Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Diğer tarihçiler, Hazarların Judaizm’i kabul etmelerinin; Hazarya’nın politik bağımsızlığını, etrafını çevreleyen Müslüman ve Hıristiyan imparatorluklara karşı koruyabilmek için alınan, bilinçli bir siyasi karar olduğunu öne sürmektedirler. Bu sonuçla, Hazarya, Hıristiyan Bizans İmparatorluğu ile Müslüman Halifeliğinin gücü arasında dengede kalmıştı. Sf. 202 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap,…
-
Hazar ülkesinde Müslümanlık başka bir dinle birlikte tam bir eşitlik içinde kabul edilmişti, Kağan, İslam’ın kurallarını ve Hazar Kralı da Yahudiliği uyguluyordu. El Bekrinin tanıklığına göre Hazarlar daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ve nihayet tartışmanın sonunda, 763 yılında Kağan Savriel-Obadiah döneminde oylarını Yahudilikten yana kullandılar, çünkü İslam’ın elçisi tartışmada bulunmamıştı, yolda zehirlemişlerdi onu. Sf. 125…
-
Hazarya, ortaçağ Avrupa’sında, içinde çeşitli milletlerden insanları barındıran ülkelerden bir tanesiydi. Judaizm’i, İslam’ı, Hıristiyanlığı ve diğer inançları benimsemiş, Slav, Türk, İran, Arap ve Kafkas ırklarının oluşturduğu çok ırklı bir toplumdu. Dokuzuncu ve onuncu yüzyıllarda, Judaizm Hazarlar arasındaki en etkili din olmaya başlamıştı. Diğer dinler de imparatorluğun çeşitli klanları arasında oldukça rağbet görüyordu. Örneğin, Hazarların bir…
-
Arap tarihçi İbrahim ibn Muhammed al İstakhri’ye göre, başkentte, 920’li yıllarda yaklaşık otuz tane cami vardı. Hazarya’da paganlar da yaşıyordu. Yine 920’lerde, Arap seyyah Ahmet İbn Fadlan’ın kayıtlarına göre, Hazaran, bir Müslüman olan ve Müslümanlarla ilgili dava ve anlaşmazlıklara bakan, ‘Haz’ tarafından yönetiliyordu. 943 yılında ise Müslümanların bu tür gereksinimleri, Ahmet ibn Kuya adlı bir…
-
Diğer taraftan Şeyh Bedreddin olayları sürecinde bölgedeki Yahudi varlığından söz edilmesi belgelerle uyuşmaktadır. Osmanlı tarihçilerinden Murat Bey; “Tarih-i Ebül Faruk” adlı kitabında, ayaklanmacıların “Cami, kilise ve sinagoglara” dokunmadıklarından söz etmektedir. Bu ve diğer kaynaklarda ifade edilen “Sinagog” varlığı bölgede önemli Yahudi nüfusunun bulunduğunu göstermektedir. Diğer taraftan Bedreddin olaylarının Manisa ayağındaki lideri Torlak Kemal’in Yahudi olduğu…
-
İbni-i Sebe adında bir Yahudi, kraldan daha kralcı çıkarak Hz. Ali’nin (r.a.) Allah’ın tecessüdü (ceset bulmuş hâli, vücut bulmuş hâli) olduğunu iddia etmişti. Bunun üzerine Halife Ali (R.A.) kendisini hapsettirmiştir. Sf. 255 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’de Musevi veya Ortodoks Yahudilerinden başka bir de Dönmeler veya Sabatay yahut gizli Yahudiler vardır. Bunlar 1900’lerde, bilhassa İstanbul, Selânik, İzmir, Edirne ile muhtelif Balkan ve Ege şehirlerine dağılmış olarak 50 bin kişi civarındaydılar. O zaman Selanik’te 20 bin dönmenin yaşadığını kat’î olarak biliyoruz. Zaten Selânik dört asır boyunca dünyanın belki yegâne Yahudi şehriydi. Değişik…
-
“Balam’ın öğüdü ile Rabb’e karşı tecavüz etmelerine bunlar sebep oldular ve böylece Rabb’in cemaati arasında veba oldu! Ve şimdi çocuklar arasındaki her erkeği öldürün ve erkekle vatmış olarak erkek bilen her kadını öldürün ve erkekle vatmış olmayarak erkek bilmeyen bütün kadın çocukları kendiniz için sağ bırakın!” (Sayılar 31/7, 9/18) Sf. 229 “Şimdi git, Amaleki vur…
-
Haham Josue; “Akıl artık gökte gizli değildir ve Şeriat te artık göklerde bulunmamaktadır. Şeriat yere inmiştir ve onu anlayıp izah etmek de insan aklının işidir.” Sf. 199 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Haham Eliyezer; “İnsanlara zekâ bahşetmiş olan Yahova, bu zekâyı gönüllerince kullanmalarına mâni olma hürriyetine sahip değildi.” Sf.199 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tevrat’ta, ölümden sonra mücâzât ve mükâfat bahsi geçmemektedir. Sf.166 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.
