Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • 1- Arpalık ve maişetlerin (Devletin bazı arazileri yararlılığı görülenlere vermesi, maişet ise geçim demek) iltizam (ömür boyu , sürekli mülk kullanma hakkı) ….verilmeyerek,  emanet yoluyla ve belli bir ücret karşılığında ehliyetli ve insaflı naiplere (naip; başkasının yerine, burada devletin yerine bir işi idare eden güvenilir kişi) verilmesi. (1) 2- Anadolu ve Rumeli kadılarından hastalıklı ve…

  • “Yenilik hareketi,… yeni bilim adamı ve yeni aydını yaratmak demek… eskisini ortadan kaldırmak demek… Selim bunu biliyor. Sf.128  “Avrupa’ya fen ve maarif talim eylemek için ilk talebe İshak Bey’i, Üçüncü Selim Avrupa’ya gönderdi.  Üçüncü Selim 1793 yılında İhtilal Fransa’sının Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, Türkiye’de görev yapacak uzmanlar istiyor.   Tahta geçişinin ertesinde… devlet büyüklerinden, ordu bürokrasisinin…

  • (16 Nisan 1924 Tarihli Gizli Celsede, Lozan’da Kabul Edilmiş Olan, Yurtdışına Sürgün Edilecek Yüzellilikler’in Tespiti Görüşülüyor:) Ferit Bey (Dâhiliye Vekili) (Kütahya); “..Affı Umumi (genel af), Lozan Muahedenamesi icabıdır (gereğidir). Müddeti muayyene (belli bir zaman) zarfında (içerisinde) tekmil ceraimi (bütün suçları), gerek Türk tebaası gerek ecnebi tebaası için bütün ceraimi af (genel af) mahiyetindedir. Yalnız Heyeti…

  • (21 Şubat 1923 Tarihli gizli celsede İsmet Paşa Lozan’ı anlatıyor:) İsmet Paşa (Dışişleri Bakanı) (Edirne): “… İtalyan işgali altındaki On iki Ada işi vardı… Müttefikler (İngiltere, Fransa, İtalya vb) arazi meselesinde Adalar, Suriye hududu ve Musul meselesini yekpare (tek parça, bütün) bir mesele olarak bize tasdik ettirmek istediler. Fakat biz bütün gücümüzü birisi üzerine, bir…

  • (16 Ekim 1922 tarihli gizli celsede Başkomutanın askeri terhis emri görüşmeleri:) Hüseyin Avni Bey: “Zannetmeyiniz ki biz Yunanlılarla savaşmak için buraya geldik, zannetmeyelim ki İngiliz tecavüzü dolayısıyla buraya geldik. Hayır efendiler… Biz geçmişten gelen esaret altında inlerken, onun karşısında tuğyan ettik (ayaklandık), isyan ettik… Milleti hiç kimsenin emrine, keyfine alet etmemek için azim ve ahdettik…

  • (26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…

  • (21 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede jandarma görüşülüyor:) Mazhar Müfit Efendi (Kırşehir): “Karahisar Mebusu Ali Bey kardeşimiz.. Eşkıyalığı ilmi bir şekilde bölümlere ayırarak.. Dediler ki. Şekavet (eşkıyalık, suç işlemek) üç türlüdür: birisi adi suçlar, bir de şekavet-i müstemirre (örgütlü suçlar), birisi de şekavet-i siyasiye. Bendeniz bir şey daha ilave edeceğim ki onun adına maalesef şekavet-i…

  • (19 Ağustos 1922 tarihli gizli cesede jandarma bütçesi görüşülüyor:) Rifat Bey (Tokat): “Eğer bu jandarmanın da şimdiki jandarmalar gibi 600 kuruş maaşı 6 ay verilmese, bu yapacağınız jandarmalar da milletin başına bela olur. Nitekim şimdi olduğu gibi. .. Jandarma bir köye gitti mi bunu bir nimet biliyor. Şunu getir, bunu getir diyor. Eşkıyadan fazla zulüm…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Ragıp Bey (Kütahya): “Avrupa da böyle sizin gibi söylüyor.” Hüseyin Avni Bey: “Evet ben Yunanlıyım, teşekkür ederim… Jandarmanı tesis et, Hükümetini tesis et. Daha kendimize güvensizlik yapıyoruz. Adliyeye güvenim yok diyen bir millet (konuşma gürültülerle kesiliyor)”  devamla “Nasıl üç kişi ile bu memleketi…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): (Amasya İstiklâl Mahkemesi üyelerinden.) “Başlangıçta İstiklâl Mahkemeleri ilk faaliyete geçtikleri zaman asker firarlarına bulundukları yörelerde oldukça engel olmuş ve yararları da görülmüştür. Fakat sonradan sonraya itiraf etmek gerekir ki onlarda maalesef hiçbir şey yapamamışlardır…. İstiklâl Mahkemesine .. zannederim 26.Ağustos.922…

