Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan

  • Haklarında idam cezası verilen isyanın önderi konumundaki on bir kişi, 18 Kasım 1937’de Elazığ’ın Buğday Meydanı’nda şafağa karşı asıldılar. 1936 yılı içinde sürdürülen harekât, isyanın lideri konumundaki Alişer’in öldürülmesi ve Seyit Rıza’nın da idam edilmesiyle son bulmasına karşın tedip harekâtına 1938 yılında da devam edilmesi kararlaştırıldı. Amaç, Kürt hareketini bir daha kıpırdayamayacak hale getirmekti. Askeri…

  • (Mehmet Aydoğan Kürt kaynaklarının görüşünü yazmış ancak kaynakları belirtmemiş:) “Silah toplamak bahanesiyle Yusufan Aşireti üzerine askeri bir müfreze gönderilmişti. Bu müfreze askerlerinden bazıları, fakir bir kızı taciz etmişlerdi. Bunu haber alan aşiret reisinin oğlu Fındık, askeri müfrezeye hücum ederek, bölge dışına püskürtmeye mecbur kalmıştı. Bu sebeple Mazgirt bölgesinde çarpışmalar başlamıştı.” Seyit Rıza’nın oğlu Bıra İbrahim…

  • 1937 yılı 21 Mart’ında iki yıl sürecek kanlı çarpışmaların ilk kıvılcımı çakılmıştır: “Ağaların tahrikine uyan Demenan’lılar 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut Köprüsü’nü yaktılar ve karakola saldırıya başladılar. Bunun arkasında Seyit Rıza da Sin Karakoluna saldırdı (26 Mart 1937) Sf. 477 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf.…

  • 1935 yılında ise Dersim’in “vilayet teşkilatına alınması” için bir kanun hazırlandı. Dersim’in isminin “Tunceli” olarak değiştirildiği bu kanun, Meclis’in 25 Aralık 1935 günkü oturumunda görüşüldü ve kanun kabul edildi. 2884 nolu bu kanunun birinci maddesinde, yeni oluşturulan Tunceli iline “Korkomutan” rütbesinde bir kişinin vali ve kumandan olarak atanacağı; bu valinin aynı zamanda Dördüncü Genel Müfettişliğin…

  • Raporun son bölümündeyse askeri hazırlıklar ele alınmakta ve şu görüşlere yer verilmektedir: “1. Kaza kaymakamlarına ve nahiye müdürlüklerine geçici olarak subay tayinleri (verilecek talimat dâhilinde askeri inceleme yapmak maksadıyla) yapılmaktadır. 2. Yakınlardaki askeri birliklerin tatbikatları Dersim içinde yapılmalıdır. 3. Uçakların talim uçuşları Dersim üzerinde yapılmalıdır.” Sf. 474 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı –…

  • “Doğaldır ki böylesi geniş kapsamlı ve uzun vadeye yayılmış bir işin bütçesi de olacaktır. Hazırlanan bu geniş kapsamlı raporda, birinci yıl yapılması düşünülen çalışmalar için bütçeye 1.200.000 Lira tahsisat konması istenmektedir.”  “Bu tahsisatın yarısı askeri nakliyat için, diğer yarısı da Dersimlilerin batıya nakilleri içindir. Batıya sürülmesi düşünülen ve çeşitli aşiretlere mensup bu ailelerin sayısı ise…

  • “Askeri harekât esnasında münferit evlerin yakılması lazımdır. Geçit ve boğazlarda bulunan köylerin yıkılması ve bu köylerin hükümet denetimine yakın köylere nakilleri, sarp yerlerde inşa edilen köylerin de aynı suretle yıkılması ve nakilleri gereklidir.” Sf. 472 “Bu arada harekâta başlandığı andan itibaren devlet dairelerinde görev yapan ‘yerli’ memurların değiştirilmesi istenmekte ve yerli memurlar Dersimlilerin casusudur’ denilmektedir.”…

  • ”Dersim’in bilhassa kuzey bölgeleri (Ovacık ve Nazimiye) öteden beri hükümete karşı cephe almıştır. Bu bölge çapulcuların yuvasıdır. Halen hükümete karşı küstah vaziyetini muhafaza eden Yukarı Abbasuşağı reisi Seyit Rıza ile Haydaran aşiretinin reisleri Hıdır ve Kamer Ağalar ve hükümete en çok karşı duran aşiretler de bu bölgededirler. Tarıma hiç müsait olmayan bu bölge halkının batı…

  • “Liderlerin batıya sürgün edileceğinin harekâtın sonuna kadar ifşa edilmemesi gereklidir. Aksi takdirde liderler arasında anlaşmalar ve birleşmeler görülecek, liderler adamlarını mukavemete teşvik edeceklerdir. Liderler bir daha Dersim’e dönmeyecek ve kaçamayacak şekilde batıya yerleştirilmelidir. Liderlerle birlikte ailelerinin de gönderilerek, tekrar liderlik sisteminin oluşmasının önüne geçilmesi istenmektedir.” Sf. 472 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı –…

  • 1936 yılında yapılan bu çalışmanın kapağının sol üst tarafında, “T.C. Dâhiliye Vekâleti, Jandarma Umum Kumandanlığı, III. Ş, 1 Ks, Sayı 55058” yazıları yer almaktadır. Bu yazıların biraz alt tarafına rastlayan kısımda ise “Gizli ve zata mahsustur” ortalarda bir yerde ise büyük harflerle “DERSİM” yazısı bulunmaktadır. Ancak böylesi bir belgeye “Gizli” kaydı konmakla da yetinilmemiş ve…

