Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İstiklâl Mahkemeleri

  • “Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…

  • “Şark İstiklâl Mahkemesi duruşmasında yargılanan Molla Süleyman Oğlu Mahmut, Cemil Paşazadelerin Şeyh Sait’in düşüncelerini kabul ettiklerini işittiğini söyleyince, Mahkeme, Cemil Paşazadegil’den Cevdet, Kadri, Memduh ve Muhittin Beyler tutuklandı ve Şeyh Sait ile birlikte yargılandılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…

  • “22.04.1925 Günü, Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa Silvan’daki bazı asilerin ve Şeyh Şemsettin’in sığınmak istediğini, bu konuda Şark istiklâl Mahkemesi’nin görüşlerinin ne olduğunu Mahkeme’ye soruyor. Mahkeme ve Hükûmet bu olayların tüm ileri gelenlerinin ezilmesi, yok edilmesi görüşünde direniyor.  Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa, ayaklanmanın af yoluyla daha kolay, daha çabuk sona erdirileceği görüşünde.…

  • “Şark istiklâl Mahkemesi İsmet Paşa’ya başvurarak bu ayaklanmada bazı Milletvekillerinin de adlarının geçtiğini, bunları sorgulamak için Hükûmetin bir formül bulması gerektiğini yazıyor. Hükümet, Meclis’in toplanıp ta karar vermesinden başka yolu yok, diyor.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 136, 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şark istiklâl Mahkemesinin ele aldığı ilk önemli dava Siverekli Şeyh Eyüp ve Dr. Fuat Bey’in davası. Şeyh Eyüp, Şeyh Sait’i tanımıyor, sadece Terakkiperver Fırkayı seviyormuş ve Parti’nin Urfa Kâtibi Fethi Bey’in arkadaşı, idam edildi. Dr. Fuat Bey ise Osmanlının son Sadrazam’ı Damat Ferit Paşa’ya gönderdiği mektuptaki bilgilerle idama mahkûm oldu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1)  aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…

  • “İsmet Paşa (Başvekil) 19 Mayıs 1925 günü, Samsun’da “TBMM’nin kanunlarına karşı gelenlerin derhal cezalandırılacaklarını ve Hükûmetin geçmişte işlenen suçları izleyerek sahiplerinin cezalandırılacağını” söyledi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Yeni çıkan bir kanunun, çıkış tarihinden önceki olaylara da uygulanması yani makabline şamil olması tam bir…

  • “3 Mayıs 1925’ten itibaren bölgeye dışarıdan gelen gazete, dergi ve postalara sansür uygulanmaya başladı. 31 Mayıs’ta da Fransızca gazete ve mektuplara da sansür uygulandı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Mademki bu isyanı İngilizler tahrik etmiş o halde neden İngilizce yayınlara değil de Fransızca olanlara…

  • “Ayaklanma Nisan ayı ortasında tamamıyla bastırıldı ve Şeyh Sait ele geçirildi… Yakalanan suçlular “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi’nce yargılandı, Sıkıyönetim Mahkemelerine verilmediler… Ayaklanma bastırıldıktan sonra 20.4.1925’de, İnönü’nün Meclis’e verdiği önergede: Meclis tatile gireceğinden İstiklâl Mahkemelerinin görev sürelerinin 6 ay daha uzatılması, Meclis’in tatilde olduğu süre içerisinde Ankara İstiklâl Mahkemesinde verilecek idam cezalarının da Meclis onayına gerek…

  • “Kâzım Karabekir; Takrir-i Sükûn hakkında Meclis’te konuştu: “.. Bu tedbir yüzünden Meclis kürsüsünden söylenenlerin bile, halka iletilemeyeceğini ve halk egemenliği esasının yıkılacağını… İsmet Paşa Hazretleri eğer İstiklâl Mahkemelerini ıslahat aleti zannediyorsa pek ziyade (fazla) yanılıyorlar.” diyor….  Hükûmet önce İstanbul basınını İstiklâl Mahkemelerine sevk ederek (göndererek) susturdu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.…

  • “4 Mart 1925 tarih ve 578 Sayılı Takriri Sükûn Kanun:  Madde 1 Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlâle (bozmaya, zarar vermeye) bais (sebep olan) bütün teşkilat, teşvikat (teşvikler), ve teşebbüsat (teşebbüsler, girişimler), ve yayını Hükûmet Reisi, Cumhurreisi’nin tasdiki (onayı) ile re’sen (doğrudan doğruya) ve idareten…

