Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hukuk
-
Topal Osman’ın yakalanıp adalete teslimini görüşüyorlar. Mustafa Kemal; “Meclis Muhafız kıtasında Topal Osman’la gelmiş Karadenizliler var. Bunlar birbirlerine ateş etmezlerse ne sen, ne ben ne Ankara,… bir şey kalmaz.” diyor. Rauf Bey ise; “Suçluyu yakalatmak mutlaka lâzım. Eğer Başkumandan sıfatı ile veya herhangi bir mülahaza (gerekçe) ile sizce buna gerek görülmüyor ise, benim bu durumu…
-
(1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…) “Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla)…
-
(1.12.1920 günkü aynı oturumda konuşmasına devam; ) “İşte o zaman Efendiler, bir Paşanın başkanlığı altında, üçü Hıristiyan olmak üzere on altı memur, on bilgin ve iki askerden kurulu bir heyet Babıali’de toplandı (Elindeki Kanun-u Esasi’yi, esas kanunu, 1876 yılında kabul edilmiş olan Anayasa’yı gösterip) ve bu kitabı yazdı… Bu kitap düşmanlarımızı geçici de olsa memnun…
-
“Trabzon mebusu Ali Şükrü’yü boğarak öldüren, Mustafa Kemal’in muhafız birliği komutanı Topal Osman Ağa, 2 Nisan 1923’de öldürülüyor, 4 Nisan’da Meclis kararı ile Meclis’in önüne asılıyor.” Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu insanlık ve hukuk dışı uygulamalar, pek çok insanımız tarafından, o dönemin…
-
“Özgürlük adına iktidara gelen Demokrat Parti, Türk Ceza Kanunu’nun ünlü 141 ve 142. maddelerini, idam cezasını dahi öngörecek biçimde ağırlaştırır ve bu maddelere her ileri düşünceyi cezalandırabilecek bir belirsizlik kazandırır. Bu değişikliğe Faik Ahmet Barutçu, Osman Bölükbaşı ve hatta Yargıtay Başkanlığından gelme DP’li Halil Özyörük, ‘fikir özgürlüğü kalıyor’ gerekçesiyle en kesin biçimde karşı çıkarlarsa da,…
-
“4 Mart 1925 tarih ve 578 Sayılı Kanun. İsmet bu yasanın devrimler için bir araç olduğunu beyan eder. Mustafa Kemal Nutuk’ta, bu yasa ile ne tür devrimler yaptığını açıklar: Şapka Devrimi. Tekke, Zaviye ve türbelerin kapatılması ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritlik, çelebilik, falcılık, üfürükçülük, türbe bekçiliği gibi bir takım unvanları kaldırma devrimi. Medeni Kanunun…
-
“Baro Başkanı Lütfü Fikri: “Kurtuluş Savaşına katılanların % 99’unun, bu savaşın Cumhuriyetle biteceğini bilmediğini.” söyler. Topçu İhsan Başkanlığındaki İstiklâl Mahkemesi İstanbul’a gider 10 Aralık 1923’te sadece Lütfü Fikri Bey’i bu sözünden dolayı yargılayıp 5 yıla mahkûm eder bu cezayı Meclis affeder.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 –…
-
Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanan Ziya Gökalp’in; “Milletimize iftira etmeyiniz. Ermeni kırımı yok. Türk – Ermeni vuruşması var. Bizi arkadan vurdular, biz de onları vurduk.” sözü, halkın sempatisini toplar ve İngilizleri korkutur. Bunun üzerine İttihatçıları yargılayıp idam etmekten korkarlar ve Malta’ya sürgün ederler. Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesi Savcı Yardımcısı Feridun, 3 Haziran 1919 günü “Büyük…
-
“I. Dünya savaşından sonra Ermeni ve Rumlar geriye dönmüş ve intikam almaya başlamışlardır. İngiltere’nin arka çıktığı bu olay çok acı sonuçlar vermiştir. İngiliz Yüksek Komiseri (Ülkemizde Ateşkese uyulmasının kontrolü için bulunan galip devletlerin görevlileri) Amiral Calthrop, 6 Nisan 1919’da “Ermenilere zulümden suçlu bütün kişilerin cezalandırılması için, Türklerin tümünün idamı gereklidir.” der. Vahdettin Sıkıyönetim mahkemeleri kurarak,…
-
“Sarıkamış yenilgisinden sonra, Ermenilerin silahları toplanır. Bazı Ermeniler Kürt çetelerden dolayı vermek istemezler. Silahlar zorla alınmaya çalışılır, Müslüman halk da işe bulaşınca olaylar isyan halini alır. Türk düşmanı Mandelstam bile Van’da Ermenilerin silahlı direnişe geçtiklerini kabul etmektedir. Ayaklanma yaygınlaşır ve İttihat ve Terakki Hükûmeti Ermenileri toptan Mezopotamya’ya sürme kararı alır. Batılı kaynaklar tarafından 800 bin…
-
“Isparta’nın etkin eşrafından olan Mebus Mehmet Nadir, mebus olmadan önce, Isparta’nın İtalyanlar tarafından işgal edilmesi için, bizzat ricacı gitmiş (rica etmek için gitmiş), Sonra Mebus olunca bu davadan yargılanmış ve bu olayı doğrulamış ama bu olay örtbas olmuş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1054) kitabından…
-
“Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Başkanlığı yapan Necati Bey, “.. Tutuklu erlerin cepheye gönderilmesinde çok pratik bir yöntem bulur, yargı yetkisini Askerlik Şubesine verir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 980) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu Necati Bey, ABD Elçisi Grew’in “En kaba cinsten bir politikacı,…
-
“Dr. Reşit Galip Bey, Köycülük akımının öncüsüdür ve Ekim 1920’de bu konuda şunları söylüyor. “Bizde gelenek olmuştur, büyük memurların küçük memurlara verdikleri başlıca emir ve öğüt, eşraf (ileri gelenlerle) ile hoş geçinmektir… İllerde Valiler bile zorbaların elindedir. Hükûmet içişlerinden, evkafından (vakıflarından), tapusuna hep bunların elindedir. Adalet işleri de eşrafın elinde ve etkisindedir. .. Köylü, kendisine…
-
“Meclis, asker kaçakları konusunu görüşürken, asker kaçaklarının ailelerinin de cezalandırılması gündeme gelince, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey “… arkadaşlar Tanrı yada kul yapısı hiçbir kanun bilmiyorum ki, suçluyu değil de yakalayamadık diye evlatlarını, karısını, masum çocuklarını öldürsün, kurban etsin.. zaten biraz havada asılı bulunuyoruz ve zaten halk bizden bir şey anlamamıştır. .. Ordu ile geçinemeyeceğiz.(anlaşamayacağız)” der. …
-
“ABD Elçisi Morgenthau anılarında, Enver Paşa’nın kendisine Kapitülasyonların (ayrıcalıkların) kaldırılacağını söyleyince, Elçi şöyle der: “Türk Mahkemeleri ve Türk cezaevleri bugünkü durumlarında kaldıkça, Adli Kapitülasyonlardan vazgeçmeyi asla kabul edemeyiz.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 354) kitabından birebir alınmıştır.
-
“ABD Daimi Delegesi Robert Wımbrıe, Ekim 1922’de yazdığı raporda: “Mahkemelerde parayla iş görüldüğü, rüşvetsiz iş yapılmadığı, küçük memurların rüşvetçi olduğunu” yazıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.