Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş
-
İleri Hürriyet Gazetesinin 30.10.1947 tarihli sayısında babama şu soru soruluyordu: “Kurultay CHP’yi demokratikleştirebilir mi?” Babam cevapla: “Kurultay gerçekte bir memurlar toplantısı olacaktır. Halk Partisi’nin (CHP) kuruluşunda hâkim olan zihniyetin neden ibaret olduğu çeşitli görüşlerde açıklanmaktadır. Bence demokrat kurallarına uymuş bir kuruluş değildir. Halk Partisi dünya yüzündeki totaliter yönetimlere benzer bir kuruluştur. İktidar partisi güçlü daha…
-
(Mesuliyet Mecmuasında ilk baskının ilk sahifesinde:) “Kanaatimizce mesuliyetin (sorumluluğun) egemen olmadığı ülkelerde adalet te gerçekleşmez. Bir mülkün selameti hak’tan başka hiçbir hatır ve gönül tanımaz. … Her devlet dünyayı kendisine miras kalmış bir malikâne, bütün insanlığı mevhup köle görmek ihtirasına (aşırı hırsına) tutulmuştur. Biz, tek başımıza kalsak ta, ağlanacak halimize gülmemeye karar verdik. Gücümüz, kuvvetimiz…
-
“İttihat ve Terakki Hükümetlerinde uzun süre bakanlık ve Meclis Başkanlığı görevlerinde bulunan Halil Menteşe Cumhurbaşkanı’na gazeteler aracılığı ile bir açık mektup yayınlamıştır. .. Tavsiyeleri arasında Anglo – Sakson usulü iki partili bir rejime imkân verilmesi de vardı. Babamın cevabı: “Mutlakıyet yönetiminin isminin değişmesi bile gönüllere ferahlık veriyor. Aynı kurallarla hüküm sürerken mutlakıyete, halkçı, Cumhuriyetçi demek…
-
“Altmış yıl önce (1876) yapılmış Mebus seçimi hakkındaki geçici kanun bu güne kadar devam etmiştir. Anayasa da dâhil olduğu halde bütün kanunlar değişmiş olmasına rağmen istibdat (baskı) devrinin hürriyetlere zincir vuran bu seçim kanununun değişmemesi incelemeye değerdir. Mebus seçiminde iktidarı elinde bulunduranlar, belediye seçimiyle temel atarlar. .. Bunlar aracılığı ile ikinci seçmenler (delegeler) seçilir. Artık…
-
(Bu olayı önce Lütfü Bornovalı’nın Mayıs 1948 tarihli sayısında yazdığı yazısından izleyelim) “Hüseyin Avni bana, yirmi beş yıldır bu memlekette işkence ile yaşadım. Birçok yakınlarım da dâhil olmak üzere büyük bir kitlenin, hastalıktan korkar gibi benden kaçtıklarını gördüm. Millet ve memleket meselelerinde hizmetimi teşvik edecek şekilde bir tek yardım elinin bana uzandığını hatırlamıyorum. Milletten aldığım…
-
“İnsanlık macerasını gözden geçirirken yönetenlerle yönetilenler şeklinde karşılıklı iki varlığı görüyorum. İster istemez hatırıma bir soru geliyor: Bu idare edenler sınırsız yetkilerini acaba kimden ve nereden almışlardır. Bu soruya sadece yönetilenlerin acizliğinden cevabı verilir. Yönetenler yönetilenlerin yalnız mallarına değil canlarına bile egemendirler. Tarih boyunca çeşit çeşit adlarla ceberrut (zorba) cephesini kuran tiranlar, kişisel keyif ve…
-
“Yerüstü kar ve buzlarla kaplı iken yeraltında türlü türlü kömür ve madenlerden yararlanamıyoruz. Teknik ziraat ve hayvan yetiştiriciliğinden yoksunuz. .. Doğal kaynaklarımızı ihtiyacımıza göre işlemeyi bilmediğimiz herkesçe malumdur (bilinmektedir). Mevcut okullarımız yalnız memur ihtiyacını karşılamaktadır. .. İnsan sınırlı olan yaşamında, sınırsız olan menfaat esaretinden kendisini kurtaramamıştır. Vicdanın telkini ile aklın ürünü olan yaratıcının tanınması için…
