Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mevlevilik, Yunusiliğin daha entelektüel halidir ve sadece yasakları delmek anlamına geliyordu. “Atatürk, okul tatillerinde Selanik’e döndükleri zaman Mevlevi tekkesini ziyarete giderler, orada Mevlevi ayini dinler semah seyredermiş”, bu iddia, Büyük Kurtarıcıyı, bir müntesip (katılmış, üye olmuş) olmasa bile bir Mevlana hayranı yapmaktadır. Kültür Müsteşarı Mehmet Önder, önce şu bilgiyi veriyor: “20 Mart 1923 Salı günü…
-
“Lailahe illallah” anlamındadır. Muhammed Resulüllah yoktur. Sf. 325 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İbranicede Türkiye’ye, “Türkiye Memleketi” dendiği gibi “İsmail Memleketi” de denir. 1326’da Sultan Orhan, Bursa’yı ele geçirdiği vakit, orada bir Musevi Cemaati bulmuştur. 1416’da Şeyh Bedrettin’in sosyal devrimine katılarak İslamiyet’i kabul eden Torlak Kemal adında Musevi, Manisalı idi. 1521 yılında Rodos Adası, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Türklerin eline düşmüş, esir edilen ve zorla Hıristiyanlığı kabul eden…
-
O günlerde İonia Körfezi’nin ağzında bulunan dağın civarında ve Sakız Adası’nın karşılarında Stilerion adlı yerde (şimdi Karaburun, yk.) kendi kendine yaşayan bir köylü meydana çıktı. Bu zat Türklere fakirliği (yani mal ve mülk sahibi olmamayı) tedris etti (ders verdi, öğretti); kadınlardan başka her şeyin, yani yiyecek, giyecek, çift ve ekilmiş tarlaların insanlar arasında müşterek olması…
-
Cantacasin; Torlakilerden çok kalabalık bir din olarak söz etmektedir. Buradan ve bütün kayıtlardan “Torlaki” adında bir tarikat veya din olduğunu çıkarıyoruz; ancak, “Torlak” sözcüğünün bir “acemi” veya “yeni yetme” anlamı da var. Yeni din değiştirenlere ve hatta din değiştirdiklerinden şüphe duyulanlara da “Torlak” deniyordu, öyleyse bu sözcük, “Torlaki”, her ikisini birlikte anlatıyor mu, yeni Dönmelerin…
-
Ricaut, Büyük Britanya’nın İstanbul Büyükelçisi’nin maiyetinde, XVII. yüzyılın tam ortasında Türkiye’ye gelmiş ve çok dikkatli bir etüt bırakmıştır, bunun bilinmediğini söyleyemeyiz. Buradan bir paragraf aktarıyorum, “Burada bir örnek vermekle yetineceğim”, Ricaut böyle başlıyor ve şöyle sürdürüyor. “Türklerin beşinci Padişahı Sultan Mehmet’in kardeşi Musa Çelebi’nin ölümünü takiben İznik’e sürülen Şeyh Bedrettin, yardımcısı Mustafa ile ikinci bir…
-
Köylü ozan, hakikat için, şeriat gemisinden çıkmayı şart koşuyor; ancak hakikati bulabilmek için okumayı da reddediyor. Kaldı ki okuma ve yazması yoktur, eskiden böylelerine, anadan-doğduğu halde kalmış anlamında “ümmi” deniyordu, Arabi “ümmi” anne’dir ve “ümmi”, doğduğu üzere kalmış, yontulmamış ve dolayısıyla, cahildir. Yoldaş Yunus, cahilleşmeyi savunuyordu, Sf. 232 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…
-
Yunus Emre’nin bir tarikat mensubu olduğu gerçeğinin üstü hep örtülüyordu; bu bir “sol tarikat” marifetidir öte yamaçta, yirmili yılların başında, Moskova’da Doğu Üniversitesi’nde tahsil görmüş bir Nâzım Hikmet, Hurufî Bedrettin’e materyalizm yükleyebiliyordu, Profesör A. Yaşar Ocak, “Geniş çapta eski İran dinlerinin kalıntılarını, Hıristiyanlık. Kabbalizm ve Neoplatonizm’e ait inanç ve telakkileri mistik bir karakterle birleştirerek Esterabad’da…
-
Bir nokta var, ümmi olması ayrı, Yunus açıkça cahilleşmeyi savunuyordu, yeni bir düzen, “Cumhuriyet” kurulmuştu, okumayı ve öğrenmeyi reddeden bir köylü âşığın doktrin haline getirilmesi, bir “yol” olarak empoze edilmesi bir paradokstur ,.. Sf. 192 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ne ortaya çıkıyor; İsrael, belki Filistin’den daha çok, Amerika’da ve Türkiye’de güçlüdür. Türkiye’de “Kripto” Yahudiler, en çok İslam’da gizlidir. Sf. 29 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf.29) kitabından birebir alınmıştır.
