Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • (Aydınlar Dilekçesi Davasında:) “İhtilal düzenleri ya da askeri rejimler, genellikle birer özel mahkeme kurarlar. Savcılardan birisi askeri rejim adına suçlamalarda bulunur. Çok zaman sanık olarak getirilebilenleri değil, getirilemeyenleri de suçlar. Askeri rejim bu suçlamalardan güç alır.  Beni savaşa (Kıbrıs savaşına), aldığım emirden çok, Türkiye’ye bağlılığım ve bu yurda olan sevgim götürdü.   Ben Gazi’yim. Öncelikle siz…

  • “İstiklâl Mahkemeleri için önerilen isim “Terör Mahkemeleri” imiş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 603) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Hasan İzzettin Dinamo Ant Dergisine 7 Nisan 1970 günü anlatıyor;) “Birkaç sosyalistçe şiir karalamaktan iş nereye gelip dayanmıştı. Devlet gücü bir tek insana karşı harekete geçince korkunç bir şey oluyordu.  Çine’de ünlü jandarma taburu var.     Kafama, suratıma yediğim ağır yumruklarla nakavt olmuş gibiydim. … sekiz on jandarma beni anadan doğma soyarak, sırtüstü soğuk betona yatırdılar. Hayati’nin…

  • “1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…”  İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor.  Ve Nazım’ın mektubu;  …

  • “1949 Yılı başlarında Adnan Adıvar ile Cihat Baban İstiklâl Mahkemelerinin lağvını isteyen bir yasa önerisi verdiler. Rasih Kaplan İstiklâl Mahkemelerinin bir “hatıra” olarak saklanmasını istedi. 28 Nisan 1949’da Yasa kabul edildi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sabahattin Ali’nin ‘Memleketten Haber şiiri; Hey Anavatan’dan ayrılmayanlar  Bulanık dereler durulmuş mudur? Dinmiş mi olukla akan kanlar  Büyük hedeflere varılmış mıdır?      Asarlar mı hala hakka tapanı   Mebus yaparlar mı her şaklabanı  Köylünün elinde var mı sabanı  Sıska öküzleri dirilmiş midir?      Atatürk’ü hicvettiği iddiası ile bir yıl hapis cezası aldı, 10. yıl affından çıktı.  Tekrar öğretmen…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Sabiha Sertel Resimli Ay Dergisi’nde bir Amerikan dergisinden alıntı yapıp “Liderin Psikolojisi” adlı yazıyı yayınlıyor. Bu bilimsel yazıyı çevirerek yayınlayan Sabiha Sertel’e 20 yıl hapis cezası isteniyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1937 Yılında TKP likidite (sıvılaştırılma) ediliyor. … resmen ilan edilmemiş, harici büromuz kanalıyla Merkez gurubumuza bildirilmiştir.   Nazım, likidite olan ve CHP içinde erime eğiliminde olan TKP’ye rağmen bir gurup komünist buna uymayıp Nazım Hikmet’i Genel Sekreter (Komünist Partilerin en yetkili kişisi) seçiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Harp Okulu davasını yazan Abdülkadir; “Tek bir üst’e karşı gelinmemiştir. İki kişi bile bir olup istemezük denmemişti, bir tek el tüfengin kabzasına sarılmamıştı. Ama gene de ayaklanma vardı! Kitaplar okunuyordu okulda …. Günlük gazetenin bile gizli gizli okunduğu, Ulus Gazetesi’nin korka korka sokulduğu bir okuldu burası.”    Kemal Tahir Benerci soyadı ile anılıyor.   Kemal Tahir, Kardeşi…

  • “Osmanlı döneminin ünlü Maliye Bakanı Mehmet Cavit, İzmir Suikastı davasının sonucunda asılıyor.     Cavit sadece İngilizci değil aynı zamanda Yahudi dönmesiydi. Asılmasını önlemek için ne yapıldığını ve asıldığı gece Çankaya’da ne yapıldığını… bir yabancı kaynak şöyle yazdı; “New York, Paris ve Berlin’deki güçlü Yahudi kuruluşları af edilmesini dileyen mesajlar ve telgraflar gönderdiler. … birçok büyük mali…

