Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: II. Abdülhamit
-
(Abdülhamit); -Pekala. Fakat bu Yahudi’nin Hilâfet Makamında işi nedir? Karasso Türk Padişahına; -Efendimize yirmi beş milyona yaptıramadığımızı Cemiyete dört yüz bin liraya yaptırdık. Sf. 159 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hazine-i Hassa-i Şahanelerinin (Padişahın özel bütçesinin) ve Hazine-i Mâliyenin (Maliye bütçesinin) içinde bulunduğu sıkıntıları göz önüne alan Musevi Cemaati kulları, Hazine-i Hassa-i Şahaneye beş milyon ve Hazine-i Maliyelerine yirmi milyon, toplam yirmi beş milyon altın lirayı emirlerinize amade kılmışlardır. Efendimiz Hazretlerinin bu naçiz (küçük) yardımlarımıza bir karşılık ve lütuf olarak Filistin’de Yahudi kulları için gerekli…
-
Enver Paşa Mersinli Cemal Paşa’ya; “Bizim bütün günahımız Sultan Hamid’i anlamamak ve Siyonizm’e alet olmaktır.” Sf. 157, 158 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 157, 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İleride mukaddes topraklarımızda bir Yahudi Hükümeti kuracakları muhakkak olan bu taifeye merhamet ediyorlarsa medeni Avrupalılar ve Amerikalılar onları kendi memleketlerine kabul etsinler.” Sf. 85 Alıntı; Yahudiler Dünyayı Nasıl İstilâ Ediyorlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1962 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007); Abdülhamit’in Filistin’de Yahudi yerleşimine izin verdiği de biliniyor.
-
Yahudiler, Beylikler Döneminden, İsrail Devleti’nin kuruluşuna değin, Osmanlı toprakları üzerinde huzurlu bir yaşam sürmüşlerdir. Tarihsel süreçte Fatih ile başlayan koruma şemsiyesi hanedan zincirinde aralıksız devam etmiştir. İstanbul’daki Hahambaşılık Kaymakamlığı daima saygı görmüş ve kimi istekler doğrudan Sultan’a iletilebilmiştir. Öyle ki, Theodore Herzl, II. Abdülhamit’ten Yahudiler için özerk nitelikli bir İsrail yerleşimine izin vermesini istemesine karşın,…
-
İsrael’in kurucuları, Osmanlı toprağı Filistin’e, en çok Hamid ve Jön Türk iktidarlarında yerleştiler. Kesin rakam yok, 1882-1903 döneminde, 20 binle 30 bin arası Yahudi Osmanlı toprağı Filistin’e göç etmiş.. .1904-1914’de 40 bin, asıl kurucular bunlardır. Sf. 335 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.
-
Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük,…
-
Abdülhamid yönetimi ile Almanya arasında gelişen dostluk neticesinde, 1899 sonlarında Bağdat demiryolu hattının ön imtiyazının Almanlara verilmesi üzerine, tedirgin olan bir kısım İngiliz çevreleri ile çıkarlarını İngiltere’ye bağlamış olan bazı Osmanlıların; bütün Osmanlı borçlarının ödenmesi karşılığında Filistin’de toprak isteyen ve bu isteklerini elde edemeyen Siyonistlerin desteği, hattâ katılmasıyla Jön Türk akımı birden canlılık kazandı. 2…
-
Önceden beri Balkan devletlerinin aralarında anlaşmalarına engel olan şey kilise ihtilâfı idi. Bulgaristan, Rum Ortodoks Kilisesinden ayrılarak millî kilisesini kurdu, Fener Patrikhanesi ise bunu kabul etmeyerek Bulgar Kilisesini aforoz etti. Sırbistan da millî kilise davasındaydı. Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan ve Osmanlı Makedonya’sında bulunan okul, manastır, vs nin hangi cemaate ait olacağı hususunda büyük anlaşmazlıklar doğdu ve…
-
Sultanın dini nedenlerle uzun süre ertelediği elektriklendirme projesi tamamlandı, tramvayları artık atlar çekmiyordu. Yaz günleri Haliç tezekten çok çamur kokuyordu. Paris’teki gibi “metro” adı verilen bir tünel, Galata’yı Pera’ya, yani yoksul halkı Avrupalı seçkinlere bağlıyordu. Delikanlılar ilk otomobillere gönül veriyordu. Bizler domuz, tavşan ya da kabuklu deniz hayvanlarına hâlâ el sürmediğimiz halde, kaşer et (dinî…