-
On beşinci ve on altıncı yüzyıllarda, İspanya ve Portekiz’de Katolizm’in en önemli isimlerinin Marranos ve daha da ileride Kripto – Yahudi oldukları artık gösterilmiştir. .. Bizde, on dokuzuncu yüzyıldan itibaren Şeyhülislam düzeyine çıkmış, olanların önemli bir bölümünün, Kripto – Yahudi olduklarını tespit edebiliyoruz. Sf. 295 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf.…
-
Artık, Siyonizm, İslam’da yer tutmuştur. Milletvekili ve Belediye Başkanı adaylarının belirlenmesinde parti üyelerinin oylarının yasaklanması, İbranî asıllı olmayanların listeye girmelerini önlemek içindir. Düzen şansa imkân bırakmak istememektedir. Seçim göstermeliktir, önemli olan seçilmiş kavimden olmaktır. Sf. 284 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mevlevilikteki ikinci önemli Sabatay’cı da Selânik Mevlevihâne’si Şeyhi İshak Dede’dir. .. İshak Dede Mevleviliğe intisabından (katılmasından) bir süre sonra Selanik Mevlevihane’sinin Postnişiliğine yükseldi. .. Selanik’teki Sabatay’cı Mezarlığının bitişiğinde olan Mevlevihâne’nin Şeyhi olarak maruf günlerde Mevlevi ayin ve erkânını sürdürdüğü gibi, bu Mevlevihâne’de çifte kimlikli müritleriyle birlikte gizliden Sabatay’cı ayinlerini de sürdürdü. Dışişleri Eski Bakanı Prof.…
-
Sabatay Sevi’yi kurtarıcı sayanlar arasında Müslümanlar da vardı. Sf. 120 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dinsellik, eninde sonunda ikidir; birincisi dışa kapalılıktır, … ikincisi, dindarlık, eninde sonunda ahlâk’tır, tutucu bir ahlâktır, .. ama şimdi ülke, tarihin en ahlâksız dönemini yaşamaktadır. Sf. 12 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
.. Bu İslam’ın siyonize olduğunun maddesel kanıtıdır; kütlesel etkisi bu yönde oluyordu ve gerçek inananlar ortada duran İslam’dan şüphe etmeye başlıyordu. Sf. 12 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gıdada yasaklar, oruç, sünnet ve benzerleri ortaktır. Bu nedenle, kripto-Yahudiler kendilerini en çok Müslümanlıkta gizleyebiliyorlar; İran’da bunlara inanılmamakta ve “cedid el-İslam” denmektedir, Sf. 346 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.
-
Havari Pol’e kadar sadece Yahudi kavminden olanlar İsevi olabiliyorlardı, bunu değiştirmek ve genişletmek Pol’ün marifetidir. Başka yenilikleri de olduğunu biliyoruz ve üzerinde durmuyorum, “Protestanlaşma” da bir kavramdır, ikiye indirgeyebiliriz, birincisi katolizmin ritüellerini değiştirmiş ve çok basitleştirmiştir, Hıristiyanlığı görkem ve ciddiyetinden soymuştur. İkincisi, her din, zenginleşmeye, sömürüye karşıdır ve yoksul halka sempati ile bakmaktadır. Protestanlık, bunları…
-
İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesinlikle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.