Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İstiklâl Mahkemeleri
-
“Altmış iki yaşında bir ihtiyarım. Bundan sonra benim için ihtilal yok, itidal(ılımlılık) var. Bugüne kadar vatanıma, milletime namusumla hizmet ettim. Rica ederim, haysiyetim, namusum ve şerefimle oynamayın!” Dinleyiciler bu feryat karşısında sarsılmışlar, gözyaşlarını güç tutmuşlar. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şükrü Bey; “… Bir avukat tutacağım!” diyor. Reis: “-İstiklâl Mahkemeleri, dava vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez. Mahkememizin derecatı (bir üst mahkemesi) yoktur. .. Avukatlarla falan geçiştirilecek zamanımız yoktur.” diyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Birinci devrenin Karahisarısahip Mebusu Mehmet…
-
“Gazi Paşa’nın en eski ve yakın arkadaşlarından, Kurmay Albay emeklisi, Eskişehir Mebusu Arif Bey getirildi. Laz İsmail’i bir gece otomobili ile evine alıp yedirip – içirip yatırdığı, Laz İsmail tarafından iddia ediliyor. Arif Bey yalanlıyor. Arif Bey’in şoför ve Aşçısı da Laz İsmail’i doğruluyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1.…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Halis Turgut Bey, suikast işinden haberinin olduğunu reddediyor. Ziya Hurşit ile yüzleştiriliyor, Ziya Hurşit’in haberi vardı sözüne karşı yalan söylediğini iddia ediyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 80) kitabından not alınmıştır.
-
(İstiklâl Mahkemesi Heyeti: Müddeiumumî yani Savcı Necip Ali, Mahkeme reisi Ali Çetinkaya, Meclis’te Halit Paşa’yı öldüren, Kel Ali, Üyelerin içinde Kılıç Ali de var:) Reis, Ziya Hurşit’ e soruyor; “-İzmir’e ne amaçla geldiniz?” “-Sarı Efe Edip Bey’le temas için geldik…. Amacımız suikast idi!” “-Açık olarak suikasta (1) niyetle geldiğinizi söylüyorsunuz. İtiraf ediyorsunuz!” “-Evet! Gizleyecek bir…
-
Gazi Paşa; “Getirin göreyim …” demiş. Yukarı çıkarıyorlar. Ziya Hurşit Bey Gazi ile göz göze gelince bir an duraklıyor; “-Ziya Hurşit Bey! Uzun bir zaman teşriki mesai (birlikte çalışma) etmiş değil miydik? Bir gaye uğrunda çalışmadık mı?” “-Evet Paşam!” “-Nedir bu suikast? Hem de şebekenin elebaşısı, ruhu imişsiniz, öyle mi?” “-Öyle doğrudur! Suikast yapmaya geldim.…
-
“Eski Maliye Nazırı Cavit Bey, Sivas Mebusu Halis Turgut, Erzincan Mebusu Sabit, Eski Maarif Bakanlarından Necati, Ergani Mebusu İhsan, Erzurum Mebusu Münir Hüsrev, Ardahan Mebusu Hilmi Beylerle Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Rüştü ve Refet Bele Paşalar. Bunlardan önce de Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Ulaş, Trabzon Mebusu ve eski Adalet Bakanı Hafız Mehmet,…
-
“1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…
-
Meclis Başkanı Kâzım Özalp Paşa gazetecilere, durumu şöyle izah etmişti; “Evet mebusların yasama dokunulmazlıkları vardır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa’nın) 17. Maddesine göre, kendisine suç isnat edilen bir mebus, sanık olarak sorgulanamaz, mahkeme ve tevkif edilemezse de, cinai cürümü meşhut (cinayet suçüstüsü) müstesnadır. Anlaşıldığına göre suikastçılar görüşmüşler, düşünmüşler, düzen kurmuşlar, her türlü araçları hazırlayarak eyleme geçmişlerdir.…
-
“İstiklâl Mahkemesi heyetinin üç günlük araştırma sonucunda vardığı sonucu, bizzat İstiklâl Mahkeme Başkanının ağzından dinleyelim; “… Suikastı fiilen yapmakla görevli olanların başında, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit vardır. Bunun yanında birkaç şerir (şirret adam) ile Sarı Efe denilen Jandarmadan emekli Edip ve buna ait birkaç kişi bulunmaktadır.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir…
-
“Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…
-
Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?” Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım” “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?” “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.” Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…
-
(Kâzım Karabekir Paşa İstiklâl Mahkemesinde savunma yapıyor🙂 “Parti kurdurmamak Hükûmetin elinde idi; oysaki kurulurken cesaret verenlerin başında hükûmet vardı.” diyor. Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir’in böyle konuşmasına müsaade ettikleri için İstiklâl Mahkemesine çok kızıyor. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa’nın bu sözlerini duyunca çok sıkıldı ve böyle bir konuşmaya müsaade ettikleri için de…
-
“Ahmet Emin Yalman, Terakkiperver Fırkaya girmediği halde Adnan Adıvar, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay ile dost oluşu onu Elazığ İstiklâl Mahkemesine yolluyor. Mahkeme Başkanı Mazhar Müfit Kansu’ya bir daha gazetecilik yapmayacağı sözünü vererek serbest bırakılıyor. Hükûmet kapatılan gazetesini açmıyor. Ahmet Emin de başka gazete çıkarmıyor, bir ara sıkıntı ile “Yabancı gazetelere yazı yazmamı, gazetecilik…
-
BAKKAL’IN NOTU (1996): Ağustos 1920’de Mustafa Kemal Paşa’nın istememesine rağmen, İçişleri Bakanlığı’na Tokat Mebusu Nazım Bey seçilmişti. Ethem Bey de Kütahya’da ülser tedavisi görüp Ankara’ya gelmişti. Mustafa Kemal Paşa, Nazım Bey’in istifa ettirilmesi işini halletmesi için 4 Eylül 1920’de Ethem Bey’in yanına geliyor ve eğer böyle giderse istifa edebileceğini ima ediyor. Ethem Bey, bu komünist…
-
“Kılıç Ali, Gündüz Kılıç ve Altemur Kılıç’ın babası, Mustafa Kemal’in kılıcı oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1925 Takrir-i Sükûn darbesi, Türkiye’de en uzun sosyalizan aydın suskunluğunu yaratıyor. .. Türkiye sol hareketini aydın kaynağından koparıyor. 1925-1949 Türkiye solunun aydınsızlık dönemidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.
-
“9 Mayıs 1921 tarihli İstiklâl Mahkemesi kararından; “Çerkez Ethem, kardeşleri olan Tevfik ve Saruhan Mebusu Reşit Beyler dâhil 11 kişinin gıyabında idamına.” “Komünist Partisi oluşturarak, yine Hükûmeti değiştirme suçunu işleme teşebbüsünde bulundukları anlaşılan, Tokat Mebusu Nazım Bey’in, müebbeten (ebediyen), Baytar Binbaşı Hacı oğlu Salih’in müebbeten, … diye devam ediyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V –…
-
(Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…
-
“İstiklâl Mahkemeleri için önerilen isim “Terör Mahkemeleri” imiş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 603) kitabından birebir alınmıştır.