Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
Bütün bunlardan şu garip sonuca ulaşırız ki; peygamber hakkındaki hadislerin en çoğunu aktarmış olan, doğuluların bu kadar körü körüne güvendiği, peygamberin yaşamı ve alışkanlıkları hakkında en küçük ayrıntıya varıncaya kadar en çok bilgi vermiş olarak kabul edilen adam, kendi adını bile açık ve doğru biçimde bildirmemiştir. Sf. 77 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay…
-
Burada Ebu Hüreyre’nin çağdaşlarından başka birinin yani Abdullah bin Ömer(ö.73 h.)’in açıktan açığa Ebu Hureyre’nin kendi maddi çıkarlarına uygun birtakım hadisler yaymakta olduğunu söylediği de görülür. Sf. 76 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ebu Hureyre’nin hiç sıkılmak bilmediği kesindir. Sf.75 Ebu Hureyre’de Hıristiyanlık etkisi çok açıktır. Bu yalnız bir eğilim şeklinde kalmamış, İncil’den cümleler almak, İsa’nın sözlerini Muhammed’in ağzıyla söyletmek derecelerine varmıştır. Muhammed güya şöyle demiş: “Biz en sonuncuyuz. Bir gün gelecek en birinci olacağız!” Oysaki bu İncil’in bir fıkrasıdır. Başka bir yerde yine Muhammed şöyle demiş; “Allah,…
-
Hadis rivayetini ağır bir mesuliyet olarak görüp ihtiyatı elden bırakmayan ve dolayısıyla bilinçli olarak az rivayeti tercih eden bazı sahabeler, Ebu Hureyre’nin çok hadis rivayet etmesine itiraz etmişlerdir. Sf. 68 Şurası unutulmamalıdır ki Ebu Hureyre, İslamiyet’i pek geç kabul etmiş ve Muhammed’i vefatından üç sene önce tanımıştır (Hacer, c.4, sayfa 39). Bütün bu süre içinde…
-
Talmud’daki hikâyeler Yahudi halkı için hayati önem taşımaktadır, çünkü Yahudi kanunu Tevrat’taki bir cümleyi okuyup onu sözcüğü sözcüğüne hiçbir zaman uygulamamıştır. Örneğin Tevrat’ta geçen göze göz, dişe diş sözü, “Eğer biri seni kör ettiyse, sen de gidip onu kör etmelisin!” şeklinde anlaşılmaz ve Yahudi kanununda böyle uygulanmaz. Yahudi kanununa göre: Toplumda iki kör kişinin ortaya…
-
Yahudilik ve İslam’ın en önemli ortak noktalarından biri, ilahi vahiy olarak kabul edilen Tora (Tevrat) ve Kur’an yanında bunların açıklaması mahiyetinde Talmud ve Sünnet’in yani hadislerin bulunmasıdır. Temelde Talmudlar (Bavli ve Yeruşalem) ve Hadisler şu an karşımızda yazılı halleriyle dursalar da aslında her ikisi de büyük ölçüde sözlü çabanın ürünüdürler. Sf. 46 Alıntı; Hadisler Hadisi…
-
Hadis İslam’a özgü değildir. Müslümanlar hadis uygulamasını Yahudilerden almışlardır. Sf. 50 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hadisler, peygamberin vefatından bir süre sonra, İslam devleti büyüyüp Müslüman coğrafya genişledikçe ortaya çıkan, bireysel ve toplumsal çeşitli sorunlara dini temelde çözümler bulmak ve bunları dini bir kurala dönüştürmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Hadislerin ortaya çıkışında Yahudiliğin örnek alındığını söyleyebiliriz. Sf. 31 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf.…
-
Ebû Umâme(ra)den: “Peygamber(sav)e ‘Cennet ehli, cinsî ilişkide bulunacak mı?’ diye sordular. Şöyle buyurdu: ‘Evet, bezmeyen zeker (erkek cinsel organı), kesilmeyen bir şehvet ve oldukça şiddetle’ buyurdu.” [Rûdani, Büyük Hadis Külliyatı, c.3, s.489] Sf. 20 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ebu Hureyre(ra)den: [Allah Resul (sav) buyurdular ki:] “Sizden biri ayakta su içmesin, kim unutarak içerse kussun.” [Rûdani, Büyük Hadis Külliyatı Camiül fevaid, c.2, s.241] Enes(ra)den: ‘Peygamber (sav) gece-gündüz aynı saatler içinde on bir kadından ibaret olan bütün hanımlarını dolaşırdı. Enes’e sordular: ‘Buna gücü yeter miydi?’ ‘Aramızda O’na otuz kişilik (cima: cinsel ilişki, tb) kuvveti verildiğinden…
-
