, savaşın sonunda, Vlasov‍la adamları Ruslara teslim edildi, böylece, bu macera da hapis veya darağacı ile sonuçlanmış oldu. Sf. 127 Modern savaşlarda psiko-politik öge baskı altına alınamaz. Eğer buna dikkat edilmezse, bir ülkenin silahlı kuvvetlerine sağladığı imkânlar ne denli büyük olursa olsun, o ülkenin silahlı kuvvetleri harcanmaya mahkûmdur ve böylece yapılan fedakârlıklar da boşa…

  • Hitler, bize teslim olsalar dahi, partizanların insafsızca öldürülmeleri konusunda bizzat emir verdi. Bu emirler, partizan sorununun yeniden ortaya çıkmasına ve Rus halkının, Alman olan her şeye karşı yeniden büyük tepkiler doğurmasına neden oldu. Sf. 122 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 122) kitabından…

  • Bütün bunlara karşın Hitler, gerçeklik sezgisinden tamamıyla yoksundu. Rus seferinin geleceği için politik ve askerî gayelerini değiştirmeye ne gücü yetiyordu, ne de böyle bir arzu besliyordu. Ne Halder, ne de Zeitzler Hitler’in bu davranışını değiştiremediler. Hitler, Vlasov’u, Sovyet Silahlı Kuvvetlerini zayıflatmak için bir propaganda aracı olarak görmekteydi; Vlasov’un çağrısına uyarak, ona katılmaya gelen kaçaklara çeşitli…

  • 1942 yazı başlarında, Rus Korgenerali Andrey Andreyeviç Vlasov, Volkof yakınlarındaki Doğu cephesinde bizlere yakalandı. Sf. 120 Kısa bir süre sonra Vlasov’un, Sovyetler Birliği’nde bir Rus milliyetçi özgürlük ordusu yönetmeyi hedeflediğini öğrendik. Bir savaş esiri olmasına karşın Vlasov’un Kızıl Ordu subay ve erlerine hitaben kaleme aldığı bildirinin, Rus hatlarında dağıtılmasından birkaç gün sonra, on binlerce Rus…

  • Yine de 1942 yılı başlarında Hitler, sözünü ettiğim cephelerdeki politik amaçlarını değiştirmeye halâ karar verememişti. Daha da ilerisi, baharda Volga taraflarına, Kafkasya’daki petrol rezervlerine büyük bir saldırı yapılmasına karar vermişti. Sf. 119, 120 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 119, 120) kitabından birebir…

  • Bir bakıma, sakat uygulamalar dışında, iyi bir politik etki yaratmakta kullanılabilecek başka konular da vardı. Örneğin, Alman işgal bölgesinde Moskova yakınlarındaki Smolensk şehrindeki bir örgüt, bir Rus Milliyetçi Hükümeti kurulması ve Stalin’e karşı savaşacak bir milyon kişilik bir bağımsızlık ordusunun gerçekleştirilmesi konusunda öneriler yapıyordu. Düşmanın durumunun artık politik yollarla kontrol altına alınabileceğini gören Feld Mareşal…

  • 1940’da Ruslar tarafından işgal edilen üç Baltık Cumhuriyeti, Litvanya, Latviya ve Estonya’da millî bağımsızlık anıları henüz çok tazeydi. Bu cumhuriyet halkları özgürlüklerine yeniden kavuşabilme umuduyla Alman ordularına yardım teklif ettiler. Ukraynalılar, Kafkasyalılar ve Türk azınlıklar, Stalin’in boyunduruğundan kurtulmaktan başka – şimdi sürgünde olan eski liderlerinin arzuladıkları derecede olmasa bile – milliyetçi hedeflerinin de gerçekleşeceğine inanıyorlardı.…