Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İstiklâl Mahkemeleri
-
22 Eylül 1920 tarihinde 70. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi (Konya): İstiklal Mahkemeleri Aza (Üye) İntihabı (seçilmesi): (İstiklâl Mahkemeleri yeniden gündemde. Mahkeme azalarının (üyelerinin) seçiminden sonra sıkıntı çıkıyor. İlk seçimde 14, üçüncü seçimde 67 çekimser var. Az oy alanlar istifa ediyor. Mehmet Şükrü istifa edenlere istifanızı geri alın diyor.) Hamdullah Suphi…
-
21 Eylül 1920 tarihinde 69. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi İstiklâl Mahkemeleri Aza (üyelerinin) İntihabı (seçimi) Sonuçları; Necati Bey (Saruhan): 89 oy, Refik Şevket (Saruhan) 80 oy, Hamdi Bey (Biga) 76 oy, Tevfik Efendi (Kangırı) 73 oy, Hüsrev Sami Bey (Eskişehir) 73 oy, Muhittin Baha Bey (Bursa) 73 oy, Bu altı kişi…
-
11 Eylül 1920 tarihinde 63. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey Çorum Mebusu Dursun Bey, Rıza Nur’u şikâyet ediyor. Hakkında istizah yaptım diye beni görevden aldı diyor. Firariler görüşülüyor, İstiklâl Mahkemesi Kanun’u sunuluyor: Vehbi Efendi (Konya): (1) “- …efrat (erler) neden firar ediyor? Firar edip eve gelenleri dinlemeli. Anasına, babasına, ırz ve…
-
7 Eylül 1920 tarihinde 61. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey: Firariler Hakkındaki Kanun İle İlgili Müdafai Umumiye Encümeni Mazbatası; Hükümetin hazırladığı kanundan çok daha acımasız: (Şiddetini tezyit etmek (arttırmak) için; Birinci madde… hane, emlak, akar (gelirleri), emval ve mevaişi müsadere ile birlikte ikamet eden aileyi efradı tebid (aile fertleri sürgün) olunur.…
-
9 Eylül 1920 tarihinde 62. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey: Firarilerle İlgili Kanunun 1. Maddesi Görüşülmeye Başlıyor; Hacı Tevfik Efendi (Kangırı): “-Bu maddede ukubatta niyabet usulü (akrabanın Vekâleti, akrabanın sorumlu tutulması usulü) gösterilmiş. Hâlbuki ukubatta niyabet yoktur.” Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-.. Ailenin tebidi (sürgün edilmesi) caiz (uygun) değildir. .“ Sf.46,47 …
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor: Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti…
-
Nâzım Bey sorgusunda (İstiklâl Mahkemesi sorgusunda) … eskiden İttihatçı olduğunu, Yeşilordu Avrupa emperyalizmine karşı savaştığı için de kurucusu olduğunu belirtir. Yeşilordu Cemiyetini tümü Milletvekili olan on dört arkadaşıyla birlikte kurduklarını ve bunların üç tanesinin bakan olduklarını belirtir. Kendisinin Yeşilordu Cemiyetinin Genel Sekreteri seçildiğini söyler. Böyle bir girişimden TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa’nın haberinin olmamasının mümkün…
-
Daha 1921 yılında Kürdistan, Ermenistan olmasın diye, Kürtleri Ermenilere ve Fransızlara karşı örgütleyen Kürt Ali Saip Ursavaş, daha sonra Şeyh Sait ve arkadaşlarını asan mahkemenin bir üyesi, bir ara da başkanı olmuştur. .. bu ihanetlerine karşı Kemalistler tarafından Çukurova’da geniş bir çiftlik ve Kozan Mebusluğu ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Şeyh Sait ve arkadaşlarını yargılarken 60.000 altın…
-
Ali Saip Ursavaş’ın da Kürt olduğu bilinmektedir. .. 1919 -1920 yıllarında, Güney Kürdistan’da Kürtlerle birlikte özgürlük ve bağımsızlık için başkaldırıyor, 1925’te de özgürlük ve bağımsızlık isteyen Kürtleri yargılayan İstiklâl Mahkemesinde yer alıyor. Alıntı: Kürt Aydını Üzerine Düşünceler – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.