  • “Nazım’a 1938 yılında tek bir hükümde toplam 176 yıl 6 ay ceza kesiliyor” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1940 Yıllarında Yeni Sabah Gazetesi “Şair Tevfik Fikret’in eserlerini yakmak lâzım” başlıklı yazıyı yayınladı. Cevabını Tan Gazetesinden Sabiha Sertel verdi. Kamplaşma mahkemeye kadar uzadı. Yaşamında yargılanmamış olan Tevfik Fikret, öldükten yıllar sonra yazdıklarından dolayı mahkeme önüne çıkmak zorunda kalmıştı.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 531)…

  • “Fatih Kanunnamesindeki Ulema imtiyazları, Köprülü’den; “Bayram merasiminde Padişah onları kabul ederken ayağa kalkar, merasimde Padişah’ın yanında dururlar. Seferlerde Padişahın yanına girebilirler. Günde ekalli (ortalama) 500 akçe tahsisat (ödenek, maaş) alırlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): Osmanlı’da ulema sınıfı,…

  • “Ali Fethi (Okyar) Abdülhamit’i tahttan indirildikten sonra Selanik’e götürüyor. “Hiç şüphesiz şahsen merhametli idi. Otuz üç yıllık saltanatında icrasını emrettiği ölüm fermanı sayısı on bir idi.” diyor. Mithat Cemal Kuntay: “Hamit üç şeyden korktu: Hal’ edilmek (tahttan indirilmek), öldürülmek ve idam cezası vermek. Abdülhamit, eniştesi Mahmut Celalettin Paşa’yla Sadrazam Mithat Paşa’yı Taif Kalesinde boğdurtarak öldürttü.…

  • “1868 Şurayı devlet, Meclis-i Mebusan’dan önce meşruti yönetimin (Padişah ve seçilmişlerin ortak yönetimi) bir kurumu kabul edildi. Sultan’ın mutlak iktidarını sınırlayıcı bir kurum olarak ve büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. 1868 yılında Mithat Paşa ilk Şurayı-ı Devlet Reisi oldu.   Sultan Abdülaziz, Şurayı Devlet’in açılış töreninde; “Kim olursa olsun, hangi millete mensup bulunursa bulunsun, bütün erbabı…

  • “Ciddi bir tarihçi ve Mecelle’yi (Tanzimat’tan 1926 yılına kadar yürürlükte olan Medeni Kanun’u) hazırlayan adam.  Tarih-i Cevdet, bugün okutulan hurafelere göre daha az zararlı ve daha çok yararlı olacağına inanıyorum.   Tarihçi olduğu için bütüne bakmak gereğini duyuyor, bu, tarihçi olmanın ilk koşulunu da içeriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Osmanlı düzeninde Bizans’ta olduğu gibi, ilmiye, mülkiye, seyfiye (Seyf kılıç demek, askerler) kadroları var.  İlmiye sınıfının iki temel ayrıcalığı var; 1-İlmiye sınıfından olanların boynu vurulmaz. Bütün Osmanlı tarihinde ilmiye sınıfından idam edilenler çok azdır. Bunlar da idam edilmeden önce, sınıf değiştirilerek, terfi ederek mülkiye sınıfının elbisesini giyerler. Ancak vezir yapılarak boyunları vurulur. İkinci ayrıcalıkları da,…

  • “Kanun, Fatih’ten sonra Grekçe’deki Kanen den dilimize geliyor. İngilizce de Canon “yol” ve ” kural”  anlamına geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Meclis-i  Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat diktatoryasının özel mahkemesi olarak da çalıştı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 382) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995) İlber Ortaylı; Adli Kararlar Yüksek Kurulu, Ahmet Mumcu ise Adalet-Hukuk İşleri Yüksek Kurulu diye adlandırıyorlar. Bu mahkeme de tıpkı İstiklâl Mahkemesi gibi,…

  • Sultan Mahmut’un önceleri sağ kolu olan Hâlet Efendi, önceleri o kadar çok aydını ölüme gönderdi ki, artık devlet ileri gelenleri Hâlet Efendi’yi ancak; “Yazık! Bu çok genç.” veya “Yazık! Bu çok yaşlı.” diyerek ve bir ölçüde durdurabiliyorlardı. Önceleri buna kanan Hâlet Efendi’nin, sonunda “Boynu vurulacak hep orta yaşlıyı ben nereden bulayım?” dediği biliniyor. Alıntı: Aydın…