Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Irkçılık

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) Sincan-Uygur bölgesindeki Türklerin dini tandanslarının yüksek olması ve RTE’nin bu gruplara yakınlığından, açıklamalarından, Türkiye’de barındırılıyor olmalarından (sadece lider Rabia KADİR ABD’de ABD kontrolündedir) AŞIRI RAHATSIZDIR. ÇİN için 1. sıradan tehdit kabul edilen Sincan-Uygur Türkleri ile AKP ilişkisinden dolayı ÇİN, RTE ve AKP’yi kesinlikle istememektedir. s. 185 Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun…

  • Şapka Devrimi’nden sonra fes bir kenara atılmış, herkes şapka giymeğe başlamıştı. Şapkayla beraber, bunu giyecek olanların kafa ölçüleri de ortaya çıkmıştı. 1930 yılında Ankara’dayız. O zamanın Milli Eğitim Bakanı olan Dr. Reşit Galip elindeki bir makineyle herkesin kafatasını ölçüyor. Dolikosefal mi, Brakisefal mi? Yani biz hizmetkârların konuşmalarına göre hayvan mı, yoksa insan mı? Hatırımda kaldığına…

  • Militan örgütlenmeye giden ülkücüler, komünizme karşı şiddeti “meşru” sayıyorlardı. Onlara göre, devlet komünistlere karşı pasifti. Yükselen sol dalgayı önlemek için polis hiçbir şey yapmıyordu! O zaman onlar yapmalıydı! Bunun için 1967 yılının yaz başından itibaren “komando kampları” açtılar. Komando kampları fikri ise Özel Harp Dairesi’nin ilk başkanı Daniş Karabelen’e aitti. Ülkücüler bu kamplarda “eski subaylar”…

  • İstanbul’daki Rum ve Ermeni aileler 15 Ağustos 1955 sabahı evlerinin kapılarına ve duvarlarına çizilen haç figürüyle uyandılar. Bazılarının evleri de isle yani soba kurumu ile işaretleniyordu. Sf. 77 Karabelen’in yeni görevine başladığı günlerde. 6 Eylül 1955’te DP Milletvekili Mithat Perin’in Ekspres gazetesinde Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayımlandı. İkinci baskıyla manşet yapılan haberin devamında…

  • (6-7 Eylül 1955 İstanbul Olayları) Başbakan Adnan Menderes de 12 Eylül günü Meclis kürsüsünde olayın komünistlerin kışkırtması olduğunu açıkladı! Sf. 82 Bu özel mahkemelerin (Beyoğlu Özel Mahkemesi) iddianamelerinde 1.886 kişi tahrip, 1.622 kişi hırsızlık. 595 kişi yağma, 333 kişi tahrik, 21 kişi kundaklama ve 3 kişi dini kurumlara saldırmakla suçlandı. Tutuklananlar ayrıca yabancı devletlere karşı…

  • Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada Mahkemelerinde polisin neden olayları seyrettiğinin cevabı ortaya çıkacaktı. Polise “Hırsızlık ve yangın olayları dışındakilere göz yumun emri verilmişti. Sf. 80 Olaylar sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Berkan Tümerkan Yassıada’da o geceyi söyle anlattı: “Olaylardan üç saat evvel, yani saat dörtte bize Emniyet Müdürlüğü’nün merkezinden bir emir geldi.…

  • İstanbul Örfi İdari Mahkemesi’nde gö­rülen dava sonunda 29 Mart 1945’te 14 sanık beraat ederken 10 sanığa çeşitli cezalar yerildi. Ceza alan isimlerden biri de Alparslan Türkeş’ti: 9 ay 10 gün hapis.. Cezaevinde yattığı süre cezasını karşılayınca tahliye edildi. Sf. 27 Askeri Yargıtay, Turancılık Davası’nda verilen cezaları bozdu ve tüm sanıklar 31 Mart 1947’de beraat etti.…

  • Nazi istihbaratının Sovyetler Birliği Birim Başkanlığı yapan Reinhard Gehlen, Hitler’in beyinlerinden biriydi Doğu Yabancılar Orduları Komutanı olarak Sovyetler Birliği’ne karşı savaşırken yenileceklerini anlayan Gehlen’e göre Hitler’den sonra komünizmle ancak Amerika mücadele edebilirdi. Bunun için 1945’te Amerika’ya teslim oldu. Sf.23 Gehlen, uyguladığı büyük işkence yöntemleriyle Sovyet’ler Birliği ve komünistler hakkında ciddi bilgiler toplamıştı. Bu bilgileri dikkatlice…

  • 26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…

  • Osmanlı hükümetinin Doğu Anadolu vilayetlerinden bir buçuk milyon kadar Ermeni naklettirmiş olduğu ve bunlardan altı yüz bin kadarının yollarda kısmen öldürülmüş ve kısmen de açlık ve sefaletten ölmüş olduklarını kabul edelim. Fakat Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinin Ruslar tarafından istilası sırasında oralarda oturan Türk ve Kültlerden acaba ne kadarı Ermeniler tarafından en barbarca cinayetlerle…

