Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali

  • Sakarya Savaşından sonra, İsmet ve Ali İhsan Paşa arasında geçimsizlikler baş gösteriyor.  Ali İhsan Paşa, Malta’dan kaçarak 5 Teşrinievvel 1921 günü Ankara’ya geliyor. Garp Cephesinde 1. Ordu Kumandanlığına tayin oluyor. Paşa, İsmet’ten iki sınıf eski, İsmet Paşa, .. Ali İhsan Paşa’yı verdiği emirlere itaat etmediğinden ve astları, üstlerine karşı tahrik ettiğinden İstiklâl Mahkemesine vererek.. cezalandırılmasını…

  • (Miralay Kasap Osman, milli mücadelenin Kuvayı Milliyecilerinden, sert, haşin, muhalif bir adam. Suçu da sağda solda devlet büyükleri hakkında konuşmak. 1921’de düzenli ordu dönemine geçildiğinde kızağa alınınca canı sıkılıyor ve konuşmaya başlıyor:) Kendisi benim ve İhsan Bey’in kişisel arkadaşımız olduğu için, Ankara’ya her gelişinde bizi ziyaret eder; “-İnkılap bitmedi daha yapacağımız çok şeyler var!” diye…

  • Ali Şükrü Bey, aydın, vatansever bir kişi olmasına rağmen ruhen olumsuz (menfi) yaradılışlı, dini bir taassup sahibi idi. Gazinin işretini (içkili toplantılarını) dedikodu konusu yapanlardan birisi de o idi. Osman Ağa (Laz Topal Osman) Ankara’ya ilk geldiği zaman Ali Şükrü Bey şiddetle onun aleyhinde olmuş, fakat Sakarya savaşından sonra araları çok iyi olmuştu.  (Kılıç Ali…

  • Duruşma salonunda Heyetin tam arkasında yeşil üzerine siyah harflerle; “1 Numaralı İstiklâl Mahkemesi heyeti, mücadelesinde Allah’tan başka hiçbir kimseden korkmaz.”  yazısı vardı.  Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştı.

  • Şükrü Bey’in kaybolduğu akşam, Osman Ağa’nın (Laz Topal Osman Ağa’nın)  evinden acı acı bir takım sesler duyulduğu, hatta evin üst katında oturan kiracıların korkarak evden komşuya kaçtıkları ….   Sabahın erken saatlerinde Osman Ağa’nın kapısına eşya nakli bahanesiyle bir arabanın getirilmiş olduğunu tespit ediyordu. Yarım saat süren çatışma sonucunda Osman Ağa yaralı elde edilmiş ve yirmi…

  • (Sakarya meydan muharebesinden sonra, Yunan Ordusu, Eskişehir – Afyon hattına çekilmiş:)  Ordumuz, bir yıla yakın bir zaman saldırı için hazırlık devri geçirmişti. İşte bu sırada ikinci gurup arasında bir dedikodu başlamıştı.    “-Bu memleketin mevcut ordudan daha güçlüsünü çıkartmaya artık kudreti yoktur. Bu mevcut kuvvetle de Mustafa Kemal, düşmanı atamayacaktır. Millet bu orduyu bu yükü daha…

  • (Sakarya harbi sırasında, 1 Nolu Ankara İstiklâl Mahkemesinde işbaşındalar. Mahkeme salonuna giderken, cepheye sevk edilen bir birliğe rastlıyorlar, perişan bir kıyafet, dermansız bir vaziyet, askerlerin hali içler acısı. Aynı günün akşamı, mahkemeden çıkmış ve aynı yoldan evlerine giderlerken başka bir manzara ile karşılaşıyorlar, Kılıç Ali ve Topçu İhsan galeyana geliyorlar:)    Fırka Kumandanlarından Miralay Hulusi…

  • (Mustafa Sağir Hintli Müslümanların temsilcisi, Hintli Hilafet Derneği üyelerinden. İnebolu’dan Anadolu’ya çıkıyor, Kılıç Ali’ye göre kısmi karşılamalar ve ağırlamalar var. Adam, nutuk ata ata Kastamonu’ya kadar geliyor. Kastamonu’daki karşılamayı beğenmeyerek şikâyet edince, Ankara Hükûmeti de telgrafla Kastamonu Valisine fırça atıyor:)   Mustafa Sağir üzerinde oluşan bu kötü etkiyi düzeltmek amacıyla olacak ki Ankara’ya yaklaştığı zaman Gazi…

  • Bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker, Mustafa Kemal’e Menteşe Mebusu Halil Bey’den acı acı şikayet ediyordu…. Recep Peker; “-Hükûmetin getirdiği bir iş, Meclisten çıkacak herhangi bir siyasi mesele yoktur ki Halil Bey’den zorluk görmesin! İşleri daima tavik (ertelemeye) çalışıyor!”  dedi ve İsmet Paşa da; “-Bize Meclis’te ot yolduruyor!” diye Recep Bey’i doğrulamıştı. Atatürk; “Davalarınızı,…

  • … ne Gazi’den, ne de hükümetten, hiçbir yerden ne emir ne de ilham almadık. İzmir Suikastına ait hadiselerin tahlilinde de, suikastları hazırlayanları tahrik eden haleti ruhiyeleri (ruh halleri) ve memleketin o günkü genel şartlarını göz önüne almak gerekir. (Terakkiperver Cumhuriyetçi Parti, Kâzım Karabekir ve arkadaşlarının kurduğu parti:)     Bir parti programının içinde yazılı “Dini inançlara…

