Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Cami–üt Tevarih’in yazarı Reşidettin Fazlallah bir Yahudi. Sf. 177 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cengiz işgalinin getirdiği yoksulluk, dinsel mistik halk isyanlarını getiriyor. Yunus, Mevlana bu zamana denk geliyor. Sf. 105 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.
-
1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölümler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…
-
İlkokullardaki yurttaşlık ve üniversitelerdeki tarih dersleri de hutbe okumaktır; bu nedenle cami ve üniversite, resmi tarihi kurumsallaştırma mekanizmalarıdır, bir ve aynı idiler, Arap dünyasında “üniversite” hâlâ ‘cami” sözcüğünden gelmektedir, ayrıştılar ve şimdilerde tekrar birleşmelerine tanıklık ediyoruz. Şart değil, ancak Cuma camilerinde nümayişleri, aslında ve Arabide “cami”. Cuma mescidi demektir, “cem” ile ilgilidir, “nümayiş” de numune…
-
Marx, din’i, tersine çevrili bir dünyanın, “popüler biçimde mantığı” olarak anlatıyor. Din’e maddi dünyanın vulgar mantığı gözüyle de bakmak mümkün; “din, kendisini henüz bulamamış veya yeniden kaybetmiş insanın kendi bilinci ve kendisine saygısıdır.” Diyor. Sf. 283, 284 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 283,…
-
Eyüp Sultan, askerlerin batıl inanışlarından yararlanmak için yaptığı uydurma bir şey. Sf. 264 Eyüp’ün ölüm yerine, bir savaş sırasında bir de yüzlerce yıl sonra inanılıyor. Sf. 265 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 264, 265) kitabından birebir alınmıştır.
-
Haçlıların Konstantinapol yağması, tarihin kaydettiği en iğrenç ve trajik olaylardan birisidir. Sf. 231 Dördüncü Haçlı seferi, Doğu Hristiyanları tarafından hiçbir zaman unutulamaz ve affedilemez. Bundan sonra Grek ve Latin kilisesi arasında kesin bir ayrılık skizma ortaya çıktı. Sf. 232 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 –…
-
Bayezid’e göre babası fetihçilikte fazla ileri gitmiştir. Sf. 149 Bayezid II kendisini Sünni şeriatın koruyucusu görüyor, dinin toplum içinde güçlenmesi için Fatih’in kapattığı vakıfları açtırıyor ve Fatih’i kötülüyor, dinsiz diyor. Sf. 148 Fatih’in oğlu İkinci Bayezid’ın Sarayında uzun yıllar geçirmiş olan Gion Maria Angiotella, Bayezid’in babası Mehmet için; “Babam müstebitti (despottu) ve Peygamber Muhammet’e inanmazdı.”…
-
Bayezid tahta çıktığı zaman, babasının, Mehmet Fatih’in, dinsiz olduğunu söylemekten çekinmiyor. Sf. 82 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
1307 yılının Ekim ayının 12. gününü 13 üne bağlayan gece Fransa tapınaklarındaki tüm Tapınakçılar tutuklandı. Mülklerine kral tarafından el konuldu. Otuz altı Tapınakçı işkence tezgâhında can verdi. Diğerleri de ateşe verilen odun yığınlarının üzerinde öldü. Dağın Yaşlısı (Hasan Sabbah) ortadan kaybolmadan önce, başladığı işi bitirmek üzere bin yıl sonra geri geleceğini belirten bir mesaj bırakmıştı.…
-
Üç tür insan vardır; Tanrı’yı arayan ve bulduktan sonra ona hizmet edenler, Tanrı’yı arayan ama bulamayanlar ve ihtiyaç duymadıkları için onu aramayanlar. İlk gurup mutlu ama mantıksızdır. Son gurup belki mutlu değildir ama mantıklıdır. Durumu en kötü olanlar ise ortadakilerdir, çünkü hem mutsuz hem de mantıksızdırlar. Sf. 359 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst…
-
Allah, hiç kimsenin hatta kendisinin de kaldıramayacağı ağırlıkta bir taşı yaratabilir. Peki, kendisi de bu taşı kaldıramazsa, sonsuz kudreti nerede kaldı. Sf. 224 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kendisinden ve tartışılmaz kanunlarından başka hiçbir kudretin varlığına müsaade etmeyen tek tanrı fikrinin ortaya çıkması için, başka hiçbir doğa çöl kadar uygun koşullara sahip değildir. Sf. 123 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 123) kitabından not alınmıştır.
-
Başbakan Adnan Menderes de, bir zaman sonra Eyüp Sultan sevgisi başlayacaktı. Seçim gezisi için gittiği Adana’da, “Eyüp Sultan Camii’ni ikinci bir Kâbe yapacağız” diyecek, caminin ve Eyüp Sultan’ın türbesinin restorasyonu için çaba sarf edecek, Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur aracılığıyla burada büyük iftar yemeği verecekti. Sf. 444 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner…
-
Halvetilik, Allah’a zikir yoluyla ulaşılacağına inanılan bir tarikattır. Buradaki zikirde ana ilke “zikrullah” yani Allah’ın adını anmaktır- Halvetiler yüz kez istiğfar ediyor, yüz kez de salavat getiriyorlar, sonra da esmayı seba (yedi ad) zikrine geçiyorlar. Ondan sonra mürit önce kafasını sağ omzuna (“la ilahe” diyerek) sonra sol omzuna doğru (“illallah” diyerek) kafasını sallayarak otuz üç…
-
Köprülüler döneminde binlerce insanın kellesi uçuruldu. Peki, doğrudan Osmanlı Devleti’ni hedef alan Mesih olduğunu iddia eden Sabetay Sevi’ye neden hoşgörüyle bakılmıştır? Üstelik Sabetay Sevi’ye yılda 150 akçe (altın sikke) maaş verilmiştir. Saraya “kapıcıbaşı” yapılmıştır. Yani, Saray kapsında görevli olanların amiri olmuştur. Saray kapısını korumakta, ayrıca takipçilerinin Divanı Hümayuna silahsız girmelerine kılavuzluk yapmaktadır. Sevi kendisine ayrılan…
-
Sabetaycı kaynaklara göre Sabetay’ın yakınlık kurduğu dervişlerden biri, tanınmış bir şair ve sûfi olan Niyazi Mısrî Dede’ydi. Niyazi 1617 ya da 1618 yılında Malatya’da doğmuştu. Bir Nakşibendi dervişinin oğluydu. Önce Halvetilere katılmışsa da bir şair ve bir sûfi olarak kendisine büyük saygı gösteren Bektaşiler arasında yaşamıştı. 1670 yılında Sadrazam Fazıl Ahmed Paşa, Niyazi’nin Kabalacı kehanetlerde…
-
Merkez Efendi, Denizli Buldan’ın Sarımahmutlu köyünde 1460 yılında doğdu. Asıl adı Musa bin Muslihiddin bin Kılıç’tı. “Keramet” sahibi bir kişi olarak tanınmaya başladı. On beş yaşında Bursa’ya giderek medresede eğitim gördü. Merkez Efendi, İstanbul’da Halvetiye tarikatının şeyhlerinden Sünbül Sinan Efendiye bağlandı. Mevlevilik, Bektaşilik gibi Osmanlı İmparatorluğunun en önemli tarikatlarından biri de Halvetiye’ydi. Kurucusu Şeyh Ebu…
-
“On yedinci budur ki, onlarla (Müslümanlarla) nikâh akdedilmemesi lazımdır.” Sf. 44 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.