  • “2 Mart 1925’de CHP gurup toplantısında konu görüşüldü, başbakan Fethi Okyar Sıkıyönetimin yeterli olacağını, Mustafa Kemal ise İsmet İnönü’yü tatilden çağırmış, her ikisi de bu olayı şiddetle bastırmak niyetinde idiler ve bu olayın geniş çaplı bir karşı devrim olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan oylamada Sertlik yanlıları 94’e 60 kazanınca Fethi Bey Hükûmeti İstifa etti. Mustafa Kemal Hükûmet…

  • “İsmet Paşa Hükümetinin İçişleri ile ilgili programının 2. Maddesinde: Ayaklanma bölgesinde bir İstiklâl Mahkemesi kurulacak. Diğer memleket parçasında işlenen, siyasi ve asayiş (güvenlik) suçlarına bakan, Ankara istiklâl Mahkemesi kurulacak. Ayaklanma Bölgesi İstiklâl Mahkemesi idam cezasını derhal, Ankara İstiklâl Mahkemesi ise Meclis onayından sonra infaz edecektir. İç politika durumu ile ilgili bütün teşkilat , tesisat ve…

  • “27.12.1923 günü Ömer Lütfi hakkında karar verildi 5 yıl kürek mahkûmiyeti. Gerekçe; Ömer Lütfi’nin Meşrutiyeti (yetkinin meclis ve padişah arasında paylaşıldığı sistemi)  Hilafetin papalık gibi kalmasını istemesi.” Ö. Lütfi Bey “Vatan sağ olsun” dedi. İstiklâl Savaşında Anadolu’ya silah ve cephane yollayan Ali Osman ihbar üzerine “Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e küfrettiği” için bir yıl hüküm giydi.…

  • “Madde 1 – Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi (dinin kutsal değerlerini) siyasi amaçlara esas veya alet etmek maksadı ile cemiyet kurulması yasaktır. Bu gibi cemiyetleri kuranlar veya bu cemiyetlere girenler, vatan haini addedilirler. Din’i veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ederek, şeklen, devleti tebdil (değiştirme) ve tağyir (farklılaştırma) veya devletin emniyetini ihlâl veya Mukaddesat’ı Diniyye’yi alet ittihaz (kabul)…

  • “Hüseyin Cahit Bey savunmasında “Sizden merhamet istemiyorum., yalnız adalet istiyorum” der.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “10 Aralık 1923’te İstanbul’a gelen İstiklâl Mahkemesi heyeti 11.12.1923’te Tanin Gazetesi sahibi ve Müdürü Hüseyin Cahit (Yalçın), İkdam Gazetesi sahibi Cevdet ve müdürü Ömer İzzettin, Tevhid-i Efkâr Gazetesi sahibi Velid ve Müdürü Hayri Muhittin Beyler “Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun” 1. Maddesine göre tutuklandılar. 14 Aralık’ta Baro Başkanı Lütfi Fikri Bey, Hilafet yaveri Ekrem Beyler de gözaltına…

  • “İstiklâl Mahkemesi Savcısı’nın bir emri ile her vatandaşın tutuklanabileceğini ve bunun için “Tevkif Tezkeresine” (Tutuklama Emri yazısına) gerek olmadığını… İstiklâl Mahkemelerinin Millet Meclisinin kararı ile kurulduğunu, sivil asker tüm yöneticilerin mahkemenin emrinde olduklarını, idam yetkisinin Meclis’e ait olmakla beraber, gerekirse mahkemenin de infaz (cezanın uygulanması) yapabileceğini anlattı.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Cumhuriyet’in ilanından sonra, 8.12.1923’de Ağa Han ve Emir Ali’nin, Hilafet’in Papalık gibi, kalmamasını isteyen mektubuna istinaden (dayanak yaparak) Başvekil İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanununu teklif etti ve kabul edildi. Ve bu mektupları yayınlayan gazetelerin sahipleri, yöneticileri ve önemli yazarları mahkemeye sevk edildiler. İlk önce İstanbul Barosu Başkanı Lütfi Fikri Bey gözaltına alındı ve tutuklandı.” Alıntı:…