Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • “Türkiye’de detektif romanlarının yazılmayışının sebebi, sorgulamalardaki tek yöntemin dayak ve işkence olmasındandır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Detektif romanlarının yazılmaması ve okunmaması insanımızın hayal gücünü ütopik yapısını zayıflatan bir gerçektir.

  • “Mahkemeler demokrasinin mabedidir. … ABD’de yerel düzeyde savcı ve yargıçların bir bölümü doğrudan vatandaşlar tarafından seçilir. Yargının yerelleşmesi hukuk devletini güçlendirir. Normal olarak, Sulh ve Asliye Hukuk mahkemelerinin, yargının bağımsızlığı ilkesi gözetilerek, il mahkemesi şeklinde İl İdaresi düzeyinde örgütlenmesidir. Bu mahkemelerin yargıç ve savcıları İl İdaresince atanmalıdır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993…

  • “..Konya Valisi Cemal, Elazığ Valisi Ali Galip ve Malatya Mutasarrıfı Halil Beylerin tutuklanarak Askeri Mahkemeye verilmeleri ve Trabzon Valisi Galip, Kastamonu Eski Valisi İbrahim ve Ali Rıza Beylerin, Ankara Valisi Muhittin Paşa’nın görevden alınmaları. Eski Hükümetin görevden aldıklarının iadeleri.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 133) kitabından birebir…

  • “23 Nisan 1923’te Lozan’da Barış Konferansı ikinci defa toplandıktan sonra ben de yeni seçimlerle uğraşıyordum. Yeni seçimlere bilinen ilkelerimizi açıklayarak girdik…. Milletvekili olmak isteyen kişiler, önce, ilkeleri kabul ettiklerini ve bu görüşe katıldıklarını bana bildiriyordu. Adayları ben saptayacaktım… Çünkü yapılacak seçimlerde ulusu kandırarak, değişik ereklerle milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğunu biliyordum. Bütün ulus açıkladığım ilkeleri…

  • “4 Ekim 1919’da Birliklere şu emri verdim: “Asker bulunmaklığımız dolayısıyla, seçimlerle hiçbir ilgimiz yoktur. … fakat ilmen ve ahlâken istenilen şartlara sahip olmayan kişilerin de seçilmemesinin temini milletin ve memleketin selameti adına bizlere borçtur. Bu konuda gayret edilmesini rica ederim.”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.…

  • “Önce seçimlere karıştırılmayacaktık, sonra benim astım (görev itibarı ile altta olan) olan bir Fırka Kumandanı ile Trabzon’dan Halit Bey ile … ve verdiği söze rağmen, bu haberleşmeye çok canım sıkıldı. 26.11.1919 tarihli telgraf; “Lazistan sancağına aday olarak, sizce uygun görülen, Rizeli Osman Efendi’nin başarısının sağlanması bizce temenni olunur Efendim. Mustafa Kemal”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz –…

  • “Mustafa Kemal’in 15.9.1919 tarihli telgrafından sonra; Bu yeni talimatla, yarbay rütbesindeki askerler, sivil bürokrasiye de amir oluyor ve itaat etmezlerse millet namına (millet adına, mahkeme gibi) tevkif (tutuklama) hakkına sahip oluyorlar. Belirli insanların tutuklama yetkisi Kolordu Kumandanlarının altına kadar inerse, millet namına diye neler olur bilinmez?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990…

  • “Yıl 1938 Cumhuriyet Savcısı Hatemi Şahsuvaroğlu’nun iddianamesinden “… Dersim’de büyük bir kısmı katil ve yağma suçlusu olmak üzere 2.700 kaçak vardır. Ele geçirilen 150, cezası kesilen ise 10 kişidir.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yerleşim Kanunu)(14 Haziran 1934) Kanunun dibacesinde (gerekçesinde, ön sözünde) “…Anadili Türkçe olmayan nüfus terekkümlerinin (yoğunlaşmalarının)  men’ine (yasaklanmasına) ve mevcutlarının dağıtılması şekillerine ve bu suretle hars vahdetinin (kültür birliğinin) korunmasına ait tedbirlerin ittihaz (alınması) ve tatbiki (uygulanması) için Hükümete kanuni salahiyet (yetki) alınması düşünülmüştür.” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 212) kitabından…

