Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: II. Abdülhamit

  • Üçüncü eksikliğe geliyorum; herhalde Türkiye aydınının en büyük yoksulluğu anarşist damarının hiç olmamasıdır. Sf. 276 Türkiye aydını reddi hiç bilmiyor. Reddi bilmeyen Jön Türk aydını, büyük bir özveriyle, Sultan Hamid’i devirmek için eline silahı alıyor ve dağa çıkıyor; kendisinin hamidist olduğunu da bilmiyor. Mahir Çayan ve arkadaşları, Thkp, belki de hiç ihtimal vermedikleri bir zamanda…

  • “Fakat asıl deliliği Suavi ihtilali ile başlar. Ali Suavi, Çırağan’ı basıp Sultan Murad’ı tekrar tahta geçirmek isteyinceye kadar Abdülhamit örfen deliydi, sonra tıbben çıldırdı. Düşün bir kere, Suavi vakasından sonra Prusya elçisine, “beni muhafaza edin!” diye yalvarıyor. Belinde Osmanlı kılıcı taşıyan bir adamın bir kavas kadar haysiyeti yok. Bir ecnebi sefirine bunu söylemek için bir…

  • Savaşta karşımızda yer alan taraf Türklerdi elbette. Başka düşmanlar da vardı, ama bunlar Türkler kadar etkin değildi; yine de gözleri üzerimizdeydi. Ve bir gün geldi, bunlardan biri Türklerin yüzyıllar boyunca yapamadığını bir anda gerçekleştiriverdi. Sorarsanız, bu nefretle körüklenen değil, sevgiyle kotarılan bir hamleydi. (Türkler hiç olmazsa nefretlerini saklamayacak kadar dürüsttüler.) Ruslardan bahsediyorum tabii. Yeni Ruslardı…

  • Yahudilerin Filistin’e yerleşmeleri, kendilerini tarıma vermeleri olayı, yirminci yüzyılın başında büyük bir gelişme kaydediyor. İlk kurulan köylerde kişisel emek ve özel mülkiyet esasları üstünken -ki bu tip köylere «Moşova» deniliyor- daha sonra 1904 -1914 tarihleri arasında gelen ve ikinci göçmen akımına dâhil olan bir grup gencin öncülüğüyle, ortak köy yöntemi kuruluyor. İlk denemeleri 1909’da Degama…

  • Daha 1917 yılında İngiliz Hükümetinin, Siyonist liderlerle uzun görüşmeler sonunda, Balfour Bildirisini yayınlayarak, Filistin’de Yahudiler için bir vatan kurulması fikrine taraftar ve yardımcı olduğunu açıklaması, Kutsal Topraklara Yahudi göçünü hızlandırmış. 1918 yılında 56.000 kişi olan Filistin’deki Musevi nüfusu, 15 Mayıs 1948 yılında 665.000 kişiye çıkmış. Bu büyük nüfus artışının 484.000’i otuz yıllık manda yönetimi dönemindeki…

  • Kürtlerin asimilasyonu da, Yahudilerin Kudüs’te toplanmaları ve dolayısıyla İsrael Devleti de Hamit ile başlamaktadır. Sf. 325 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Kaymakam yerli eşrafın adamlarını ve sivil giyimli Kürtler olan Hamidiyeleri de silahlandırmıştı. Canavar görünümlü adamlar şehir kuşatmışlardı. Kimse kaçamazdı ve vicdan sahibi Türkler tanıdıkları Ermenilerin evlerine yaklaşmaya korkuyorlardı. Sf. 391 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…

  • Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Ermeni Soykırımı’nın sebebi Ermenilerin Türkler ve Kürtlerle eşit şartlarda yaşamak istemesiydi; ama Şeriat onlara bu hakkı vermiyordu. Bunun dışında, Türkiye’deki en zeki millet yüksek bir kültüre sahip olan Ermenilerdi; mimarlar, besteciler ve tüccarlar hep Ermenilerdi. Ermenilere muhtariyet vermemek, yeni bir Bulgaristan yaratmamak için onlar…

  • Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Birçoğu İncil’in adını kendi ebeveyninden duymuştu ve Öğretmenden ders almaya geliyordu. Biz, şarkı söyleyerek öğrenelim diye harfleri sesleriyle değil, “ayb” “ben” “gim” diye adlandırarak öğreniyorduk. Bu metotla Doğu’da Kuran’ı da öğretmişlerdi.” Sf.192 “Köyümüzün Kürtleri Ermenilerle kardeş gibiydiler. Biz Ermenilerle Kürtler arasında kardeşlik ilişkileri vardı.…