-
“Zavallı Hüseyin Avni, o pür feyiz (çok aydınlatıcı) ve hayırsever kafanda ne kutsal tohumlar yetiştirdin. Ne yazık ki hepsi bahtının çorak sahasına döküldüler, sadece ……… Ey anlayışlı okuyucu! Habâdini (gerisini, devamını) zekâna bırakıyorum. Onu da sen düşün, sen bul, sen bitir!“ Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 – s.…
-
Yıl 1946… İkinci dünya savaşı bitmiş ve biz de bu beladan kurtulduğumuza sevinmiştik. Halk Partisi ise milletin bu sevincinden yararlanmak ve istismar etmek (sömürmek) yerini tutmuş olacak ki 1946 seçimlerini serbest maskesi adı altında zincirlere vurmuştu… Bizzat seçim sırasında Erzurum’da idim. Bağımsız kaydıyla Mareşal (Fevzi Çakmak) ve babam (Hüseyin Avni) Demokrat Parti listesinde aday gösterilmişlerdi.…
-
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Avni ulaş 23 Şubat 1948 pazar günü sabaha karşı vefat ediyor. Kanlıca’da Küçüksu Mezarlığı’na defnediliyor. Maalesef milletimiz bu değerli insanı bilmiyor, tanımıyor. Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 – s. 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
(1) “Pek Yüksek Karakterli ve Aydın Hemşerilerim …. Bundan önceki devirlerde kişilere tapmak ve tapındırmak en yüksek terbiye olarak telkin edilmekte idi. … Meşrutiyet devresinin (1908-1918) ilk ürünü olarak hayata atıldım ve askeri görev ile karşılaştım. Ateş hattında bire bir sefaletle yanıp kavruldum… Beni ve benim gibi düşünenleri memnun etmek isterseniz gelişen olaylar karşısında fersah…
-
(Hüseyin Avni Ulaş;) “Bence hayatta en büyük başarı alçaklığa mahkûm olmamaktır. Küçük ruhlu sefillere, yüksek makamlar hiçbir şey ilave etmez. Gönül arzu ederdi ki yüksek makamları yüksek şahsiyetler işgal etsin. Bu gerçekleri araştırırken (Kurtuluş savaşı yıllarını) karşınıza resmi güçler gölgesinde ve halkın zararına olan sefil ruhlu, evlattan evlada geçen bir kötü ruhlu hortlak gibi dişlerini…
-
“Ey Aziz Kardeşim. Candaşım! Yiğit Türk! Hür ve mağrur tab’ınla (yapınla) hangi dağlarda doğmuş bir kartaldın? Meclis’te ceberruta karşı nasıl vücudunla bir savunma cephesi kurduğunu orada bulunanlar ve okuyanlar bilir. Koca bir saltanatın yıkılışını birlikte seyrettik, bu arada ne kayıplara şahit olduk?… Azminden, metanetinden (dayanıklılığından), ümidinden zerre kaybetmedin. Senin hürriyet yolundaki feryatların gençliğe ibret dersi…
-
Kandillideki yalımızda kalıyorduk.. 1923’te Birinci Meclis dağıldıktan ve sonradan girişilen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının çalışmalarının durdurulmasından sonra eski mesleği olan avukatlıkla uğraşmaya başlamıştı…. 1934’te Erzurum’dan adaylığını koymak istemesine karşın yapılan hareket 1946 seçimlerinden az önce Yeni Sabah Gazetesinde çıkmıştı. Memleketin en acı günlerinde hak ve hürriyet için çırpınan bir insan için Erzurum Belediye Başkanı, Hüseyin Avni’nin…