  • Nakil ve tehcir sırasında meydana gelen vakaların sebebine gelince: Bunu yukarda açıkladığım Kürt ve Türk unsurlarıyla Ermeni unsuru arasında altmış – yetmiş seneden beri devam edegelen düşmanlık hissine atfetmek zaruridir. Asırlardan beri bir arada yaşayan bu üç milleti yekdiğerine can düşmanı yapan Moskof siyasetinin Allah belasını versin. 1915 tehciri esnasında yapıldığını duyduğum cinayetler cidden nefrete…

  • İstanbul’da pek çok Türk aileleri komşuları bulunan Ermenileri kendi evlerinde saklamış, ölümden kurtarmak gibi eser-i muhabbet göstermişlerdi. Birçok rical-i devlet İstanbul’daki gümrük hamalları vasıtasıyla yapılan Ermeni katliamını nefretle karşılamış ve facianın önüne geçilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan çekinmemiştir. Sf. 346 Takriben iki seneden fazla devam eden bu katliamlar sırasında Kürt ve Türklerden pek…

  • Katliamdan ve boykotun başlamasından hemen sonra Yahudiler hızla Urfa’yı terk etmeye başladılar ve bir yıl içinde Urfa’da bir tek Yahudi kalmadı. Yahudiler Urfa’yı terk ederlerken mal ve mülklerini son derece düşük bedellere satmak zorunda kaldılar. Sf. 446 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 446)…

  • Urfalı Yahudiler tarafından “Siverekli” olarak çağrılan İshak Hayim Şorkaya küçük bir esnaftı ve sakin bir hayat sürüyordu. Ancak en büyük oğlu Hayim’in (Haymun) davranışları onu sürekli endişelendiriyordu. 17 yaşındaki Hayim çalışmayı reddediyor, babasından sürekli para talep ediyor, reddedildiğinde kavga çıkarıyordu. Hayim 1944 yılında ailesiyle ilişkisini kesti ve evden ayrıldı. Urfalı Şeyh Muhammed’in telkiniyle 1945 yılının…

  • Abrevaya’nın Betty Ross adındaki İngiliz gazeteciye verdiği demecin Yeni Asır’da yayınlanan Türkçe çevirisinin tam metni şöyleydi: Fransızca olarak, “Türkiye’de hiçbir vakit, ne dinî ve ne de İktisadî Yahudi aleyhtarlığı olmamıştır” diyerek, söze başladı ve devam ederek, “sureti umumiyede, Yahudi aleyhtarlığı hissi bu iki kaynağın birisinden veya her ikisinden doğan bir his gençlikten ileri gelir fakat…

  • Gad Franko iki kere ölmüştür. İlk ölümü Varlık Vergisi sırasında Aşkale’ye sürülmesiydi. Orada zulüm görmedi ama manevi olarak öldü çünkü Atatürk’e inanmıştı ve böyle bir şeyin meydana gelebileceğini düşünememişti. Bundan dolayı Varlık Vergisi onun için muazzam bir hayal kırıklığıydı. Varlık Vergisi ile sadece bütün ekalliyetlerin değil bilhassa Yahudilerin ekonomik nüfuzunun sona erdirilmesi hedefleniyordu. Bundan da…

  • Emil Haim Franko da aynen kız kardeşi gibi babasının İzmir Valisi Rahmi Bey’le iyi dost olduğunu ve 1915 Ermeni tehciri sırasında babasının tembih ve ricası üzerine Rahmi Bey’in Ermenileri tehcir etmediğini hatırlıyordu. Bir diğer hatırladığı nokta ileriki yıllarda Rahmi Bey’in Gad Franko’yu yazıhanesinde ziyaret ettiğinde sürekli kendisine “beni bırakmadın, Ermenileri kesemedim” şeklinde serzenişte bulunmasıydı. Sf.…

  • Gad Franko veya kimi zaman kullandığı sıfatlı adıyla Milaslı Gad Franko, Tek Parti döneminin önde gelen hukukçularından biri aynı zamanda bir fikir adamı ve Türkiye Yahudilerinin Türkleşmeleri gerektiğini savunan cemaat liderlerindendi. Sf. 109 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aralarında eski İstanbul Valisi Esad Bey de olmak üzere resmî erkân Samuel Bey’e büyük sevgi besliyordu. Emniyet mensupları kendisine ‘‘Kemal Bey” veya “Kemal Ağabey” diye hitap ederlerdi. Samuel Bey’in Cumhuriyet dönemindeki faaliyetleriyle ilgili bilgi çok azdır. Oğluna göre 1934 yılında Trakya’da Yahudi nüfusunun yoğun olduğu kentlerde gerçekleşen Yahudi karşıtı gösteri ve yağma girişimi babasını son…

  • Başta Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun tamamının, çok partili demokrasi döneminde de başta Celâl Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere tüm Devlet erkânının özel diş hekimi ve aynı zamanda sırdaşı olan dişçi Sami Günzberg bir diğer örnektir.        Eski bir İttihatçı olup, 1928 yılında yayınladığı Türkleştirme kitabıyla Cumhuriyet’in kurucu atalarının, bir milletler ve…