Ancak İslami literatürde ve hadis ilminde hadis, sadece peygambere ait sözler değildir. Sf. 16 Kısacası, hadis sözcüğüyle peygamberin sözlerinin kastedildiği geniş ve yaygın bir inançsa da bu tanımlar da gösteriyor ki hadis sadece peygamberin sözlerini değil, davranışlarını da içerdiği gibi sadece peygamberin değil sahabelerin hatta onlardan sonraki iki kuşağın söz ve davranışlarını da içermektedir. Sf.…
-
Bazı âlimler, hadis teriminin kapsamım daha da genişleterek sahâbe ve tâbiînin şahsî beyan ve fetvalarını da bu kapsama almışlar; Hz. Peygamber’e ait olan hadislere merfu, sahâbeye ait olanlara mevkuf, tâbiîne ait olanlara da maktu adını vermişlerdir. (ibn Hacer, Tehzîbü’t-Tehzîb, c. VII, 33) Sf.16 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016…
-
Hadis, her ne kadar İslami bir terim ve İslami bir disiplin olsa da, sözcüğün kendisinin bile İbranice ile ortak olduğu ve Yahudilerde Talmud diye hadis benzeri kutsal sözlerin bulunduğunu da bu arada belirtelim. Sf. 8 Bu sözcük İbranice #xdş ‘yeni olma’ kökü ile eş kökenlidir. İbranice kök Aramice/Süryanice aynı anlama gelen #xdt kökü ile eş…
-
Şeriati, Batılılaşmanın Müslümanları kendi kültürel köklerine yabancılaştırdığına inanıyordu ve bu düzensizliği ortadan kaldırmak için Müslümanlar inançlarının eski simgelerini yeniden yorumlamalıydılar. Sf. 545 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 545) kitabından birebir alınmıştır.
-
Voltaire, Ferney’de kapısının üst sövesinde “Deo Erexit Voltaire”490 yazılı kitabesiyle bir şapel yaptı ve Tanrı yoksa onu uydurmak gereklidir diyecek kadar ileri gitti. Felsefe Sözlüğü’nde, insan için tek Tanrı’ya inanmanın sayısız tanrıya inanmaktan daha akılcı ve doğal olduğunu tartıştı. Sf. 444 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus…
-
Hermann Samuel Reimarus (1694-1768) gerçekten de İsa’nın eleştirel bir biyografisine girişti: Reimarus, İsa’nın yalnızca ilahi bir devlet kurmak istediğini ve kurtarıcılık görevi başarısızlığa uğrayınca ümitsizlik içinde öldüğünü öne sürdü. İsa’nın Dört İncil’inde, insanlığın günahlarının bağışlanması için geldiği iddiasının asla bulunmadığını belirtti. Batı Hristiyan dünyasının temelini oluşturan bu düşünce, yalnızca Hristiyanlığın sahici kurucusu olan Aziz Pavlus’a…
-
“İnsanoğlunun boş inançlara düşkün ateşli yönü, din konularında her zaman gizemleri sevmek ve o yüzden en az anladığından en çok hoşlanmak olmuştur.” Hristiyan inancından bu ıvır zıvırı çıkarmak Newton için bir tür sabit fikir haline gelmişti. Sf. 436 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı…
-
Üçüncü Hint Babür İmparatoru, 1560-1605 yıllan arasında hüküm sürmüş olan Ekber’in hoşgörü ve işbirliği ruhu ve bütün inançlara gösterdiği saygı çok çarpıcıdır. Hindulara gösterdiği duyarlılıkla vejetaryen olmuş, çok sevdiği avcılığı bırakmış ve doğum gününde veya kutsal Hindu mekânlarında kurban kesilmesini yasaklamıştır. 1575’te bütün dinlerden bilim adamlarının buluşup Tanrı üstüne tartışabilecekleri bir “İbadethane” kurmuştur. Sf. 380,…
-
Safevi Hanedanı’nın kurucusu Şah İsmail 1503’te Azerbaycan’da iktidara geçmiş ve iktidarını batı İran ve Irak’a yaymıştır. Sünniliği sürüp çıkarmaya kararlıdır ve Şiileri daha önce pek kalkışılmamış bir insafsızlıkla amaçları için zorlamıştır. Sf. 377 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 377)…
-
1244’te Mevlana, Şemseddin (Şemsi Tebrizi) adlı gezgin bir dervişin etkisi altına girmiş ve onu, kuşağının kâmil insanı olarak bilmiştir. Gerçekten de Şemseddin, Peygamberin yeniden dirilmişi olduğuna inanıyor ve “Muhammed” olarak adlandırılmasında ısrar ediyordu. Kuşkulu bir ünü vardı ve kendisinin bu tür önemsiz şeylerin üstünde olduğunu düşünerek şeriata uymamakla tanınıyordu. Mevlana’nın öğrencileri Efendilerinin açıkça görünen düşkünlüğünden…