Kategori: İnsani Bilimler
-
Hatırlayacaksın, Sultanahmet’te duvar yazılarım vardı; gecenin belli veya belirsiz saatlerinde aklıma ya da içime düşenleri duvara yazıyordum. Bunlardan birisi şöyle; «Ben görmeyince daha iyi görüyorum». Dün sabah aldığım notu da aktarayım: «Dizlerim tutmuyor, aklım açıldı». Her ikisinde de bir bağlantı var; teorik insan, somut’tan uzaklaştığı ölçüde gerçek’e daha çok yaklaşıyor. Sf. 57 Alıntı; Ermeni Rahiple…
-
Bu fiil, “seçim”, eğer “seçkin” olanı çıkarmıyorsa, “seçim” yoktur. Sf. 469 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 469) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tekelistan’da seleksiyon yoktur; deseleksiyon var. Hem darvinizm’in ve hem de kapitalizm’in yok olduğu yere “tekelistan” diyoruz. Roman yazarlarının dahi tayin edildiği topraktayız; “boğuluyoruz” demek istiyorum. Sf. 12 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aslında Güneş Dil Teorisi’nin temelleri 1932’de kabul edilen Türk Tarih Tezi ile atılmıştı. Bilindiği gibi bu teze göre tüm medeniyetlerin yaratıldığı yer Orta Asya’ydı ve Türkler bu bağlamda dünya yüzündeki tüm medeniyetlerin kurucusuydular. Sf. 110 Öte yandan fizyolojik araştırmaların da gösterdiği gibi insanın doğal olarak çıkarabileceği ilk ses ‘a’ sesi olmalıydı. Bu ‘a’ sesinin sürekli…
-
Bu sıralarda Anadolu’daki Doğu Roma idari yapılanması şöyleydi. Anatolik Teması: Merkezi Konya idi, Konya, Isparta, Burdur, Afyon, Kütahya’yı içine alıyordu. Armenyak Teması: Merkezi Amasya idi, Amasya, Samsun, Sinop, Çorum’u içine alıyordu. Trakezyen Teması: Başkent Efes’ti, Aydın, Uşak, Manisa, Denizli’yi kapsıyordu. Optimon Teması: Merkezi İzmit’ti, Kocaeli ve Sakarya çevresini kapsıyordu. Opsikyon Teması: Merkezi İznik’ti, Bursa, Balıkesir,…
-
425 yılında, 2. Theodosius Constantinopolis’de bir üniversitenin kurulması emrini verdi (İstanbul Üniversitesi). Başkent olduktan sonra kente imparatorluğun dört bir tarafından hatip ve filozoflar akmaya başlamıştı. Kurulan üniversitede 31 öğretim üyesi görev aldı. Bu aynı zaman da 31 kürsü demekti: 10 Latin, 10 Yunan grameri, 5 Yunan bilimi ve felsefesi, 3 Latin hitabet sanatı, 1 felsefe…
-
Sıfırdan bir yazı sistemini geliştirmek, başkalarından ödünç alıp kendine mal etmeye göre akıl almaz derecede güç olmalıdır. Yazının bağımsız olarak icat edildiği iki yer vardır, Mezopotamya ve Meksika. Sümerler M.Ö. 3000 yılında, Meksikalılar ise M.Ö. 600 yılında yazıyı bulmuşlardır. M.Ö. 3000’e kadar giden Mısır yazısı ve M.Ö. 2000’e giden Çin yazısı da, bağımsız yazılar olabilirler.…
-
Sizinle paylaşmak istediğim belli başlı iki nokta var. Bunlardan ilki; genlerimizin değişmez olmayıp, çeşitli etkenlere göre değişebildikleri gibi, kayda değer bir keşif. Alıntı; Genetik Zekâ (Yaşamın İlahi Sırları) – Kazuo Murakami, (Kozmik Kitaplar, 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.
-
Haham Josue; “Akıl artık gökte gizli değildir ve Şeriat te artık göklerde bulunmamaktadır. Şeriat yere inmiştir ve onu anlayıp izah etmek de insan aklının işidir.” Sf. 199 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gizlilik, hem zorluğun ve hem de heyecanın kaynağında yer alıyor. Sf. 438 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 438) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kabuk yiyenler ve hep kabuk görenler, hiç şaşırmazlar, pozitivisttirler; bilim pozitivizmin reddindedir. Çünkü gerçek bâtınidir, dinsel anlamda işaret etmiyorum ve görünenin çok altındadır. Çünkü bilim derin’i keşfetme sanatıdır. Sf. 409 Bilim kütleseldir, kütlenin sormayı unuttuğu bir toplumda, bilim olabileceğini düşünemeyiz; bilim kütlenin içindedir. Bunun anlamı korsakof olmuş bir toplumda bilim adamı da eninde sonunda korsakof…
-
Galileo’yu düşünce tarihinde önemli yapan, hep aynı hızda gitmenin değil, hız değiştirmenin önemli olduğunu bize öğretmesidir. .. Ricardo ve arkasından Marks’ın işaretleri de bu yönde oldu, dikkat ve merakımızı hep değişikliklere ve özellikle normalden sapmalara çevirmemizi bir düşünce normu hâline getirdiler. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 328)…
-
Korkunun sonucu daha mı korkutucudur, kalenin karnının korku olduğunu biliyoruz; çünkü kuranlar da, yaşamak için içine sığınanlar ve hatta yıkanlar da aşırı korkanlardır. Kale, anti – korkudur, böyle de düşünebiliriz; .. Anti – terörün terörden daha acımasız olduğunu tarihten biliyoruz. Ayrıca Engels de sık sık hatırlatıyordu, en acımasız ve o zamana kadar hiç denenmemiş terörü…
-
Tarihçinin avantajı, bir tekil olayı, önceleyen izleyen olaylar sistemi içinde çözümleme imkânına sahip olmasıdır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.
-
Toplumsal bilince, tarih bilincine sahip olmayan kişiler, her yeni duruma rahatlıkla uyarlar. Yeni siyasal ve toplumsal düzenlemelere karşı eleştiri yapamazlar. Sf. 60 Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
-
29 Haziran 1338 (1922) tarihinde İçtima: 65. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri. Hüseyin Avni Bey Muvazene-i Maliye Encümeni (Bütçe Komisyonu) Mazbata Muharriri (Tutanak yazıcısı) Seçildi. Sf.138, 143 Siirt Mebusu Mustafa Sabri Efendinin Mensubin-i İlmiyenin Derecâtiyle (din adamlarının rütbeleri ile) Kisve-i İlmiyenin Âlâmet-i Farikasına (din adamlarının üniformalarına) Dair Takrir; (Din Adamlarının Kılık Kıyafeti İle İlgili…
-
Altyapı aslında üst yapıyı belirleyen faktör olarak şekilleniyor. Fakat üstyapı meydana geldiği zaman, üstyapı ortaya çıktığı zaman altyapıdaki çekişmeleri de alt yapının ileriye doğru aşamalar yapmasını da önlüyor. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 100) kitabından…