Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…
-
Şeyh Sâîd Hazretleri, Modan aşireti reisi Fakih Hesen’i, eski müftü Hacı İlyas Dalberî’yi yine müftü ve Molla Hûsnî’yi de inzibat memuru olarak görevlendirir. Genç’den sonra sıra Hani’ye gelmiş, Hani de kısa sürede fethedilmişti. Şeyh Sâîd kuvvetleri halkla beraber Hani meydanında zorbaların sultasından kurtulup Allâh’ın hâkimiyeti Hani beldesini de gafletten kurtardığı için cemaatle birlikte “şûkr” namazı…
-
Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…
-
14 Şubat 1925’te Dara Hani’ye yarım saatlik mesafedeki Kupar köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, geceyi burada geçirmeye karar verir. Bu sırada Şeyh Sâîd’in önünde giden kuvvetlerin Genç’i ele geçirdikleri haberi Kupar’a ulaşır. Ertesi sabah şehre giden Şeyh Sâîd halka vaaz verir: “Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım; zâlim de değilim, bozguncu…
-
Şeyh Sâid kıyâmında Bingöl’ün Genç ilçesi “Geçici Başkent” ilân edilmişti. Geçici olmasının sebebi de şuydu: Esas başkent Amed (Diyarbakır)’dir. Ancak henüz ele geçirilmemiştir. Kıyam başlayalı zaten bir gün olmuştur. Genç ise kıyamın başladığı gün Genç halkı tarafından teslim alınmış ve küfür rejiminden kurtarılmıştır. Peki, neden Genç başkent seçilmiştir? Birincisi, hareketin başladığı yere (Pîran’a) yakındır. İkincisi,…
-
Mîr Sâlihi Hênê, Fakih Hesen, Molla Hesen, Şeyh Şerifi Palewî, Şeyh Sâîd’in kardeşi Şeyh Tâhiri’ye anında haber veriliyor. Yani, “hâdise patladı ve herkes tedbirini alsın” diye bildiriliyor. Herkes, bulunduğu mıntıkadaki karakollara, devlet kuruluşlarına ve postanelere el koyuyor. Genç, Palu, Hani, Ergani ve Lice gibi olayın bulunduğu yörelerdeki bütün devlet birimleri teslim oluyorlar. Şeyh Sâîd Hazretleri…
-
Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd…
-
Şeyh Sâîd, yeni kurulan rejim hakkında fetvasını vermiş ve kıyam (ayaklanma) kararı almıştır. Şeyh Sâîd eve döner ve 2 Ocak 1925’te hanımına durumu izah ederek evden ayrılacağını ve devlete karşı ayaklanacağını söyleyince hânımı karşı çıkar: “Bey bey! Bizi bırakıp da nereye gidiyorsun? Sen gidersen bizim namusumuzu kim koruyacak? Bizim namusumuzu hiç düşünmez misin?” Ama Şeyh…
-
1924 yılı ilkbaharında Zûlkarneyn (Bitlis) eski milletvekili Yusuf Ziyâ, Kalikala (Erzurum)’ya gidip Hâlid-i Cibrî’nin (Cibranlı Halit’in) evinde bir hafta misafir olur. Verilen bir kararla aşiretlerin de yardımıyla bu yeni çizgiye ortak bir “dur!” demenin imkânı araştırılacaktı. Şeyh Sâîd, yeni rejimin bu anti – İslâmî yapısından hiç hoşnut değildi. O, karşı koymayı her zaman için düşünmüştü.…
-
1865 yılında, Mezra (Elâzığ) ili Palo (Palu) ilçesinde Şeyh Mahmud Efendi’nin bir oğlu olur. Adını “Mûhâmmed Sâîd” koyarlar. İşte bu çocuk, İslâmî serhıldanın rehberi Şeyh Sâîd’dir. Mûhâmmed Sâîd, daha sonra babası Şeyh Mahmud Efendi tarafından Kalikala (Erzurum)’nın Hınıs ilçesine yerleştirilip ikâmet ettirilmiş, burada medrese tahsili görmeye ve fıkıh, tefsir ve hâdis dersleri almaya başlamıştır. Halkın…
-
“Ben, idâresi altındaki memlekette içkiyi yasaklayıp, kendisi sarayında içki içen adama bi’at etmem!” Bu sözler, Amed (Diyarbakır) ilinin Bismil ilçesine bağlı Çılsıtun (Kırksütun) köyünden mümtaz ve saygın bir şahsiyet olan Şeyh Kâsım-i Haşim’e ait… 1640 yılında, Osmanlı Padişahı IV. Murad’a söylenmiştir. İlmi, takvası ve dinî önderliğiyle nam salmış olan Şeyh Kâsım, bir başka âlim olan…
-
“Mülayimlik ve itaat, imanın alametleri; boşboğazlık ve cerbezeli konuşmalar ikiyüzlülüğün alâmetleridir.” Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şehvetle bakmak zinadır. Erkek olan bir meclise bir kadının kendini göstermek için süslenip gitmesi ve ihtirasla bakması da zinadır.” Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
-
Allah Teâlâ buyurur: “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve insanı yarattım.” Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kalbimizde Allah’ın nuru vardır, onun adı da vicdandır. Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
-
Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu Aliyev: Tolstoy’ un İnancı: Tolstoy’un yayımladığı sırada risalenin adı: Hz. Muhammed’in Kur’an’a Girmemiş Hadisleri” idi. Bizce bu isim yanlıştı. … Bayan Porohova’nın açıklamalarına göre, Tolstoy, İslam kuralları ile defnedilmişti. Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ramazan ayının 17 si Miladi 678 tarihinde Hicri; 78 yılında, vitir namazından sonra, geceleyin dünya hayatına gözlerini yumdu. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008); Hicret 622 yılında olmuş, Ayşe hicretten bir yıl sonra…
-
Hz Aişe 2.200 hadis rivayet etmiş. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cafer Cubbani şöyle bir iddia getiriyor; Aişe’nin Ali’ye olan kızgınlığı şu sebeptendir; Ali Ifk Olayında Aişe’nin helakini istemişti. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
Taberi’ye göre, Hz Aişe, Hz. Osman’ın ölüm haberine öylesine üzüldü ki ..şöyle dedi; “Keşke gökyüzü benim tepeme yıkılsaydı.” Sonra oradan ayrılarak Mekke’ye döndü ve şöyle dedi; “Osman suçsuz yere öldürüldü. Allah şahit olsun ki onun kanı için kıyam edeceğim(ayaklanacağım).” Haberi ulaştıran şahıs şöyle der; “Sen daha düne kadar ‘Osman kâfir oldu’ demiyor muydun?” Bu ifade…