  • (Kanundan, madde madde özet çıkartıldı);   Madde 1- Tunceli’ne muvazzaf  (hâlen görevde olan subay) bir Komutan-Vâli öngörülüyor. Bu Vâli Paşa Bakanların hatta Bakanlar kurulunun yetkisine haiz (sahip) olacaktır. (1) Madde 2- Vali Paşanın, görevlilerin tayinlerini yapma ve Vilâyetin hudutlarını değiştirme yetkisi var.   Madde 9- Cumhuriyet Savcıları hazırlık tahkikatlarında (ön araştırmalarda) hâkimlerin yetkisine haizdirler (sahiptirler)…

  • “26 Mayıs 1915’de Başkumandan Enver Paşa Dâhiliye Nezaretine bir yazı yolladı. Tehcir Emri: “Ermenilerin Doğu Anadolu Vilâyetinden Zeytun’dan ve buna benzer yoğun bulundukları yerlerden Diyarbakır Vilâyeti güneyine Fırat Nehri vadisine Urfa Süleymaniye yakınlarına gönderilmesi şifahen (sözlü olarak) kararlaştırılmıştı. Yeniden fesat yuvaları meydana getirilmemesi için Ermenilerin göç ettirilmelerinde şu düşünceler esas alınmalıdır:   a)Ermeni nüfusu gönderildikleri…

  • 13 Nisan 1909 günü,  31 Mart Vakası (Eski takvime göre) meydana geliyor ve Adana olayları da başlıyor. Cemal Paşa Hatıralarında Adana valisi Asaf Bey’in basiretsizliğinden (ileriyi görememesinden)  bahsediyor. Asaf Bey Mecliste ve iki kere de Divan-ı Harp’te yargılandığı halde suçsuz bulundu. Asaf Bey Hatıralarında “Cemal Bey Vali olduğu zaman Ermeniler bayram yapmışlardı. … Ermenilere dalkavukluk…

  • “27 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasından hemen sonra İzzet Paşa Kabinesi (Hükümeti)Tehcir edilen Ermenilerin yerlerine iadelerini belirten bir tamim (resmi duyuru)yayınladı. Sevr (Sevres) Antlaşması 10 Ağustos 1920’de imzalandı.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • “15 Mart 1921 yılında Berlin’de Sophomon Tehlirian isimli bir tedhişçi (terörist) tarafından öldürüldü. Tehlirian jüri tarafından suçlu bulunmayıp, fiili taammüden olmadığı için (yaptığını önceden tasarlamadığı için) 3.6.1921 günü beraat etti.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • (SSCB Anayasası;) “Madde 12; SSCB’de iş, çalışmaya muktedir  (gücü yeten) her yurttaş için “çalışmayan yemez” ilkesine uyan bir görev ve şereftir.” Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 342) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Madde 6; Toprak, toprak altı, sular, ormanlar, büyük tezgâhlar, fabrikalar, kömür madenleri, demiryolları, hava ve suyolu ile taşıma, bankalar, her türlü ulaştırma, devlet tarafından kurulmuş olan devlet çiftlikleri, makine ve traktör istasyonları, vb. büyük tarım teşebbüsleri  (girişimleri)  ile belediye teşebbüsleri ve şehirlerde ve endüstri merkezlerinde konutların bütün çoğunluğu devlet mülkü yani bütün halkın malıdır.” Alıntı:…

  • “Saharov’un ADB Kongresine gönderdiği mektuptan; “Her millet, istediği siyasi sistemi seçmek hakkına sahip olduğuna göre, her insanın da yaşayacağı memleketi seçebilmesi normaldir. Bu ana haktan mahrum (yoksun) edilen bir millet, bu hakkı kullanmak isteyen bir tek ferdi (kişisi) olmasa dahi (bile), özgür sayılamaz.” Alıntı: Saharov’un İsyanları – Andrei Dimitrieviç Saharov, (Baskı: 1978, Sf. 197) kitabından…

  • “Türk-İş içindeki sendikalardan on bir sendikanın lideri tarafından TİP (Türkiye İşçi Partisi) kuruldu. 1971’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.” Alıntı: Milliyetçi Toplumcu Sendikacılık, Mustafa Kemal Erkovan, (Sf.48) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1961’de kabul edilen anayasa ile işçilere grev, işverenlere lokavt hakkı 247 Sayılı Sendikalar Kanunu ile tanındı. Türk-İş 1952’de resmen kuruldu.” Alıntı: Milliyetçi Toplumcu Sendikacılık, Mustafa Kemal Erkovan (Sf.46) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “20 Şubat 1947’de çıkartılan 5018 No’lu İş Kanunu sendika kurma hakkını veriyordu. Bu sendikaların grev hakkı yoktu.” Alıntı: Milliyetçi Toplumcu Sendikacılık – Mustafa Kemal Erkovan (Sf.38) kitabından birebir alınmıştır.