Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan
-
Kararın bildirilmesinden sonra Mahkeme Başkan, Mazhar Müfit Kansu son olarak mahkûmlara şu konuşmayı yaptı; “Kiminiz kişisel çıkarlarınıza bir zümreyi alet, kiminiz yabancı kışkırtmasını ve siyasi harisleri rehber ederek, hepiniz bir noktaya yani, Bağımsız Kürdistan teşkiline doğru yürüdünüz. Senelerden beri düşündüğünüz ve tertiplediğiniz genel ayaklanmayı yaparak bu bölgeyi ateş içinde bıraktınız. Cumhuriyet Hükümeti’nin azimli ve kesin…
-
Şeyh Said’in yakalanması ile ayaklanma olayı önemini kaybetmiş olmakla beraber harekâta katılan birlikler, kendilerine verilen bölgelerde tedip ve temizlik faaliyeti ile meydana çıkacak asilerin yakalanması ve silahlarının toplanması işleriyle görevlendirildiler. Sf. 405 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKA’IN YORUMU (2007); Şeyh…
-
11 Nisan 1925’te Beşiri bölgesinde karşı harekâtla görevli 12. Alay Komutanından alınan rapora göre, 11 Nisan’da 6 saat süren bir çarpışmadan sonra Senikanlı aşiretinin dağılarak Raçkotanlılara sığındığı ve bu sebeple Senikan aşiretinden dört, Raçkotan aşiretinden üç olmak üzere yedi köyün yakıldığı bildirilmekteydi. Bu çarpışmada alay 15 ölü, 10 da yaralı vermişti. 12. Alay bu çarpışmadan…
-
Hükümetin aldığı kararlar sonucu askeri hazırlıklar hızla gelişmekteydi. Genelkurmay Başkanlığı ayaklanma bölgesindeki il ve ilçelere 9 Mart 1925’te yayınladığı şu bildirgeyle son uyarıyı da yapmış oluyordu: “Harekâta katılacak birliklerimiz hazırlıklarını tamamlamıştır. Birkaç güne kadar harekât yalnız asiler üzerine yöneltilecek ve Cumhuriyet Hükümeti’ne karşı ayaklanmış olanlara şiddetli darbeler indirilecektir. Kiğı ahalisi gibi Cumhuriyet’e sadakatlerini ve asilere…
-
Nihayet 8 Mart 1925 sabahı güneş doğarken asi kuvvetler, karşılaştıkları bu örgütlü ve azimli direnme karşısında dayanamayarak dağınık bir halde kaçmaya başladılar. Ordu birlikleri, asileri yalnız top ateşiyle takip etmişler ve şehir dışına çıkmamışlardı. Bu muharebede asiler elli ölü, altmış da esir verdiler. Ordu birliklerinden de bir binbaşı, yedi subay ve beş er ölmüş, 15…
-
23 Şubat günü hükümet, durumu ve alınacak tedbirleri Halk Partisi Meclis Grubu’na arz etti. Grupta İnönü de söz almış ve Parti Genel Başkan Vekili sıfatıyla yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ilanından sonra eski devir taraftarları ile mürteciler tarafından öteden beri yapılmakta olan kışkırtmaları birçok örnekler göstererek açıklamış ve bu olaya değinerek, olayın bugün olmasa bile ilerde nasıl…
-
Bu sırada (Elazığ) hükümet binasına giren asi lider Şeyh Şerif, halkı toplayarak maksat ve gayesinin, dini ve Kuran’ı kurtarmak olduğunu, halka katiyen tecavüz niyetinde olmadığını söylüyordu. O, bu teminatı verirken, öte yandan adamları evleri ve mağazaları yağmalamaya başlamışlardı. Bu yağmalamalar karşısında halk Şeyh Şerif’e başvurmuşsa da çapulculuk önlenememişti. Sf. 383 Bir yandan Elazığ’ı işgal eden…
-
Şeyh Said, Piran’da ayaklanmaya resmen başladıktan sonra, önce Darahini’yi ele geçirmeye karar verdi. Burası ele geçince, diğer illerdeki teşkilatlarını da ayaklandırıp isyanı süratle genişletecekti. Şeyh, bu maksatla 13 Şubat 1925 öğleden sonra Piran’dan hareket ederek 15 Şubat’ta Bicar bucağının Hakik köyüne geldi. Yolda kendisine Paro oğlu Ömer Ağa komutasında Butyanlı; Fakih Hasan oğlu Abdülhamid’in komutasında…
-
Ayaklanmanın fevri bir hareketle ani olarak patladığı hakkında Şeyh’in ileri sürdüğü iddiaya karşı; Genç Valisi İsmail Hakkı’nın İstiklal Mahkemesi’nde yapılan sorgusunda, Çapakçur öğretmenlerinden Mehmet Zeki ile eski Genç Milletvekili Hamdi Beylerin İçişleri Bakanlığı’nı ayaklanmadan çok önce ayrı ayrı uyardıkları, Ağnot bucak müdürü Tevfik Bey’in isyan propagandası hakkında valiye rapor verdiği ve nihayet asilerden Fakih Hasan’ın…
-
Örneğin Erzurum milletvekili Ziya Efendi, Kürt ayaklanmasından (Şeyh Sait İsyanından) iki hafta önce Meclis’te bu ayaklanmanın belirtisini ortaya koyan bir konuşma yapmıştı. Hoca bu konuşmasında; dansa, Marmara plajlarında erkekli kadınlı deniz banyosu yapıldığına hayli çattı. Suçun, fuhşun arttığından yakındı. Müslüman kadınların bozulmaya doğru sürüklendiğini ileri sürdü. Sarhoşluk himaye ve teşvik ediliyor, dini hisler kayboluyor, yeni…
-