  • Birçok yerde sürdürülen askeri harekât Mutki bölgesinde yaşayan Baban aşireti üzerine de yöneldi. Baban aşiretinden isyana katılan herkesin yok edilmesine karar verilirken, 2. Tümen Komutanlığı 5 Temmuz 1927 tarihinde şu emri yayınladı: “Tedip (terbiye etme, edeplendirme) harekâtı, verilen emir ve plan dâhilinde yapılacaktır. Tedibat sırasında şu hususlar göz önünde bulundurulacaktır: a. Askere silah atanlar bu…

  • Said’den sonra sorguları yapılan öteki sanıkların hemen tümü, ayrıntılar hariç, benzer sözlerle isyanın planlı olmadığını, dine karşı girişilen kısıtlamalar ve medreselerin kapatılmasına tepki olarak doğduğunu söylediler. Sf. 422           Örneğin hareketin önde gelenlerinden Hanili Salih Bey, isyanın planlama değil, üzüntü sonucu birdenbire doğduğunu söylüyordu. Salih Bey, Kürtlük dâhil, hiçbir siyası akımdan haberli olmadığını, din uğruna…

  • (Şeyh Sait); -Yusuf Ziya’yı tanırım. Benim köyüme geldi. Orada meseleyi açtı. ‘Bir Kürdistan kurmak üzereyiz’ dedi. Muhaldir (hayal ürünüdür) dedim. Fikrim bunu kabul edemiyordu.” Sf. 421 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.

  • – Türklerle neden ilişki kurmuyordunuz? – Eğil, Ergani taraflarında Türkleri de davet ettim. Dinimize çalışalım dedim. – Sizinle beraber isyan ettiler mi?    – Tutan tutuyor, tutmayan tutmuyordu. – Ergani’de kimler vardı? – Şevket Efendi, Hamit Ağa ve Hacı Hüsnü Efendi vardı. – Bunlar Türk mü, Kürt mü? – Türk’türler, onlar da katıldılar.  Sf. 421 Alıntı; …

  • – Buyurdunuz ki imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Bunun şartı yok mu?  – Şartını bilmiyorum. Şer’an vaciptir deniliyor. – Bu halin imamdan kaynaklanmasına bir Müslüman isyan eder mi? – Benim niyetim böyle değildi. Şeriye şartlarını uygulamazsa dedim. – Demek ki siz, şeriattan sapma olduğu için kıyam etimiz. Amacınız ne idi? -Kitap, kıyam vaciptir diyor. Kitap;…

  • Yargıç soru sorarken olağanüstü ya da “Şeyh Efendi” diye hitap ediyor, onu saygın yere koyuyordu. Yargıçla Şeyh Said arasında geçen diyalogu, tutanakların açıklanan kısmından özetleyerek sunulmaktadır: – İsyan hareketini nasıl düşündünüz? Size ilham mı geldi? -Hâşâ, ilham gelmedi. Kitaplarda gördüm ki, imam şeriattan saparsa isyan vaciptir. Hükümete şeriat sorununu anlatmak istedik. Hiç olmazsa bir kısmının…

  • Kalabalık isyancı grubuna ilişkin iddianame kısaydı. Siyasi içerikten uzak, “kriminal bir suçlama” niteliğindeydi. Sf. 413 İddianamede, bütün dünyanın bildiği bir isyanın çıktığı anlatılıyor ama nedeni açıklanmıyordu. İsyanın iç ve dış kışkırtmalar sonucu meydana geldiği de anlatılıyordu. İddianamenin sonunda isyanın amacı “din siperi altında irticai bir bölücülük hareketi” olarak tanımlanıyordu. Sf. 414 Alıntı;  İç İsyanlar ve…

  • Şeyh Said bile, Binbaşı Kasım’ın teslime ikna için “Bana namus sözü verdiler; idam edilmeyeceksin” sözlerini, mahkeme heyeti üyelerinin dost ziyaretlerinde de dinleye dinleye idam edilmeyeceğine inanmaya başlıyordu. Verilen namus sözüne göre Şeyh, mahkemeden sonra birkaç ay Edirne’de sürgün yaşayacak, ardından halkının arasına, köyüne dönebilecekti. Sf. 413 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet…

  • Savcı Ahmet Süreyya Örgeevren baş ziyaretçileriydi. Savcı, gün boyu hücreden hücreye geçerek dostluk ziyaretlerinde bulunuyor ve ikili görüşmeler yapıyordu. Örgeevren, 15 Nisan-26 Temmuz 1957 tarihleri arasında Dünya Gazetesinde yayınlanan anılarında, “dostluk ziyaretlerini” ve Şeyh Said ile yaptığı görüşmeleri uzun uzun anlatıyordu. Savcı, onların iyiliğini düşünen adam olarak, “mahkemeden çıkıp huzur içinde evlerine gitmeleri için” ne…

  • Kasım ve akrabaları, Abdurrahman Köprüsü’nde etrafını sarıp namlu doğrultarak teslim olmasını istediklerinde, Şeyh Said Efendi ona hakaret ederek tüfeğine davranıyor. Fakat ateşlemeye zaman bulamıyor. Kasım onu teslim alıp devlete veriyor. Sf. 410 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 410) kitabından birebir alınmıştır.