-
İ.S. 1897: Böle’de ilk Sioniste kongresi. İ.S. 1898: Pariste ve Cezayir’de Yahudi aleyhtarı gösteriler. İ.S. 1903-1906: Rusyada Yahudi aleyhtarı gösteriler. İ.S. 1917: Balfour’un beyannamesi. İ.S. 1918: Bükreş Antlaşması bazı Yahudi zümrelerinin teb’alığa girmesini mecbur ediyor. İ.S. 1919: Ukrayna’da Yahudi aleyhtarı gösteriler. Macaristan’da Bela Kun tarafından bir Komünist Hükümetin kurulması, sulh konferansında «Yahudi murahhasları Komitesi» Yahudilerin…
-
Ancak 19. uncu asrın ilk yarısında hükümet bütün Alman Yahudilerini soyadı almağa mecbur etti: Bağları memleket adlarının başına veya sonuna er, von getirerek adlar yaptılar: Regensburger ve von Regensburg gibi. … Düşünmelidir ki İlkçağ’dan, kültürü, dini ve geleneği ile sağlam olarak artakalan yegâne etnik zümre Yahudilerdir…. Yahudi Pantheizm’i başka medeniyetlerde örneği olmayan bir ruh genişliğine…
-
Kur’an-ı Kerim’de, Yahudilikle alâkalı veya Yahudilerin nüzul (inme) sebebi olduğu 500 civarında ayet tespit etmiştir. Sf. 28 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bunu daha önce de görmüştük: Cemaleddin Afganî, İslam’ın şartlanın değiştirerek, Protestanlığın İngiltere’ye has yorumu olan Anglikanizm gibi bir “Müslüman Anglikanizm’i” oluşturmak istemiyor muydu? Sf. 428 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 428) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mesut Yılmaz’ın babaannesi “mühtedi” Neyse, bugün Türkiye’de soyları Kafkasya’ya, Kırım’a dayanan birçok Müslüman aile var. Kimsenin ailesi hakkında tereddütlerin oluşmasını istemeyiz. Örneğin, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın dedesi Vasapların Ahmed, Kırım’da on yıldan fazla bir süre fırıncılık yaptı. Kendinden on üç yaş küçük Sonya’yı yanına eş olarak alıp, Karadeniz’deki Çayeli’nin Çimil köyüne döndü. Sonya, Müslüman oldu,…
-
Musevî mezhebini kabul eden Hazar Türkleri “Karay” ismini aldılar. Karayların en kesif kısmı Kırım Yarımadası’na yerleşmiş olan Türklerdi. Fakat onlardan başka bilhassa Dağıstan mıntıkasında, Volga ve Don nehirleri arasındaki Romanlar içerisinde de Musevilik büyük rağbet kazandı. (Hilmi Ziya Ülken, Türk Tefekkürü Tarihi, 2004, s. 76.) Karaylar, her yerleştikleri yerde Yahudi gibi karşılanırlardı. Ancak XVIII. yüzyıl…
-
Bugün 4 milyar dolarlık bir servetleri olduğu iddia edilen Ülker ailesi kimdi? Önce ailenin büyüğünü kısaca tanıyalım: Adı, İslam’dı… XX. yüzyılın başında Kırım’dan Türkiye’ye göç etti. Kırklareli’nin Karamehmet köyünde Numanzadelerin kızı Şakire’yle evlendi. 1911 yılında oğlu Asım dünyaya geldi. İslam Efendi Kırklareli’nde fazla kalamadı; tekrar Kırım’a döndü. Dönüş nedeni büyük ihtimalle Balkan Savaşları olmalı. Sf.…
-
Doğruluk payı var. Ama bilgi eksik; “faizsiz bankacılığın” global bir yapı kazanmasında ABD faktörü vardı. Ve unutmayınız; faiz Hıristiyanlık ve Yahudilikte de yasaktır! Yahudilikte faiz yasağı olmakla birlikte, “Kardeşinden faiz almayacaksın” hükmüyle Hıristiyanlardan ve Müslümanlardan faiz alınabilmektedir. İddiaya göre Yahudiler, Hıristiyan ve Müslümanlardaki faiz yasağı nedeniyle dünya “faiz İmparatorluğunu ele geçirdi! Sf. 407 Alıntı; Beyaz…
-
Said-i Nursî 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat etti. İsteği üzerine Halilürrahman Camii haziresine defnedildi. 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinden sonra, “Mezarı siyasî bir sembol haline getiriliyor” iddiasıyla, 12 Temmuzda mezarından çıkarıldı ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Bugüne kadar bu bilinmeyen yerin Isparta olduğu söyleniyor ve yazılıyordu. Doğrusu şudur: Mezardan çıkartılan Said-i Nursî’nin tabutu Kıbrıs açıklarında…