-
İbrahim Arvâsi de 1964 yılında Ankara’da yayınlanan “Tarihi Hakikatler” isimli kitabında, Şeyh Sait Kürt Ayaklanmasıyla ilgili olarak olayın farklı bir yönüne değinmektedir; “.. Bu işin neticesi ve kötülüğü safha safha meydana çıkıyordu. Şark Mebuslarından İsmet Paşa’ya itimat edenlerle etmeyenler ve korkudan kaçıp ta reye iştirak etmeyenler ve kaçınıp ta rey vermeyenler dâhil hepsinin bütün akraba…
-
Az sonra biz Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla Meclis’te faaliyet için resmen Dâhiliye Vekâletine müracaat edince Mustafa Kemal Paşa da Halk Fırkasının başına Cumhuriyet kelimesini koydurarak Cumhuriyet Halk Fırkası adını verdirdi 21 Kasım 1924 İsmet Paşa da Başvekillikten hastalığı bahanesi ile istifasını verdi. Yerine Fethi Bey Başvekâlete getirildi. ….TCF’yi kurduk ama çok çektik. .. tevkif olunarak…
-
Ben İstiklâl Harbinde doğu mıntıkası gibi çok hassas bir sahada İstiklâl Mahkemesiyle iş gördürmedim. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mahkeme Heyeti Mustafa Kemal Paşa’nın emrine kul olan zatlardı. Fındıklı sarayı salonunda münevver kadın – erkek İstanbul halkını hayli güldürdüler. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): 8 Aralık 1923’te İstanbul basınının sesini kesmek için İstiklâl Mahkemesi Heyeti İstanbul’a geliyor. Kolordu Kumandanı Şükrü Naili Paşa…
-
Tarih, Aralık 1923 İstiklâl Mahkemesi eski Ankara Valisi, İttihat ve Terakki fedaisi, İzmir suikastı davasında asılan Abdülkadir ve eski İstanbul mebusu, Enver Paşa’nın yaveri ve Binbaşı Şükrü Beyleri tevkif etmek (tutuklamak) istemiş, saklanmışlar. … Sevgi ve saygı ikna ile kazanılır. Korkutmaktan, sindirmekten doğacak, ancak nefrettir. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf.…
-
(Kitabı basan Sinan Bey’i yolda yakalayıp kaçırır gibi Ali Çetinkaya’nın evine götürüyorlar Karabekir’in evini basan ekip orada ama Kılıç Ali Sinan Bey ile teke tek konuşuyor:) Kılıç Ali sözü döndürüp dolaştırıp basılmakta olan kitaba getiriyor. Ve henüz satışa çıkartılmamış yani mahiyeti (içeriği) hiç kimsece bilinmeyen bu kitabın muzır (zararlı) olduğunu ileri sürerek bazı mütalaalarda (görüşlerde)…
-
İstanbul’da TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi Eski Başkanı), Sinop Mebusu Recep Zühtü (Mustafa Kemal’in Yaveri, Tetikçi), Antep Mebusu Ali Kılıç (İstiklâl Mahkemesi Eski Üyesi), toplanarak, Kâzım Karabekir Paşa’nın “istiklâl Harbimizin Esasları” adlı kitabı dağıtılmadan bir gün önce imhaya (yok etmeye)karar veriyorlar. Önce CHP İstanbul Merkezi memurlarından iki kişi matbaa sahibi…
-
“-… engizisyon devrinden sonra, medeni ve hür dünyada ve bilhassa hakimiyeti halka dayanan bir demokrasi ve cumhuriyette, kimse fikir ve mesleğinden (ideolojisinden) dolayı muhatap ve sorumlu olmamıştır. ..Ben mesleğimin (Siyasi görüş ve ideolojimin) de tetkik (incelenme) ve tahlil (araştırma) edilmesinden çekinmem; Cumhuriyetçi değil miyim? Laik değil miyim? Yenilenme aşığı değil miyim? Demokrasi savunucusu değil miyim?…
-
(Hüseyin Cahit İstiklal Mahkemesinde;) “- … hiçbir suç teşkil etmeyen makalelerimden dolayı, beni itham olmuş görmesi Türk Cumhuriyetinin adliye tarihine öyle elim bir örnek olarak kayıt etmek olur ki, tarihi bir mahkeme gördüğünü açıklayan yüce mahkemenizin tarihin huzuruna elinde böyle bir kararla çıkmaktan sakınacağından şüphem yoktur. Herhalde böyle bir muhakemede ben, hâkim olmaktansa, mahkûm durumunda…
-
(Tanin’i kapatmak Hüseyin Cahit’in aklından geçiyor ama sonra okuyucuya, bunu yapamayacağını düşünüyor. Son köşe yazısında şunları yazıyor;) “Tanin, bundan sonra sadece haber gazetesi olarak yaşamak girişiminde bulunacaktır…. Eğer siz almazsanız bu gazete batar, dolayısı ile Tanin sizin ellerinizle kapatılmış olur.” diyor. (1) (Bu arada Terakkiperver Partinin evrakları, Ankara İstiklâl Mahkemesince incelemeye alınıyor, çünkü Şeyh Sait…
-
İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi; “-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile…