Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Hüseyin Avni Ulaş
-
(6 Mayıs 1922 Başkumandanlık Kanunu görüşmeleri:) Mustafa Kemal Paşa: “Bizim Meclisimiz dünyanın en demokrat bir Meclisi’dir. Şükrü Efendi (Mehmet Şükrü Bey) bilsin ki millet onun gibi düşünmüyor. Şükrü Efendi’nin dediği gibi komedya oynatmıyoruz. Efendiler Başkomutanlığın gereğini ve gereksizliğini Şükrü Efendi ve arkadaşlarının takdirine ihtiyaç yoktur. Şükrü Efendi ile arkadaşları Ordunun yalnız inhilaline (çökmesine) yardım eden…
-
(4 Mayıs 1922 tarihli gizli celsede Başkumandanlık kanununun süresinin uzatılması görüşüldü:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Aleni bir kanunun gizli görüşülmesinin anlamını arkadaşlarımdan sorarım. Bir Başkumandanlık Kanunu var, bir takım yetkiler veriyoruz. Bu yetkiler hakkında, aleyhinde idare-i kelam etmek (eleştirel konuşma) yasak mıdır? Hayır. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) bu idare-i kelam bir milletin ispat-ı rüştüne (geliştiğini…
-
(20 Şubat 1920 tarihli gizli celse:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “.. Ne yapacağımız hakkında da söylerim. Paydos yaparız, idareye paydos yaparız, idareyi halkın eline veririz. Bunu yıkarız, Ordunun mukavemetini arttırırız, askeri Hükümeti yıkarız, kuvveti cepheye veririz.” Bir Mebus; “Milletten para istemeye de yüzümüz olur.” .. Hüseyin Avni Bey (Erzurum); ” … İlk başladığımız zaman ne…
-
(19 Ocak 1922 tarihli gizli celsede pişmanlık yasası görüşülüyor:) Hüseyin Avni (Ulaş) Bey (Erzurum); ” ..Eşkıya ile ateşkes yapan eşkıya olur efendiler. … Bir fırka askerin uğradığı köyde ot bitmez efendiler.. Şunu kesinlikle biliniz ki tâkibat yapayım derken tahribat yapıyorsunuz. .. Yaram derindir… dağlarda iki bin ve daha çok eşkıya geziyor.”. Ali Fethi (Okyar) Bey…
-
(3 Ocak 1922 tarihli gizli celsede Harp Encümeni yani savaş komisyonu kurulması görüşülüyor, parantez içerisindeki ‘eksik’ kelimesi kitaptan alınmıştır:) Hüseyin Avni (Ulaş) Bey (Erzurum); “Osmanlı İmparatorluğu’nun kuralları, kanunları, idaresi bizim için yeterli görülmemiş, bir inkılâp meclisi ile millet kendi hakkını bizzat idare edecek… (eksik) .. Ne bahtiyarlık!… Tarih bunu kaydediyor, o istibdat (baskı dönemi) aranacak…
-
(11 Nisan 1922 tarihli gizli celsede Tekâlifi Milliye ve Men’i Müskirât kanunu görüşüldü. Tekâlif: Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Men’i Müskirât Kanunu alkol yasağı kanunu;) Mustafa Kemal Bey (Ertuğrul); “Kastamonu ormanları yıllık 12-15 milyon arasında gelir verir. Kastamonu ormanlarını satmalı değil hükümet işletir.…
-
(3 Ekim 1921 tarihli gizli celsede jandarma, Koçgiri ve Ümraniye olayları görüşüldü:) Emin Bey (Erzincan); “.. Ben Koçgiri olaylarını tamamıyla takip etmiş bir arkadaşınızım. Orada öyle bir mezalim icra edilmiştir ki tüyleri ürpertir. “. Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “…Böyle mezalim (zulümler) kalmamalı her şey bilinmelidir. .. Aleni (celsenin açık olması) olmasına taraftarım…” (gürültüler). Mustafa Durak…
-
Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendiler Paşa hazretlerini (Mustafa Kemal’i) severiz, fakat emrimize uyduğu için severiz, aksi halde parçalarız. (bravo sedaları) O da iftihar etsin.” .. Mustafa Kemal Paşa (Ankara)(Başkumandan); “…Evet, bağlıyız çünkü Hilafet Makamı ve Saltanat herhangi bir şahsın değildir. Doğrudan doğruya bütün İslam âleminin müzaheretiyle beraber Türkiye halkında olan o makam bizimdir. Koruduk ve…
-
(31.10.1921 tarihli gizli celsede Başkumandanlık Kanununun süresinin uzatılması görüşüldü:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “.. fedakârlığını yaptı ve gösterdi. Bu silahı saklamağa mecburuz. .. Maddi ve manevi gücün bir kişiye verilmesi bir millet için zaaftır.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1337 Bütçesi Görüşmeleri. Maliye Bakanı Ahmet Ferit Bey’in izahatı; Gelirler 108 milyon bunun 67,5 milyonu Milli Savunmaya.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 80 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994) Hüseyin Avni Bey bu celse aleni olsun diyor, “halktan neyi gizliyoruz?” Diyor.
-
(18 Nisan 1921 günü Erzurum’da çıkan Albayrak gazetesindeki yayınlar hakkında gizli celse görüşmeleri:) Hüseyin Avni Bey (Erzurum);“… Bence özgür yayınlardan değerli yazı yoktur. . Şahıslar, fertler kesinlikle hâkim (egemen) olamaz. Kanun hâkimdir.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 38, 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Büyük taarruzdan önce Bakanlar Kurulu toplanıp, Mahmut Esat Bey’in; “Yunan’ı yenersek sonunda İngiliz ile kapışır mıyız?” endişesine karşılık Rauf Orbay kesin olarak İngiltere ile kapışmayacağımızı söylüyor. Ta başından beri İngiltere’nin olaya tarafsız kaldığını vurguluyor…. Savaş devam ederken Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay’dan birkaç asker için terfi istiyor ve hükûmet bu terfileri yapınca Meclis’te kıyamet kopuyor.…
-
“Muhalifler (ikinci gurup) 8.7.1922 günü Meclis’e bir kanun kabul ettirerek, Bakanlar ve bakanlar kurulu başkanının (Başbakan’ın) doğrudan doğruya Meclis tarafından ve gizli oy ile seçilmesini sağlarlar. Bu zamana kadar Bakanlar, Mustafa Kemal’in gösterdiği adaylar arasından Meclis tarafından seçilmekteydi. Ve Mustafa Kemal bakanlar kurulunun doğal başkanı idi ancak bu görevi ona tam bir bağlılık ile Fevzi…
-
İleri Hürriyet Gazetesinin 30.10.1947 tarihli sayısında babama şu soru soruluyordu: “Kurultay CHP’yi demokratikleştirebilir mi?” Babam cevapla: “Kurultay gerçekte bir memurlar toplantısı olacaktır. Halk Partisi’nin (CHP) kuruluşunda hâkim olan zihniyetin neden ibaret olduğu çeşitli görüşlerde açıklanmaktadır. Bence demokrat kurallarına uymuş bir kuruluş değildir. Halk Partisi dünya yüzündeki totaliter yönetimlere benzer bir kuruluştur. İktidar partisi güçlü daha…
-
(Mesuliyet Mecmuasında ilk baskının ilk sahifesinde:) “Kanaatimizce mesuliyetin (sorumluluğun) egemen olmadığı ülkelerde adalet te gerçekleşmez. Bir mülkün selameti hak’tan başka hiçbir hatır ve gönül tanımaz. … Her devlet dünyayı kendisine miras kalmış bir malikâne, bütün insanlığı mevhup köle görmek ihtirasına (aşırı hırsına) tutulmuştur. Biz, tek başımıza kalsak ta, ağlanacak halimize gülmemeye karar verdik. Gücümüz, kuvvetimiz…
-
“İttihat ve Terakki Hükümetlerinde uzun süre bakanlık ve Meclis Başkanlığı görevlerinde bulunan Halil Menteşe Cumhurbaşkanı’na gazeteler aracılığı ile bir açık mektup yayınlamıştır. .. Tavsiyeleri arasında Anglo – Sakson usulü iki partili bir rejime imkân verilmesi de vardı. Babamın cevabı: “Mutlakıyet yönetiminin isminin değişmesi bile gönüllere ferahlık veriyor. Aynı kurallarla hüküm sürerken mutlakıyete, halkçı, Cumhuriyetçi demek…
-
“İnsanlık macerasını gözden geçirirken yönetenlerle yönetilenler şeklinde karşılıklı iki varlığı görüyorum. İster istemez hatırıma bir soru geliyor: Bu idare edenler sınırsız yetkilerini acaba kimden ve nereden almışlardır. Bu soruya sadece yönetilenlerin acizliğinden cevabı verilir. Yönetenler yönetilenlerin yalnız mallarına değil canlarına bile egemendirler. Tarih boyunca çeşit çeşit adlarla ceberrut (zorba) cephesini kuran tiranlar, kişisel keyif ve…
-
“Yerüstü kar ve buzlarla kaplı iken yeraltında türlü türlü kömür ve madenlerden yararlanamıyoruz. Teknik ziraat ve hayvan yetiştiriciliğinden yoksunuz. .. Doğal kaynaklarımızı ihtiyacımıza göre işlemeyi bilmediğimiz herkesçe malumdur (bilinmektedir). Mevcut okullarımız yalnız memur ihtiyacını karşılamaktadır. .. İnsan sınırlı olan yaşamında, sınırsız olan menfaat esaretinden kendisini kurtaramamıştır. Vicdanın telkini ile aklın ürünü olan yaratıcının tanınması için…
-
“Altmış yıl önce (1876) yapılmış Mebus seçimi hakkındaki geçici kanun bu güne kadar devam etmiştir. Anayasa da dâhil olduğu halde bütün kanunlar değişmiş olmasına rağmen istibdat (baskı) devrinin hürriyetlere zincir vuran bu seçim kanununun değişmemesi incelemeye değerdir. Mebus seçiminde iktidarı elinde bulunduranlar, belediye seçimiyle temel atarlar. .. Bunlar aracılığı ile ikinci seçmenler (delegeler) seçilir. Artık…
-
(Bu olayı önce Lütfü Bornovalı’nın Mayıs 1948 tarihli sayısında yazdığı yazısından izleyelim) “Hüseyin Avni bana, yirmi beş yıldır bu memlekette işkence ile yaşadım. Birçok yakınlarım da dâhil olmak üzere büyük bir kitlenin, hastalıktan korkar gibi benden kaçtıklarını gördüm. Millet ve memleket meselelerinde hizmetimi teşvik edecek şekilde bir tek yardım elinin bana uzandığını hatırlamıyorum. Milletten aldığım…