4 Ekim 1921 günkü Meclis oturumunda Erzincan Milletvekili Emin Bey, Nurettin Paşa’nın uygulamalarını şöyle eleştirmekteydi: “Asi diyoruz ve üzerine asker sevk ediyoruz. Onlar hükümetin tekmil metalibini (bütün isteklerini) kabul etmiş bulunuyorlar. Nurettin Paşa’nın bunları çember içine aldıktan sonra hükümetin tekalifini daha taşdit edeceğim (şiddetlendireceğim) ‘ diyerek, çember altına aldım diyor ve tuttuğunu öldürmeye, ırzlara geçmeye,…
-
Böylece Fırat boyunu tutan askeri birlikler asi köyleri temizlemeye başladılar. Karnı Köyü’nde isyana katılanların evleri Tavginer Köyü’ndeyse bütün evler yıkıldı. Bölgenin güney taraflarında yürütülen harekâtta da köyler ve evler yakılıp yıkılmaktaydı. Pazarcık Köyü direndiği için, köy ele geçirildikten sonra tamamen yakıldı. Sf. 346, 347 Mayıs ayında çarpışmalar şiddetini kaybetmiş, olay hâlâ bir arada bulunan küçük…
-
Sonuçta Kürtler 6 Mart 1921 tarihinde İmranlı’yı sardılar. Gece çökünceye kadar süren çetin bir çarpışmanın ardından, Albay Halis’le birlikte birçok subay ve asker öldürülürken 90 er de esir edildi. Ümraniye merkezine Kürdistan bayrağı çekildi. Sf. 343 13 Mart 1921 tarihinde alınan Vekiller Heyeti Kararı’yla Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi- Olayları önlemekle görevlendirilen…
-
9 Aralık 1920’de Merkez Ordusu kurulmuş, komutanlığına da Nurettin Paşa tayin edilmiştir. 1923 yılının ilk aylarına kadar sürdürülen mücadele neticesinde Pontus çetelerinin isyanı tamamen bastırılmıştır. Bu olay]ar sırasında Pontus çeteleri tarafından 1.814 Türk öldürülmüş, 3 713 ev yakılmış, 1.800 civarında gasp ve soygun olayı gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık bu mücadele sırasında 11.118 Rum çeteci öldürülmüştür Bu…
-
18 Aralık’a süren takibatta Demirci’nin 800 adamından 700 kadarı yakalanmıştır. Araya sokulan aracılar vasıtasıyla ikna edilen Demirci Mehmet Efe 30 Aralık 1920’de teslim olmuştur. Daha önceki hizmetleri karşılığında hayatı bağışlanan Mehmet Efe köyünde sakin bir hayat sürdürerek 1959 yılına kadar yaşamıştır. Sf. 319 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap,…
-
“19. yüzyıl sonlarına gelindiğinde Osmanlı vilayetlerinin hangisinde olurlarsa olsunlar Ermeniler Müslümanlardan daha iyi eğitimli ve daha varlıklıydı. Ermenilerin çok fazla çalışmış oldukları doğrudur; ancak daha varlıklı olmalarının ana sebebi Avrupa’nın ve Amerika’nın etkisi ve Osmanlıların hoşgörüsüydü.” Sf. 265 “Bunların birincisi olan Hınçak İhtilalci Partisi -ki kendilerine Hınçaklar denir- Rusya’dan gelen Ermeniler tarafından 1877’de İsviçre’nin Cenevre…
-
Patrikhane’nin devlet aleyhindeki çalışmalarının Dâhiliye Nazırlığına rapor edildiği 1881 ve 1882 yıllarına ait şifreli yazıla Sivas Valisi Hakkı Paşa aşağıdaki hususlara dikkati çekmektedir; 1.Patrikhane, piskoposlara, ihtilal ve isyan hazırlıklarını gösteren genelgeler göndermeye başlamıştır. 2.Patrikhane, aklı başında, yaşlı, ihtilal ve isyanın Ermeni için çıkar yol olmadığını, Ermeni milletinin bundan zarar göreceğini kavrayan ve Patrikhane’nin emirlerine uymayan…
-
Kuyucu Murat Paşa, I. Ahmet’in saltanat döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Celali isyanlarını bastırmada başvurduğu sert yöntemler ve asileri kuyulara doldurarak diri diri gömmesi nedeniyle Kuyucu sıfatı ile tarihe geçmiştir. Çeşitli kaynaklara göre, Anadolu Türk halkından yaklaşık 50-150 bin kişiyi öldürttüğü tahmini yürütülmüştür. Sf. 101 Celali bahanesiyle yoksul Anadolu köylüsünün kitleler halinde katledilmesine…
-
Barkey ise bu dönüşümün bizzat devlet tarafından gerçekleştirildiğini, merkezi yönetimin güçlendirilmesi ve taşranın denetim altına alınması adına, köylülerin silahlandırıldığını ve eşkıyalığın bizzat devletin ortaya çıkardığı yapay bir hareket olduğunu Devlet, işsiz güçsüz kimselerle paralı askerin eşkıyalara dönüşmesinde en büyük payı olan aktördür. Sf. 100 Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta…
-
Tımar sistemi, Osmanlılara direkt merkezi hâzineden ödeme yapmaksızın ordu beslemelerinin topluma her türlü sosyal hizmeti götürmelerini kolaylaştıran bir sistemdi. Tımar sahibi, genellikle savaştaki hizmetleri karşılığında dirlik ihsan edilen bir sipahi olurdu. Sancak beyleri sıradan tımar sahiplerinden çok daha büyük dirlikler alır, ancak idari bakımdan onlarla aynı şekilde görev yaparlardı ve yıllık gelirleri iki yüz bin…