Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: II. Abdülhamit

  • “…bana bir mektup gönderdi…”Kanun-u Esasiyi (Anayasa’yı) ilandan maksadımız, Saray’ın istibdadına (baskısına) hitama (son verme, hitam: son, hatim: sonuna kadar) Zat-ı Şahanelerine vazifelerini öğretmektir.” diyordu. Mithat Paşa’nın İngilizlere satılmış olabileceğine inanmıyorum.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Sadrazam’ın Padişah’ına yazdığı mektup, Cumhuriyetin…

  • “İngiltere her türlü fitneyi Masonluk kanalından yürütmeye devam ediyordu.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Serasker (Osmanlının Genelkurmay Başkanı)Hüseyin Avni Paşa’nın İngilizlerden para aldığını bilirdim. Bir devlet adamı başka bir devletten para alıyorsa onun hizmetini de görüyordur. Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa’nın yoldaşıydı, birlik olup amcam Abdülaziz’i tahttan indirmişlerdi. Mithat Paşa da Hüseyin Avni Paşa gibi İngiltere yanlısı bir politika izliyor ve her halinden İngilizlere güvendiği görülüyordu.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra…

  • “Mithat Paşa’nın konağında her akşam, Namık Kemal Bey, Ziya Bey (Şair ve yazar Ziya Paşa) ve Rüştü Paşalarla diğer arkadaşlarının toplanıp içtiklerini ve ileri geri konuşmalar yaptıklarını öğreniyordum Bir seferinde Mithat Paşa’nın “Hanedan-ı Osmaniden hayır gelmez. Cumhuriyet’e gitmekten başka çare kalmadı. Bunu nasıl sağlamalı dersiniz? .. Âlemde bugüne kadar Âl-i Osman denilmiş, bundan sonra da…

  • “Sait Paşa gerek Sadrazam (Başbakan) iken gerek değilken, kendisi ile ne zaman istişare (danışma, görüşme) yapsam, kesin bir kanaat söylemezdi. Sorumluluktan, kamuoyundan, tarihten ve bunlar kadar, benden korkardı. Bu korkular ve kuşkular, ondan kesin bir söz söyleme kabiliyetini götürmüştü.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 32) kitabından birebir…

  • “Bence, bir millet için afetlerin en büyüğü savaştır. Zaferle sona erenleri bile milleti bitirir, yorar.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • “.. Üstelik tutumu da meşrutiyetten çok despotluğa yakındı. Mithat Paşa’yı tanıyanlar rey’inde (tercihlerinde) ve tutumunda ne kadar müstebit (diktatör, istibdatçı) olduğunu saklamazlar.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dünyada hiçbir ihtilâl görülmemiştir ki yıkmakta gösterdiği başarıyı, yapmakta da gösterebilmiş olsun.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968- Sf.16) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Memur sürü sürü, gereksiz yere o kadar çoğaltmışlardı ki, Abdülhamit zamanında devlet İşkodra’dan Basra’ya, Trabzon’dan Yemen’e kadar iken 80 bin memur vardı, Bunlar bu orduyu (memur ordusunu) iki üç yıl içinde iki misline çıkarmışlardı. Fakat bu sefer devlet Edirne’den başlıyor, Musul’a bile varmıyordu. Fantezi ve nafile israf o kadar çoktu ki bu vergilerle bütçeyi 200…

  • “Bu çiftlikte Marmara Havuzu adıyla ve o şekilde bir havuz yapmış, boyu 280 metredir. Suyunu uzak bir gölden getirtti. Müthiş masraf oldu Ankara’daki çiftliği, zorla halkın elinden arazisini alarak yaptı. İki yerli aileden Alişanzadeler bizzat bana anlattılar. Bozok Salih gelip, çiftliklerinin Gazi’ye satılmasını söylemiş. Onlar razı olmamışlar. Bir gün Salih tapu memuru ile gelmiş “Çiftliğiniz…

  • “Bir patlak; Bahriye (Denizcilik) Bakanı Topçu İhsan Yavuz’un tamiri ve havuzun (Yavuz gemisinin tamiri için onun çekileceği tamir havuzu) yapımı işinde önemli rüşvet almış. Bu işi Mebus Dr. Fikret ile birlikte yapmış. Bunları Yüce Divan’a veriyorlar. Gerçekten Yavuz çürük yapılmış, çatlamış, hapsettiler. Tuhaf! İrtikâptan (yolsuzluktan) iki yıl sonra hesap soruluyor. İsmet Yüce Divan olayından birkaç…

