Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Zira gerek Porikli Derviş ve gerek Göbürgeli Baba, Bektaşilerde hizmet etmiş olduklarından Caferi mezhebi ile Bektaşilik arasındaki bazı farklar dolayısıyla bunu bir Bektaşi inanışı olarak da düşünmek mümkün olur. Mesela bu ayrılıklar arasında en mühimi Bektaşilerde babalık belden değil elden gelir. Yani veraset sureti ile babadan oğula geçmez Hizmet ve liyakat ile teslim taşma ve…

  • (Veysi Turan’ın ‘Nazım Ve Nesir Hazreti Virani Baba’ adlı kitabının 78 ve 79 sayfaları) Nazar eyle eya talip, Alidir cümle zat ullah Ali şanında saddakna, Ali nuruna eyvallah Ali ateş, Ali bad, Ali ab, Alihak Ali Fikir, Ali Akıl, Ali aşk ve hayatullah    Bu nazmı ile Viranî; Alinin Allah’ın kendisi olduğunu tasdik ederek Ali nuru…

  • Yine Porikli dervişe göre Ali, ay; Hasan ile Hüseyin de Şehper, Şehper diye belirtilen yıldızlar olduğuna göre gün’ün yani güneşin de açıklanması gerekir. Bu da her halde Sünni akidelere aykırı geldiği ve Kur’an’ın açık anlamında adı geçmediği ve Hristiyanlıktaki teslis (üçleme) şüphesini uyandıracağı korkusu ile adı gizlenen Hızır’dır. Aralarında “Ah Muhammed, Hızır” diye adlandırılan bu…

  • Uzun müddet Hacı Bektaş dergâhında hizmet ettikten sonra köyüne dönen ve çevresinde oldukça saygı toplayan Pülümür’ün Fem köyü halkından Porikli (1) Derviş adında okuryazar olmayan bir zatın söz arasında açıkladığına göre: “Âlem bir kubbedir. Bu kubbenin altı duman üstü dumandır. Havada yalnız bir ışık, bir nur, bir yeşil kandil vardır. Bu kandil hazreti Fatıma’dır ve…

  • Dersim’in Kızılbaş Zazalarının gizli kutsal kitabı Dürrü Meknun’dur. Sf. 405 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır.

  • Erkek Kamışı Anadolu’da tamamen bir Türk mezhebi olan Bektaşiliğe de girmiş bir semboldür, Erenköy Bektaşi dergâhının çeşme lülesinin Erkek Kamışı şeklinde yapıldığı söylenmektedir. Sf. 91 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bedreddin akıl konusunda başka bir yaklaşım getirerek, aklın Tanrı’yı kavrayamayacağını ileri sürer. “Tanrı’nın kavranması aklın sınırlarını aşar. İnsanın akıl gücü Tanrı’nın büyüklüğünü, kudretini kavramak için yeterli değildir. Tanrı’nın varlığı tüm evreni tamamlar. Evrenin varlığı yine Tanrı ile varoluşundandır. İbadetin koşulu ve kuralı yoktur. Tanrı her türlü ibadeti kabul eder.” Sf. 39 Alıntı;  İç İsyanlar ve…

  • (Elisee Reclus, “Lazistan, Ermenistan ve Kürdistan” çev. “Miyapan”, Vağarşabad, 1893, Alıntı;) “Ermeni ve Kürt yaylalarında yaşayan aşiretlerde tüm Müslüman ve Hıristiyan tarikatlarının yanı sıra Mazdaizm’den bilinçsiz izler de vardır. Kızılbaşlar (bu kelime Afganistan ve birçok Doğu ülkesinde Pers ırkına ait insanlar için kullanılır) çoğunlukla Kürt’tür. Bu tarikata ait 400.000 insanın 15 bini Türkmen soyundandır. İki-üç…

  • Dersimliler aynı zamanda güneşe, aya, çeşitli parlak yıldızlara (gezegenler), şafağa, günbatımına, havanın çeşitli durumlarına, her birine birer anlam yükleyerek huşuyla taparlar. Aynı şekilde ateşe, suya, toprağa, taşa, oduna, bitkiye, ağaca vs. de inanır, tapınırlar. Sf. 125 Kuraklık yıllarında, yeni ölmüş birinin kafasını (ölü yakınlarından gizli) keserler ve götürüp nehrin veya gölün kıyısına gömerler ki yağmur…

  • Dersimlilerce sayılacak en kutsal şey erkândır (amentü veya Musa’nın asası). Biri Musa’nın asasına küfür etmeye cüret etse Dersimliler fena halde öfkelenir, hatta ölümle tehdit ederler. Seyitlere ve dedelere göre Musa atalarıdır ve kimi de kendilerinin, özellikle seyit ve dedelerin onun soyundan geldiğini iddia ederler. Sf. 123  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…

