Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İstiklâl Mahkemeleri
-
“Maliye Bakanı Cavit Bey İtibar-ı Milli Bankası’nın kurucusu. Cavit’in idam edilmesinden hemen sonra İtibar-ı Milli Bankası önce iflasa sonra da iş bankasına iltihaka (katılmaya) zorlandığı görülecek.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Cavit Bey çok politize bir adam değil. Demek ki bu…
-
“Büyük Paşa’lar ölümden döndüler, Terör Mahkemesi (İstiklâl Mahkemesi) Büyük Paşalar (Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat (Cebesoy) için idam hükmetmedi, fakat Büyük Paşa’lar gerekli hükmü öğrendiler. Mustafa Kemal’den değil İsmet Paşa’dan korkmasını öğrendiler…. İsmet Paşa’yı hiç affetmediler.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Deniz Bakanı ve Eski istiklâl Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Yavuz-Havuz davası olarak bilinen yolsuzluktan dolayı Yüce Divan’da ifade verirken: “Hepiniz, başta Başkanımız, olmak üzere, zenginleşmek gerektir, demokrasi zenginliğe dayanır, demiyor muydunuz? Hepiniz aynı işlere girmediniz mi? “ der. Ama bu savunma onu mahkûmiyetten kurtarmaz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5.…
-
“Baro Başkanı Lütfü Fikri: “Kurtuluş Savaşına katılanların % 99’unun, bu savaşın Cumhuriyetle biteceğini bilmediğini.” söyler. Topçu İhsan Başkanlığındaki İstiklâl Mahkemesi İstanbul’a gider 10 Aralık 1923’te sadece Lütfü Fikri Bey’i bu sözünden dolayı yargılayıp 5 yıla mahkûm eder bu cezayı Meclis affeder.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 –…
-
“Cavit, İttihat ve Terakkinin (Birleşme ve yücelme) göze görünür lideri hükmünde idi. Cavit bir komiteci (gizli örgütleyici) değildi. Uygar bir adamdı. Onu, Lozan’dan beri muhalefete sürükleyen nedenler şunlardır. Ona göre, Büyük Avrupa Devletlerinin yardımı olmaksızın ve bu yardımı sağlayacak ödünler verilmeksizin, Anadolu’nun ortasında tek başımıza bir devlet kurup yaşayamazdık. İstanbul’dan ayrılmamalı idik. Mustafa Kemal de…
-
Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanan Ziya Gökalp’in; “Milletimize iftira etmeyiniz. Ermeni kırımı yok. Türk – Ermeni vuruşması var. Bizi arkadan vurdular, biz de onları vurduk.” sözü, halkın sempatisini toplar ve İngilizleri korkutur. Bunun üzerine İttihatçıları yargılayıp idam etmekten korkarlar ve Malta’ya sürgün ederler. Nemrut Mustafa’nın Sıkıyönetim Mahkemesi Savcı Yardımcısı Feridun, 3 Haziran 1919 günü “Büyük…
-
“Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Başkanlığı yapan Necati Bey, “.. Tutuklu erlerin cepheye gönderilmesinde çok pratik bir yöntem bulur, yargı yetkisini Askerlik Şubesine verir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 980) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu Necati Bey, ABD Elçisi Grew’in “En kaba cinsten bir politikacı,…
-
“Meclis, asker kaçakları konusunu görüşürken, asker kaçaklarının ailelerinin de cezalandırılması gündeme gelince, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey “… arkadaşlar Tanrı yada kul yapısı hiçbir kanun bilmiyorum ki, suçluyu değil de yakalayamadık diye evlatlarını, karısını, masum çocuklarını öldürsün, kurban etsin.. zaten biraz havada asılı bulunuyoruz ve zaten halk bizden bir şey anlamamıştır. .. Ordu ile geçinemeyeceğiz.(anlaşamayacağız)” der. …
-
“1920 yılı sonbaharında, İstiklâl Mahkemesi kurulurken, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey Meclis’te “Esasen biraz havada asılı durumda bulunuyoruz ve esasen halk bizden bir şey anlamamıştır.” diye konuşuyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 912) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ali Çetinkaya: Enver Paşa’nın 1.Dünya savaşından önce kurdurduğu 10.000 kişilik gizli bir ordunun önemli bir kısmının komutanı idi. Kılıç Ali de Enver Paşa’nın kardeşinin emirberi ve daha sonra da ölen, padişahın bendelerinden ve korucularından olan bir maiyet subayı idi. (Maiyet: emrinde birlikte çalışan). Bunları Rauf Orbay İstiklâl Mahkemesinde söyledi o zaman birisi başkan diğeri üye…