Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: II. Abdülhamit
-
“İsmail Hami Danişmend; “Musikiyi, Guatelli ve Lombardi adında iki İtalyan öğretmenden öğrenmişlerdir, Sultan Hamit’in garp (batı) müziğini şark (doğu) müziğine tercih etmesi, işte bundandır. Özellikle Türk müziğini hazin bulduğundan bahsedilir.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ali Fethi (Okyar) Abdülhamit’i tahttan indirildikten sonra Selanik’e götürüyor. “Hiç şüphesiz şahsen merhametli idi. Otuz üç yıllık saltanatında icrasını emrettiği ölüm fermanı sayısı on bir idi.” diyor. Mithat Cemal Kuntay: “Hamit üç şeyden korktu: Hal’ edilmek (tahttan indirilmek), öldürülmek ve idam cezası vermek. Abdülhamit, eniştesi Mahmut Celalettin Paşa’yla Sadrazam Mithat Paşa’yı Taif Kalesinde boğdurtarak öldürttü.…
-
“Her yer ve pozisyonda görevlendirme yaparken mutlaka zıtları yan yana koyuyordu…. Hem bunların kendisine karşı birlik olmalarını önlemiş, hem de sürekli bilgi gelmesini sağlamış oluyordu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 363) kitabından birebir alınmıştır.
-
“…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir. Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor. Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor. Yerine aklı…
-
“Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir. Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur. Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…
-
“Sultan Hamit casusluk ve siyasi polis faaliyetlerini düzenlemek için bu konuda uzman olan İntendandurrant Fleischer’i Türkiye’ye davet ediyor. Fleischer Türkiye’ye danışmanlık yapıyor. “Çalışmalarım başarılı oldu.” diyor. “Türkler, bütün geri kalmış toplumlar gibi, üstün bir taklit ve izleme kabiliyetine sahiptir.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…
-
“Mithat Paşa Büyük Tuna’ya vali atandığı zaman “Köy Sandıkları” kuruyor. (1863) …. üç yıl sonra yani 1866 da Osmanlı Hükümeti bütün Vilâyetlerde bu tür sandıkların kurulmasını emreden kanun çıkarmıştır. . .. Bu sandıklar sonradan Ziraat Bankası’nı oluşturmuştur. Sandıkların çalışmasını Müslim ve gayrimüslim halkın temsilcileri denetliyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…
-
Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor. … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir. Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…
-
“Babıâli’nin ilk tercümanlarından Yahya Naci’nin torunu, Yahya Naci bir Bulgar mühendisi iken din ve uyruk değiştirip, Osmanlı oluyor. Ve Ahmet Vefik de babasından birçok dili daha iyi biliyor. Lehçe-i Osmanî’yi yazıyor, Bursa da vali iken tiyatroyu kuruyor. Ahmet Vefik 73 ve 3 günlük sürelerle iki defa Sadrazamlık yapmış ve “Bana Sadrazam değil Başvekil deyin” diyen…
-
“Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir. Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir. Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…
-
(İlber Ortaylı’nın II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı kitabından;) “Colmar Freiherr Vo der Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. On iki yıllık ilk çalışma döneminde Harbiye Mektebi’nde ders kitabı olarak okunmak üzere 4000 Sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı.” “Öncelikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden…
-
“Namık Kemal’in oğlu Ekrem Bolayır’a Babası sürgünde iken bile Abdülhamit çok ilgi gösteriyor. Maalesef 1933’te Üniversitelerdeki Kemalist devrim sırasında tasfiye ediliyor (okuldan atılıyor). Namık Kemal’in bir beyti: Musırrım (ısrarlıyım), sabitim ta can verince halka hizmette Fedakârın kalır ezharı (yüzü, görüntüsü) daima kalbi millette.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Sürgündeki Ziya Paşa ve Namık Kemal’in eşleri ve çocukları rahat ve bolluk içinde, İngiliz mürebbiyeler, dadılar, aşçı ve hizmetliler var evlerinde. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 574) kitabından not olarak alınmıştır.