  • Kâzım Karabekir de Terakkiperver Fırka Başkanı sıfatıyla Ankara’da tevkif edilmiş bulunuyordu. Başbakan İsmet Paşa bu kişilerin tevkifi için mahkemenin verdiği kararlardan haberdardı. Buna rağmen, mahkemeye haber vermeden Polis Müdürü Dilaver Bey’e Kâzım Karabekir Paşa’nın serbest bırakılması için emir vermişti.   Dilaver Bey Başbakan’ın bu emri ile Kâzım Karabekir Paşayı serbest bırakmış, durumu da hemen mahkeme savcılığına…

  • Gazi, Sakarya’yı yapmış, düşmanı hezimete uğratmış, muzaffer bir kumandan olarak Ankara’ya gelmişti. Kendisi Ankara’da hükûmet ve halk tarafından büyük tezahürat ile karşılanıyordu. Bütün Meclis üyeleri taraçaya çıkmış, Gazi’nin geçişini selamlar ve onu alkışlarken, Ziya Hurşit Birinci Meclis’in orta salonuna konulmuş bir kara tahta üzerine tebeşirle; “-Bir millet putunu kendi yapar kendi tapar!” cümlesini yazıyordu. Alıntı:…

  • (İzmir’deki iş bittikten sonra İsmet Paşa mahkemeye mektup yazıyor;) “İstiklâl Mahkemesi Heyeti Aliyesi’ne; Telgrafnamenizi Reisicumhur Gazi Hazretleri’yle beraber okuduk. Cumhuriyetin ve onun dayandığı yüksek mefkûremizin (fikirlerimizin, ideolojimizin) sıyaneti ve tarsini uğrunda vicdani, adilane (hukuki) ve cumhuriyetçi olduğu bütün tezahüratı ile (ortaya çıkması ile) sabit bulunan necip Türk milletinin vicdanını tatmin eden ve Türk tarihinin olduğu…

  • Gazi İzmir’e ulaşınca, Ziya Hurşit ile diğer şerirleri (şirretli adamları) bizzat huzuruna çağırıp sorgulamış, (1) Ziya Hurşit her şeyi kabul ve itiraf ettikten sonra Gazi; “-Ziya Hurşit! Seninle hayli arkadaşlık ettik. Hayatıma kastedecek kadar ileri gitmene sebep neydi? Bana acımadın mı?” dediği zaman susmuş. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf.…

  • (Yer Ankara, henüz suikast olayı duyulmamış, Ziya Hurşit yakalanmamış. İstiklâl Mahkemesi heyeti, Çankaya civarındaki Maraş Mebusu Nurettin Bey’in köşküne serinlemek ve akşam yemeği için gidiyorlar, buradan çıkınca Eskişehir Mebusu olan ve İzmir suikastı davasında astıkları Ayıcı Arif Bey’in köşküne gidiyorlar. Arif Bey bu mahkeme heyetini görünce heyecanlanıyor.) Oturur oturmaz ben, hiçbir sebep olmadığı halde, muhakkak…

  • Hükümet, İzmir’e hareketimiz için bir özel tren hazırlatmıştı. Trenin hareketinden önce trenin salonunda arkadaşlarla toplandık. Durumu inceledik. Ziya Hurşit’in itirafı üzerine olay ile Terakkiperverlerin (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticilerinin) ilgisi ihtimalini teemmül ettik (istekle ve etraflıca düşündük). Bütün Terakkiperver Fırka üyelerinin bulundukları yerlerde ve aynı saatte derhal tevkif edilmelerini ve evlerinin itina ile aranmasını ve çıkacak…

  • Düzce veya Hendek’ten bir genç, bilfiil Düzce İsyanına katılmış olmasından dolayı İdama mahkûm ettik. Ve kararı kendisine tebliğ ettik. İhsan Bey ile evimize gidiyorduk, Jandarma subayı arkamızdan koştu; “-İdam Mahkûmunun size bir söyleyeceği varmış!” dedi. Derhal döndüm. Genç, bana; “-Efendim, ben bu hıyaneti yaptım fakat sonradan Genel affa uğramıştım.” dedi. Kendisine; “-Savunmanda niçin bunu söylemedin?”…

  • İkinci Ankara İstiklâl Mahkemesinde Afyon Mebusu Ali Bey’le (Kel Ali Çetinkaya) görevde idik. Osmaniye’nin Bahçe kazasından (Kasabasından) boylu poslu, irice, levent gibi gayet güzel bir delikanlı mahkememize gönderilmişti. Askerlikten firar etmiş, takip eden müfrezeye karşı silahlı çatışma sonucunda yakalanmış olmakla suçlanıyordu. İdam kararını verdik fakat bu karar beni çok üzdü. .. Sabah erken Mahkemeye gittim,…

  • (Yıl 1920, Hint asıllı İngiliz ajanı Mustafa Sağir, İstiklâl Mahkemesi tarafından yargılanıp idama mahkûm ediliyor. Genelkurmay Başkanı olan İsmet Paşa, Ankara Emniyet Müdürü Dilaver Bey’i göndererek bu infazın (ceza kararının uygulanmasının) Gazi ile görüşülmesi sonucuna kadar geciktirilmesini istiyor. Kel Ali hemen Gazi’nin yanına gidiyor, Gazi telefonla hemen İsmet Paşa ile konuşuyor;)  Gazi’nin hali sıkkın ve…

  • İstanbul henüz İtilaf Devletlerinin işgali altındaydı, o sırada Gazi, benimle arkadaşım İhsan’ı (1) İstanbul’daki milli teşkilatımızı gözden geçirmek ve başkanları ile görüşmek, temas etmek üzere gizli olarak ve takma adlarla İstanbul’a göndermişti. Teşkilat arkadaşlarımız bizi Kara Kemal’le de görüştürmeyi arzu etmişlerdi. Kara Kemal bize, Ankara’daki 2. Gurup şeklindeki ayrılığı (Mustafa Kemal’e muhalif olan mebusların gurubuna…