  • (14 Ocak 1922 tarihli gizli celsede İstiklal Mahkemeleri görüşülüyor) Hakkı Hami Bey (Sinop); “…  Konya’nın ilçelerinden 60 yaşında bir adam, sorduklarında bu adamın rehin olduğunu söylüyorlar. .. Adamın oğlu asker kaçağı imiş, adamı yakalıyorlar,. Hapsediyorlar… Mahkemenin beyannamesinde diyor ki; birisi askerden firar ederse akrabaları sıraya konulacak ve bunlara eziyet edilecek. Ve ayrıca köy ihtiyar heyetinden…

  • (22 kasım 1921 tarihli gizli celsede Sakallı Nurettin Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Mustafa Bey (Dersim): “İstiklâl Mahkemesinde bulunuyordum, izahat vereceğim. Ateşkesten sonra İngilizler Samsun’a çıkarken, Aleksandr ve oğlu o gün hükümet konağına gidiyor ve oradakilere diyor ki “Sizin burada yeriniz yoktur, Hükûmet kurdum, bu belediye dairesi de Pontus Hükümetinindir.” diyor. İstiklâl Mahkemesine de şahadet etmiştir (mahkemeye…

  • (8 Ocak 1921 tarihli gizli celse:) Hasan Fehmi Bey (Gümüşhane); “..426.225 lira Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatını kazanmış olan kişilerin tahsisatı (ödeneği). Sekiz İstiklâl Mahkemesine 84.000 lira konulmuştur.” Sırrı Bey (İzmit); ” .. Padişah bile o yetkiye sahip değil ve biz Padişahın bile sahip olmadığı yetkiyi bir millet adına kendisini yetkili kıldığımız bir heyete verdik.”…

  • “Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…

  • “1 Şubat 1931 Bugün gelen Milliyet’te Divan-ı Harp, Menemen 1. Kısım Mahkemesinin bittiği, Mustafa Kemal’in İzmir’de olduğu, Divan-ı Harp Başkanı Mustafa Paşa’nın İzmir’e gidip Gazi’ye saygılarını bildirdiğini yazıyor. Anlaşıldı. Mustafa Kemal kararın arifesinde Divan-ı Harp Reisini yanına çağırdı, şunları ve şu kadar insanı as diye emir verdi. .. 4 Şubat 1931 Bugünkü Paris gazeteleri dün…

  • “Mustafa Kemal İzmir’de bir nutuk vermiş. Diyor ki; “Hedefimize varmak için kanunlarımız müsait (uygun) değilse tadil eder (değiştirir) yeniden yaparız. En sonunda gerek ve mecburiyeti görürler. Bu yolda her şeyin üzerine çıkarız!” Menemen’de 3-4 Nisan’da 28 kişiyi asıyorlar, 6 Nisan’da seçim yapıyorlar!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1677)…

  • “Mustafa Kemal bir Fransız yazarına açıklamada bulunmuş, demiş ki; “Benim şakam yoktur. Şimdi beraber yemek yediğim en iyi arkadaşımı, sofradan darağacına yollarım.” Fransız bunu burada yayınladı.”” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1472) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Yaran (hükümet yandaşları) “Kaldırmayalım (Takrir-i Sükûn Kanununun kaldırılması görüşmeleri var) İstiklâl Mahkemelerine gördürdüğümüz işleri adi mahkemelere yaptıramayız.” demişlerdi. Mahmut Esat (Bozkurt, Adalet Bakanı), “Nenize lâzım, ben üstüme alıyorum, aynı işi ben mahkemelere gördürürüm.” demişti. .. İşte bu Adliye Vekilidir ki bu cümleyi söylüyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 –…

  • “Bir patlak; Bahriye (Denizcilik) Bakanı Topçu İhsan Yavuz’un tamiri ve havuzun (Yavuz gemisinin tamiri için onun çekileceği tamir havuzu) yapımı işinde önemli rüşvet almış. Bu işi Mebus Dr. Fikret ile birlikte yapmış. Bunları Yüce Divan’a veriyorlar. Gerçekten Yavuz çürük yapılmış, çatlamış, hapsettiler. Tuhaf! İrtikâptan (yolsuzluktan) iki yıl sonra hesap soruluyor. İsmet Yüce Divan olayından birkaç…

  • “.. Bence haberi (Suikastın Mustafa Kemal’e haber verilmesi) Meclis Başkanı Kâzım vermişti. Mustafa Kemal de intikam almak ve yeni bir terör yapmak, bu vesile ile önce yok edemediği diğer bütün ittihatçıları ve muhalifleri imha (yok etme) için bir vesile bulmuştu. .. Suikastçı kaçmayı değil sadece suikastı daha iyi yapabilmeyi düşünmelidir. Böyle olursa başarı % 100…