-
“Yenilik hareketi,… yeni bilim adamı ve yeni aydını yaratmak demek… eskisini ortadan kaldırmak demek… Selim bunu biliyor. Sf.128 “Avrupa’ya fen ve maarif talim eylemek için ilk talebe İshak Bey’i, Üçüncü Selim Avrupa’ya gönderdi. Üçüncü Selim 1793 yılında İhtilal Fransa’sının Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, Türkiye’de görev yapacak uzmanlar istiyor. Tahta geçişinin ertesinde… devlet büyüklerinden, ordu bürokrasisinin…
-
“Büyük Padişah Selim ne yapılması gerektiğini saptayabilmek için devletin ileri gelenlerinin görüşlerini istedi. Başta Sadrazam (Başbakan) Koca Yusuf Paşa olmak üzere yirmi iki kişiden lâyiha (görüş bildiren yazı) istedi ve Nizam-ı Devlete dair lâyihalar (devlet düzenlemeye dair görüşler) bu şekilde ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
(Hazırlayan İsmet Bozdağ’ın notu: Abdülhamit, sürgünde iken, 1. Dünya savaşı yıllarında ülkemize gelen, Gazete de Lausanne muhabiri Jean Felix’e şunları söylüyor:) “Cavit Bey, çağdaş maliye konularını hakkıyla bilen, zeki ve cerbezeli (konuşkan, karizmatik) bir zattı. Osmanlı İmparatorluğunun maliyesini düzeltmek ve geliştirmek gayretindeydi. Fakat her inkılâp memleketinde olduğu gibi, askerler, karşısına büyük engeller çıkartmışlar, özellikle savaşa…
-
“I. Meşrutiyetin Meclisi olan Meclis-i Mebusan’da (1877), 93 Rus Harbinde Ermenilerin Ruslara yakınlaşması görüşülürken Halep Mebusu Ermeni Manok Karaca Efendi: “Ben, Hıristiyan ve Osmanlı mülkünde bulunan Hıristiyanların büyük kısmı olan Ermeni Milletinden bulunduğum için, umum Hıristiyanlara da dâhilim (genel Hıristiyanların da içindeyim) Ve bu sebeple, bu konuda fikrimi söylemeye hakkım vardır. Ermeni Milleti, beş yüz…
-
“Oğlum Abit Efendi benimle konuşurken, bu Mustafa Kemal Bey’le tanıştığını söyledi. Sonradan Paşa olmuş, hem de burada Beylerbeyi Sarayı’nda tanışmışlar. Şaşırdım! “Burada ne arıyormuş?” dedim. “Yüzbaşı Salih Bey’in (Salih Bozok, Abdülhamit’in koruması, sonradan Mustafa Kemal’in yakın adamı oldu.) arkadaşı” dedi. Ara sıra arkadaşı Salih Bey’i görmeye gelirmiş, Abit Efendi ile de bu münasebetle dost olmuşlar.…
-
“… beni büyük bir saygı içinde dinleyen Enver Paşa’yı tetkik ediyordum (inceliyordum). Naciye Sultan’la evliydi…. Öfkeli ve muhteris (hırslı, ihtiraslı) bir insan olduğunu hemen fark ettim. Tuhaftır bana Hüseyin Avni Paşa’yı hatırlattı, yalnız onun kabalığı Enver Paşa’da nezakete, zekâsı da kurnazlığa dönüşmüştü. Bu çeşit insanlar bir yere bağlandılar mı, hele menfaatleri de besleniyorsa, sadakatlerine hudut…
-
“Saray’da kolera vakası çıkar, saray doktorları farklı görüşler öne sürer, Saray’da mikroba inanmayan doktorlar bile var. Tahlil için Osmanlı devletinin büyük destek ve himayesini görmüş olan Pasteur’dan eleman istenmiş, önce Şantimes’i gönderip hastalığı teşhis etmiş sonra da onun yerine meşhur Nikol’ü yollamış. Türkiye Bakteriyoloji ilmini bu Nikol’e borçludur.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…