  • Dersimlilerin kendine özgü, hiçbir kitaba bağlı kalmadan, sözlü olarak aktardıkları bir dinleri vardır. Ama bu dine ne ad verilir bilemiyoruz. Ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Musevi. Hepsinin karışımı; eski ve yeni tüm dinlerin karışımı. Görünüşe göre Museviliğe daha yönelimlidirler. Museviliğe ait dini ritüeller hemen büyük ölçüde onlarda da görülür ama Tanrı tarafından gönderilen tek…

  • Yiyecek ve içecek pazarlarından meyhane, bozahâne gibi yerler ayrı bir semtte kurulmuş olup acâip ve garip seyredilecek yerlerdir. Bütün kefere ve sapıklar buralarda mevcut olup toplam üç yüz kırk aded meyhâne vardır. Her birine yüzer, iki yüzer atlı yolcular konup, içip göçerler, misafir olurlar, dinlenirler. Hem hândırlar, hem meyhânedirler. Ev sahibi kefereler hayâsızca şarap satıp,…

  • Şahlarının ölüsünü yerler. Ateş yaksalar ateşe taparlar. Onun için ölülerini ateşte yakarlar. Ama bunların bir iyi halleri var: Asla yalan söylemezler, yalan nedir bilmezler. Zina, .livata … nedir hiç bilmezler. Bütün kadınları yüzleri açık gezerler. Erkekleri ne kadar çirkinse kadınları o kadar güzeldir. s. 504 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya…

  • Hatta bir gün Muncak Şah’ın bir oğlu ölmüş onu ateşte kebap ederek yağını ve kanını akıttıktan sonra yemişler. Hem güle oynaya yemişler. Hâkim geçerken beni de sofraya çağırıp: «Gel padişahımın oğlundan sen de yemiş ol» dediler. «Ya adam eti yenir mi?» dedim. Onlar da «Bah yenir, ya biz onun etini yiyoruz ki canı birimizin canına…

  • Kalmuk kavmi Hulûlî mezhep (ruhların birinden birine geçtiğine inanma) oldukları için ölümden korkmazlar, «ölürsem ruhum filan kadının karnındaki filana canım girer veyahut karımın karnına canım girip yine dünyaya gelirim,» diye ölümden korkmazlar. s. 503, 504 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik,…

  • Buralarda hiç gıybet, kötülük, gevezelik, sövme kötü düşünce, kibir, kin ve düşmanlık yoktur. Ama başka kavimlere düşmanlık ederler. Üzerlerine gidip mallarını yağmalarlar. Bütün Kalmuk kavmi on iki padişahlıktır. Her biri beşer, altışar yüz bin adama sahiptir. Hepsinin dilleri birbirlerine başka olup on iki dilleri olduğu inşallah yerleriyle birlikte yazılacaktır. Karanlık dünyaya varınca dünyayı sarmış çeşitli…

  • Kalmuk ne Hıristiyan ne Müslüman, bir alay Mecûsi kavimdir. Ama onlarda yalan ve çekiştirme olamaz. s. 449 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, s. 449) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çerkezlerin Âyini: Yemeğe başlarken ağaç sofraları meydana getirirler. Bir bal mumu yakarlar. Herkes balmumuna bir kere «Dânü dânü Mâmelük» deyip muma tapınır. Ondan sonra yemek yemeğe başlarlar. Yine yemekten sonra muma öyle deyip sofrayı kaldırırlar. Bir garip âdettir. s. 420 Bu Çerkez kavmine kâfir desek o an aman zaman dinlemeden adamı öldürüverirler. «Lâilaheillallah» derler ama…

  • Şu da gariptir: Bu Kürtlerin çevresine bir çizgi çizsen, o çizginin dışına çıkmaları imkânsızdır. Ancak biri gelip o yuvarlak çizginin bir tarafını bozarsa o çizgiden dışarı çıkar! Yoksa o çizginin içinde öleceğini bilse dışarı çıkmaz. Bu diyarda bir köpek doğursa şenlik yaparlar. Bir siyah köpek ölse, soğan suyu ile yıkayıp kefenleyerek ahlıya vahlıya köpek mezarlığına…

  • I. Johannes-Paulus’un papalığı otuz üç gün sürdü. 29 Eylül 1978’de öldüğünde, yanında kimse olmadan ölen ilk papa oluyordu. Otopsi yapılmadı. 1975’ten beri doktorluğunu yapmış Profesör Giovanni Rama çağrılmadı. Normal bir ölümle öldüğü açıklandı. Ölüm nedeni ve saati meçhul kaldı, dijitalinle zehirlendiği iddiaları kanıtlanamadı.  . Ama bir şey kanıtlandı: Gladio kendini merak edenleri affetmiyordu. s. 135…