Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İsyan I – Yalçın Küçük
-
PKK İsrail ile savaşmış tek Kürt koludur. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şimdi bu Gur, oğlu ile A. Babacan’ı “bacanak” yapmış ve bir daha meşhur olmuştur. Bu akrabalık hayırlıdır, çünkü Hilmi’den olma, Güner’den doğma bu Babacan’ın zevcelerinin kızlık soyadının “yurter” olduğunu da, bu vesile ile öğreniyoruz; böylece, Babacan’a “baldız” ve Gür’e gelin kız Yurter’in, adının “didem” olduğu da ortaya çıkıyor ki, bu sözcüğün, Farsça “gördüm” sözcüğünden başkaca…
-
“AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, dün Washington’da görüştüğü Musevi lobisinin temsilcisine Türk – İsrail ilişkilerini daha da geliştirecekleri sözünü verdi. Erdoğan dün ilk olarak ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile görüştü. Erdoğan ardından da kaldığı Monarch otelinde Musevi lobilerinin temsilcilerinden oluşan 15 kişilik bir heyet İle bir araya geldi. Samimi bir havada geçtiği gözlenen görüşmede,…
-
Artık biliyoruz, Karacaahmet’in içinde Bülbülderesi’nde sadece Sabatayistlerimiz yatmaktadır; Mesih Sabetay Sevi’nin bülbüller öterken, tekrar geleceğine inanılmaktadır. Sf. 590, 591 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 590, 591) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Eğer Yahudiler Yahudi olarak kalabilirlerse, eğer partizanlık nedeniyle aralarında bir ayrılık olmazsa, yani aralarındaki kardeşlik bağlarını sürdürebilirlerse anti-Siyonizm yok olmaya mahkûm olacaktır. Ve merhum Theodor Herzl’in dileği olan Yahudilerin kendi toprakları olmasını istiyorsak, bu topraklar, Türkiye’dedir.” Sf. 498 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 495) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu, Cumhuriyet ile birlikte, bir Kemalist teorisyen olarak ortaya çıkan Moiz Kohen’dir. Daha sonra “Tekinalp” adıyla çalışan Kohen, Hamburg’da toplanan Dokuzuncu Siyonistler Kongresinde, Türkiye delegesi olarak konuşmuş ve Türkiye’yi, “Kenan Ülkesi”, başka bir deyişle de “Kutsal Toprak” ilan etmişti. Yahudilerin Yurt’u Osmanlı Türkiye’si başka yurt yok, diyordu. Göç, Filistin’den çok Türkiye’ye olmalıdır; bu çağrıyı yapıyordu.…
-
Ben-Gurion da, Ermeni Tehciri tarihinde İstanbul’da idi, “toplantı” diyorum. Ben-Gurion müfrit bir Siyonist bilinmektedir; başbakan olduğu zaman, eski bir gizli örgütçüye yakışır bir biçimde, yine gizlice Türkiye’ye gelmişti Ben-Gurion’un, Türkiye tarihinin en önemli ikili anlaşmalarından birisini gerçekleştirdiğini, birinci kitabın dördüncü bölümüne ekte, göstermiştim. Hâlâ gizlidir. Burada Türkiye ile Israel arasında “tamamlayan kavimler” kavramı da icat…
-
Liman Paşa Yahudi idi ve sahra karargâhında bile Yahudi şeriatına göre yemek hazırlıyordu, “koşer” diyorlar. Liman Paşa’nın buraya gönderilmesinin amacı da Kutsal Toprakları korumak olarak formüle ediliyor ki not etmiş oluyorum. Sf.486 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 486) kitabından birebir alınmıştır.