  • “Abdülhamit zamanında bütün Çerkezleri, Sivas ve Çukurova’da toplayıp istiklâl yapmak (bağımsız yapmak) istediler. Abdülhamit işin önüne geçti. .. İngilizler Papaz Fru, Sait Molla ve Ali Kemal’ler tarafından idare edilen İngiliz  Muhipler (sevenler) Cemiyetini oluşturuyor….. Milli Kıyam (Milli ayaklanma, kalkışma) ve hareket binefsihi (kendi kendine, yourself) ve her tarafta millet tarafından düşünülmüş ve yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım…

  • “Erat (erler) ve halk çok dindardı, genç subaylar dini ihmal ediyorlardı. Cemiyet-i Muhammediye bunları değerlendirmiştir. Bunların başı Hamdi Çavuş’tur. Hamdi Çavuş 31.03.1909’dan önce Saray’a gider, Padişahı görmek ister, göremez, Mabeyincilerden (Padişah Özel kalemi) birisine Padişahın başa geçmesini rica eder. Abdülhamit reddeder, bunun üzerine Hamdi bir sabah erkenden kendi askerlerini ayaklandırır, nerede bir subay görürlerse tevkife…

  • “Seçim Kanunu Abdülhamit’in ilk döneminde yapılmıştı. İki dereceli seçim idi. Bu seferki seçim tek dereceli seçim. .. Yaşımın otuz iki ay geçmiş olduğu anlaşıldı. En genç Mebus olduğum için kâtip oldum.“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Dr. Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): İki dereceli…

  • “Bir şeyi ve hakkı söylemek lâzım. Abdülhamit her şeye rağmen borç ödemiş, borç yapmamıştır. Bu borçlar Mecit (Abdülmecit) ve Aziz (Abdülaziz) zamanları israfatındandır. .. Bu borca İttihatçılar epeyce borç kattılar.”      Alıntı: Tek Adam 3, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Her devirde emperyalistler borçlananı seviyor, ödeyemeyene kızıyorlar.

  • “27/28 Nisan 1909’da biri Türk; Arif Hikmet Bey, biri Ermeni; Aram Efendi, biri Yahudi; Emanuel Karasu, biri Kürt veya Arap, biri de Arnavut bir heyet Abdülhamit’e Padişahlıktan indirildiğini bildirdiler.” Alıntı: Tek Adam1, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.

  • “II. Abdülhamit’in (1876-1909) tahta çıkmasıyla meşrutiyet idaresine geçilir İlk Meclis-i Mebusan 19 Mart 1877’de açılmış ve 13 ay sonra 13 Şubat 1878’de kapatılmıştır. 23 Temmuz 1908’de II Meşrutiyet ilan olunur ve Meclis-i Mebusan yeniden açılır.” Alıntı: Tek Adam1, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf.138, 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her Alay’ın başında tek bir harf okumasını dahi bilmeyen bir Kaymakam (Yarbay)dikilmiştir. Bu Kaymakamlar da o aşiretin eski ağası idi. Yine her Alay’da Aşiret Ağasının arkasından iki Binbaşı ve Aşiret ileri gelenlerinden dört Yüzbaşı, sekiz Mülâzım (Teğmen) vardı. Bunların hiç biri okuma yazma bilmezdi. 1893 yılında bu Hamidiye Alaylarının Kaymakamları, Padişah’ın huzuruna çıkmışlar, Abdülhamit bunlara…

  • “Sultan Abdülhamit, Jön Türklere ve İttihatçılara karşı, Kormancolardan 36 tane Hamidiye Aşiret Alayı kurmuş her Alayın 1200 adet atlı mevcudu varmış.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi, Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu görüş ilginç, başka kaynaklarda Hamidiye Alaylarının Ermenilere karşı kurulduğunu belirtiyorlar, kısmen de Kürtlerden asi Aşiretlere…

  • “İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Rabeck, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a “Sadrazam Damat Ferit bana geldi. Bana, anlaşmaya (Mondros’a) göre Kürtler ayrı bir devlet olacaktır, Kürtler hiçbir zaman Mustafa Kemal’i sevmezler, çünkü o Bolşevikliği istiyor. Siz Mustafa Kemal’den nefret ediyorsunuz çünkü o sizin yaptığınız anlaşmayı kabul etmiyor. O halde Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı birlikte kullanalım…