  • (Belge; 26 Rusya İmparatorluğu’nun Van’daki Konsolos Yardımcısı R. Termen’in İstanbul’daki Rusya imparatorluğu Büyükelçiliğine Gönderdiği 9 Nisan 1907 Tarihli Rapor.) Dün gece Van valisinin bana aşağıdaki bilgileri aktardığını bildirme şerefine nailim. Vali gizlice Rusya’ya giden ve daha sonra Türkiye’ye geri dönen Ermenilerin Rusya’ya göç ettirilmesine dair İstanbul’dan emir almıştır. Ayrıca vali, sınırdaki Rus yetkililerinin zorla göç…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) İlginçtir ki, Türk memurlarından biri fedailerin mahkemesine başvurarak bir Ermeni’nin kendisine borçlu olduğunu ileri sürmüş ve borcunun ödenmesini talep etmiştir. Dava onun lehine sonuçlanmıştır. Eski vali Tahir Paşa, bu tür mahkemelerin mevcudiyetinden haberdardı ve anlatılanlara göre bu mahkemelerin kısmi…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Eşlerini, kardeşlerini ve onlarla birlikte yuvalarını kaybeden kadınlar, tüm bunların yanında bir de her türlü zulme karşı korumasız kalıp hükümetten hiç bir destek bulamayınca devrime hazır yeni bir sınıfı oluşturuyorlar. Bunların bir kısmı, devrim hareketine aktif olarak katılıyor, belgelerle…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Ermenilerin bu şekilde göç etmelerinin vilayete zarar verdiğini anlayan Türkler, sorunu onların durumunu iyileştirerek değil de, onların yerine Müslüman Çerkezleri yerleştirerek çözmeye çalışıyorlar. Hükümet, Müslüman Çerkezleri zorla Ermeni köylerine yerleştiriyor ve onlara en iyi toprakları veriyor. Ayrıca onları her…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 8. Yönetimin Satılmış ve Ahlaksız Olması Müslümanların eğitimsizliği yüzünden memuriyetlerin çoğuna, yüksek rütbeli kimselerin tanıdıkları ve destekledikleri kimseler atanıyor. Birçok memuriyet gizli olarak adeta satın alınıyor. Dolayısıyla da eğitim görmeyen cahil memurların sayısı az değildir. Böyle kişilere özellikle jandarma…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 6. Müslümanlara Silah Taşıma İzninin Verilmesi Kanunlara göre Kürtler, silah taşıma hakkına sahip değiller, ancak hükümet bu konuda onlara baskı yapmadığı gibi destek vermektedir. Köylerde, şehirlerde, hatta Van’da Kürtler, ellerinde silahla dolaşıyorlar. Hristiyanların ise silah bulundurmaları yasaklanmıştır. Bu da…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 1. Kürtlerin Hâkimiyeti Ele alığımız bölgelerin (Van ve Bitlis vilayetleri) halkını, toplum yapısı olarak ikiye ayırmak mümkündür: Aşiretler ve reaya. Aşiretler, akraba birkaç köyden oluşan topluluklardır. Her aşirette boy aristokrasisi mevcut olup, söz konusu aristokrasinin en yaşlı üyesi, aşiretin…

  • (Belge; 22 Rusya İmparatorluğu’nun Van’daki Konsolos Yardımcısı R. Termen’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General-Kvartirmeysterma Gönderdiği 6 Kasım 1906 Tarihli Rapor.) Genel olarak Kürt aşiretleri her gün başka bir yeri soyuyor ve bu faaliyetleri neredeyse tamamen cezasız kalıyor. En büyük zararı silahsız reaya, yani Ermeniler, Nasturiler ve Kürtler görüyor. Söz konusu reaya sınıfının durumu gerçekten de…

  • Sultan bu sefer Dersim ormanlarını yakmaya, tüm o yüce dağları çıplaklaştırmaya karar verdi. Amacına ulaşmak için Batum’dan Dersim’e, Trabzon üzerinden büyük miktarda petrol getirtti. Her şey hazır olduktan sonra, Kuzuçan ve Çarsancak’tan başlayarak petrolü ormana serpip ateşe verdiklerinde, herkesi şaşkına çeviren bir şey oldu; bu sefer de doğa Osmanlılara karşı çıktı. Hava bulutlandı, dağlar karardı,…

  • Sultan silah zoruyla Dersim’i kendisine bağlayıp emellerine alet edemeyeceğini anladı. Diğer Kültlere yaptığı gibi, daha önceden planladığı son bir yola başvuracaktı, Yeniçeriliği, Hamidiye Alayı adıyla tekrar kuracaktı. Sf. 168 Reislerin bir kısmı sultanın önerilerini reddedip çetelerini toplayıp çevredeki köy ve kasabalara saldırdılar, talan edip ateşe verdiler, insanları kılıçtan geçirdiler. Sultan hem şaşırdı hem de öfkelendi.…

  • Bu durum altı-yedi yıl sürdü, ta ki sultan sonunda sürdürdüğü bu uzun savaşların isyankâr Dersimde boyun eğdiremeyeceğini ve bir yarar da sağlamadığını hissedene kadar. Tersine, Dersimlilerin içlerindeki savaşçı ruhu daha da körüklemiş, Osmanlı devletine yarar getireceğine iki, üç katı zarar vermiş oldu. Çabalarının böylece tümüyle boşa gittiğini görünce Dersim vilayetini dağıtmak zorunda kaldı. Yani devlet…