-
(Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;) “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen harekette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121 “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir…
-
1891 yılında Sultan Hamit tarafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu kuruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mallarını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşaları da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…
-
Kadın hakları Cumhuriyetten çok önce girmişti, Hamit, pek çok kız okulu açtı. Devlet işlerinde daha çok kadın çalıştırmaya gelince, savaşlarda çok erkek kırılmıştı, mecburiyet vardı. Sf. 139 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mustafa Suphi ve arkadaşlarının ölümlerinden sorumlu tutulan dönemin İttihatçısı ve Kuvayı Milliye yerel komutanı Yahya Kaptan Sivas’ta yargılandı, beraat etti. Ancak bir buçuk yıl sonra arabasında öldürülmüş olarak bulundu. Bir yıl sonra konuyu Meclis’e taşıyan Trabzon milletvekili Ali Şükrü kaçırıldı ve boğularak öldürüldü. Ali Şükrü’yü öldüren, Yahya Kaptan’ı da öldürdüğü iddia edilen Topal Osman’dı. Ulusal…
-
Gözleri maviydi. Bu nedenle ağabeyi II. Abdülhamid, “nazarı değer” diye onunla görüşmekten kaçınırdı. İki kardeş on dokuz yıl birbirlerini hiç görmemişlerdi! Sanırım bu tek olgu bile Osmanlı Sarayı’nda yaşayanların ruhsal durumunu göstermektedir. Özellikle son otuz iki yıl içinde Dolmabahçe Sarayı’ndan dışarıya hiç çıkmadı. İstanbul’u gezmesine, halkla konuşmasına II. Abdülhamid döneminde hiç izin verilmemişti. Alıntı; Efendi…
-
Hareket Ordusu’na katılan gönüllü Yahudiler için o günlerde şarkı yapıldı: “Köylerdeki gençler Ve Selanik’ten birçoğumuz Gönüllü olduk Askerliğe gittik Ya Hürriyet gerçekleşecek Ya kanımız akacak Türkiye’ye olan aşkımız için!.. Türkler, Yahudiler ve Hıristiyanlar Hepimiz Osmanlılar Ellerimizi tutuşturduk Kardeş olmaya yemin ettik İstanbul için hareket edeceğiz Kötülerle savaşacağız Türkiye’yi kurtarmak için!..’’ Türkiye’de Ladino şarkıları söylemesiyle…
-
Selanik Merkez Komutanı Albay Nâzım Bey korkunç bir hafiyeydi. Yıldız Sarayı’na bildirmek üzere 397 kişilik tevkif listesi hazırladığı bilgisi İttihatçıları telaşlandırdı. Albay Nâzım’ı ortadan kaldırmaya karar verdiler. Üstelik bu suikastı Nâzım’ın kayınçosu Binbaşı Enver sayesinde yapacaklardı. Binbaşı Enver, ablası Hasene’nin eşi Nâzım’ın ortadan kaldırılmasındaki görevi seve seve yerine getirecekti. Çünkü biliyordu ki, eniştesi ablasına hep…
-
Siyonistlerin Filistin’de Yahudi devleti kurma isteklerine başta Moiz Kohen, yani namı diğer Munis Tekinalp gibi Osmanlı Yahudileri karşı çıktılar; onlara göre Yahudi göçmenler Osmanlı topraklarına gelmeli ve özgürce yaşamalıydılar Osmanlı‘yı, daha sonra da Türkiye’yi Kenan ülkesi. İsrailoğulları’nın kutsal toprakları olarak değerlendiriyorlardı. Sf. 105 İzmir Alliance Okulu müdürü şöyle yazar: “Türkiye dindaşlarımız (Yahudiler) için vaat edilmiş…
-
Bu arada II. Abdülhamid ile Theodor Herzl’in görüşmeleri sürerken, 1904’te Herzl öldü ve temaslarıyla birlikte tüm çabalar yarım kaldı. Sf. 105 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din düşmanlığı yaptığı, devlet içinde devlet kurmaya çalıştığı iddialarıyla, başta Papa XII. Clemens olmak üzere, Fransa hükümeti ve Hollanda hükümeti masonlara savaş açıp, locaları kapatınca; 1748’de Osmanlı da daha “emekleme dönemindeki” masonluğu yasakladı. Ancak masonluk, III. Selim (1789-1807) döneminde yeniden ortaya çıktı; 1839’dan sonra ise yaygınlaştı. Sf. 83 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) –…