-
Morgenthau’nun savaş sonrası Türk-Elen mübadelesine el atmış olduğunu da okuyoruz ki, gerçekten pek önemli ve açıklayıcı bulmak durumundayız; böyle bir “mübadele”, Türk gelenekleri içine girmemektedir. Biz Türklerde hükümranlık dışına halk çıkarmak çok ender olmaktadır. Kaldı ki, özellikle Anadolu’nun içlerinde yüzyıllardan uzun bir zamandır yanşayan Elenlerin, bu kanlı çatışma döneminde, herhangi bir düşmanca hareketine dair kayıtlardan…
-
Tarihteki en önemli faciaların birisinde, “1915 Ermeni Tehciri” diyebiliriz, H. Morgenthau, Liman von Sanders ve David Ben-Gurion, eski soyadı “Gruen”, İstanbul’da idiler. Üçü de Yahudi kavmindendiler, birincisi ve üçüncüsünün Siyonist olduklarında kuşkumuz yoktur ve Liman Paşa’nın Siyonizm’i ise tartışmalıdır; en azından elimde yeterli kaynak, henüz bulunmamaktadır. İlki, Amerika Birleşik Devletleri’nin, İstanbul Büyükelçisi idi, güçlüdür ve…
-
Kurtuluş Savaşından sonra Elenistan’a göçen Elenlerden birisinin anlatımında çok düşündürücü bir nokta buluyoruz. Acıklı olduğu kadar da düşündürücü görünüyor, aktarıyorum: “Sabahleyin 5.000 esir toplandık. Türk mahallelerinden geçiyorduk. Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerden de kötü davrandı, Hiotika’daki Aziz Konstinos mevkiinde büyük bir kıyım başladı.” Peki neden, neden Müslümanlar arasında yaşayan Yahudiler, Hıristiyanlara, Müslüman Türklerden daha…
-
Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenlerin, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki Sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sabetayist olmayan memurlar evlerinden çıkarıldılar ve Sabetayistler yerleştirildiler. Karadeniz sahil kentlerinde Şişli Terakki’ye emlak…
-
Apo, Türkiye’yi çok seven ve Kemal Paşa’yı çok önemseyen bir Kürt eylemcisidir. Dökülen kanlar, bu gerçeği görmemizi engellememelidir. Sf. 455 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bana “iyi insan” denir. Temren (Hoca’nın eşi) de öyle söyler. Kadın-erkek ilişkisinin dışında evliliğe uygun değilim. Ben saat on bire kadar etrafımda hiç canlı istemiyorum. Çünkü yalnız olmam gerekiyor. Düşünce dünyamdan kopmak istemiyorum. Hiçbir kimseye benimle evlenmesini tavsiye etmiyorum Ama yine de üzerime pek düşüyorlar. Sf. 454 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11.…
-
Bir gün Bekaa’da Öcalan ile bir odada idik, yalnızdık. Konuşuyorduk, Apo aynı zamanda hep trt radyosunu dinler, kulağına yapıştırmıştı, birden, “Apo” dedim, “bir insanı öldürmek mi istiyorsun, Tanrı yap, Tanrılaştır.” Birden heyecanlandı, “Hocam, işte bu, çok doğru” dedi, başladı, “bu PKK’liler işte beni böyle yapıyorlar, hocam, bunlar beni Allah yapıp öldürüyorlar” ekledi. PKK’ye çok ağır…
-
Bizde “Talat” adı yoktur, Arabi’de de olmadığım biliyoruz, orada “telat” var ki başka anlamda ve yapıdadır; buna mukabil bizde “Tal-i” ve “Talu” varlar, bu sonuncuyu da Tal-ü okuyabiliriz, Osmanlı’yı, “Osmanlu” söylüyoruz, muhtemelen ‘Selçuklu” taklididir. Kurtuluş mücadelesinden İbrahim Tali ve 12 Mart Diktatoryası başbakanlarından Naim Talu örneklerini hatırlıyoruz. Naim Talu, İbrani asıllı idi ve adı ünlü…
-
Büyük Kurtarıcının üvey babasının “Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey” olduğunu, yeni öğreniyoruz. Bu çok yüksek bir kamu görevidir, ayrıca, Sadi Bozok’a inanacak olursak Ragıp Bey, “Morali Lord Abbas” olarak bilinen zengin birisinin oğlu idi. Şimdi, Büyük Kurtarıcı’nın doğduğu ev tavsif edilen, Selanik’teki küçük konağın da Ragıp Beylere ait olduğu ve Mustafa Kemal’in buraya sekiz-dokuz yaşlarında…
-
Büyükelçi Lütem, “terörü durduran doğrudan doğruya Ermenilerin kendileridir” demektedir. Bu ifadeyi, nasıl anlamamız gerektiği konusunda kuşku duyuyorum; çünkü bir yerde de, büyük devletlerin, bu eylemlere karşı çıktıklarını söyledikten sonra, “bunun üzerine, bu işi planlayıp finanse eden Amerika, Fransa ve Beyrut’taki Ermeni patronları durdu” demektedir. Herhalde hem açıklamakta ve hem de kapatmaktadır. Sf. 508 Alıntı; İsyan…
-
Her kes her an, ben olmasam ülkem batar, demelidir. Sf. 448 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 448) kitabından birebir alınmıştır.