Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnsani Bilimler

  • “Engels’e göre insan meydana gelişini iş’e borçludur. “İnsanı yaratan ‘iş’ dir.””  Sf.78 Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 78) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Sovyet felsefesine göre şuur: 1- Maddenin, özel bir şekilde organize edilmiş olan insan beyni maddesinin,  “mahsulü” (ürünü), fonksiyonu ve sıfatlarından başka bir şey değildir. 2- Bu şekilde anlaşılan bir şuur maddi değildir…… Bu şuur anlayışına karşı idealistler derler ki: madde dışı bir faaliyet, onun amili (sebebi)olan madde dışı bir cevherin (öz’ün) yani ruhi manada bir…

  • “Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.” Alıntı:…

  • “… kâinatın zaman bakımından bir başlangıcı olmadığını ispat etmek, aynı zamanda yaratılmamışlığının da ispatı demek değildir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 57) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • Engels  “Bütün varlıkların temel şekilleri mekân ve zamandır ve zaman dışında bir varlığın mevcudiyetini düşünmek mekân dışında bir varlık tasavvur etmek (tasarlamak) kadar büyük bir saçmalıktır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 42) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Her hangi bir nebuladan bize ulaşan ışığı prizmadan geçirerek kendi tayflarına ayırırsak, tayf çizgilerinin kırmızıya çalan bir mahiyet arz ettikleri görülür. Bu normal olarak bir “Çifte Tesir”in varlığını gösterir. Yani ışık kaynağının aynı zamanda dünyadan da uzaklaşmakta olduğu şeklinde yorumlanmasını gerektirir. Eğer bu kırmızıya kayma yorumu isabetli ise, nebulaların bizden uzaklaşmakta oldukları ve bize uzaklıkları…

  • II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor.  Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef  “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …

  • “Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı.  ..eğer…

  • “Evvela tabiat belirli bir gelişme basamağına eriştikten sonradır ki, insan şuuru (bilinci) onun mahsulü (ürünü) olarak meydana gelmiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Pozitivizm, bu güne kadar gelen metafizik felsefeyi reddeder ve ilmin kendi kendine yettiğini açıklar. Bu suretle bütün felsefenin temel meselesi olan düşünüş ve varlık arasındaki ilişkinin açıklanmasını isteyen bir sorudan kaçınır ve bunun çözümlenemez olduğunu söyler.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil…

  • “Nesneleri, birbirleriyle çelişmelerinden doğan hareket içinde gören bir felsefe anlayışıdır. Metafizik ise, nesneleri birbirinden mahiyetleri  (yapıları)  itibariyle tecrit (izole) ederek onları bu değişmeyen vasıflarıyla (sıfatlarıyla) inceleyen bir görüş tarzıdır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Engels “Bütün Felsefenin Temel Sorusu” başlığı altında şöyle diyor; “Bütün felsefenin bilhassa zamanımız felsefesinin büyük temel meselesi, düşünüş  (das denken) ile varlık (das sein) arasındaki ilişkinin izahıdır. Kâinatın herhangi bir şekilde daha sonra yaratıldığını iddia edenlere idealist gurubun, tabiatın önceden var olduğunu savunan ve tabiata öncelik veren diğerleri ise materyalizmin çeşitli okullarına mensupturlar.” Alıntı: Bugünkü…

  • “Onların (Marks ve Engels’in) materyalist tarih anlayışına göre: Tarihin itici kuvveti olarak kendini gösteren faktörler, tüketim maddelerinin üretim tarzından ibaret olan maddi karakterli unsurlardır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 23) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Marks “Filozoflar dünyayı sadece çeşitli şekillerde yorumlamakla yetinmişlerdir ama sorun, onu değiştirebilmektedir.” diyor. Ve gene Marks “Tabiat kanunlarının bilinmesi, nasıl ki tabiata hâkim olma imkânı veriyorsa, aynı şekilde sosyal gelişme kanunlarının bilinmesi de, sosyal ilişkilerin bilinçli olarak yeni bir şekle sokulmasını mümkün kılar” diyor.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı…

  • “Milli kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran; milli kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin de özellikle bilgilerden mürekkep (terkip edilmiş, düzenlenmiş) olmasıdır. Vatan, milli kültür dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun kabından ibarettir.” Alıntı: Türkçülüğün Esasları – Ziya Gökalp (s. 57, 58) kitabından dil içi çeviri yapılarak alınmıştır.   BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ne kadar ilginçtir ki bütün…

  • “Diyalektik Materyalizme göre kanun: “nesneler, tezahürler (olayların belirtileri) ve olaylar arasında beliren ve onların kendi iç tabiatlarından ve mahiyetlerinden (içeriklerinden) meydana gelen belirli ve zaruri bir ilişki durumudur.” Diyalektik Materyalizme göre yalnız tabiatta değil, insan toplumunun gelişmesinde de, zaruri şekilde kanunlara uygunluk vardır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları,…

  • “Teoloji ilmine göre hedeflerin nesnelere yön tarif edici tarafı vardır. Eğer böyle ise, meselâ bir organın yaptığı işe göre yapısının meydana gelmesi ve organlarda yenileşme hareketleri gibi hususları, hedeflerin tayin ettiği kabul ediliyorsa, gerekir ki, tabiatın bu hedefleri kendi başına tespit etmesine imkân yoktur. Bunları ancak âlemler üstü akıllı ve mücehhez (cihazlanmış, donanımlı) bir sebebin…

  • “Engels’in belirttiği gibi, diyalektik, Hegel’de baş aşağı dururken, kendileri onu tekrar ayakları üstüne oturtmuşlar ve böylece onu idealist hüviyetinden çıkartarak materyalist bir hüviyete sokmuşlardır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 7) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “İbni Haldun “Büyük devletler, medeniyetle ilişkisi az olduğu için saflıklarını, aktifliklerini ve ataklıklarını koruyan göçebeler tarafından kurulmuşlardır.” O, toplumların gelişmesinde ekonomik yaptırımların başlıca etken olduğunu ileri sürmektedir. Ve devlet idaresinde dini yönetimi reddeder.” Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan  (Sf. 163, 165) kitabından birebir alınmıştır.