Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler
-
Ankara’yı destekleyen kabine iktidara geldiğinde İttihat ve Terakki Komitesi mensupları, İstanbul’da bir teşkilat kurmuşlardı. Teşkilât; askerî, siyasî ve ticarî olmak üzere üç kısımdan müteşekkildi. Askerî kısım, İstanbul’dan gençleri zorla askere alarak veya subay kaydederek Anadolu’ya sevk ediyordu. Ayrıca Ankara için askerî malzeme ve kurye gönderiyor ve istihbarat topluyordu. Siyasî kısım da subayların kontrolündeydi ve askerî…
-
Herkes büyük bir çatışma bekliyordu, fakat hâdisenin tamamı Komite tarafından tertip edildiğinden, Taksim’de bir iki ufak çatışmadan sonra, Hürriyet Ordusu şehri kolayca kontrol altına aldı. Hürriyet Ordusunun Bulgar Komitacıları, câmilere sığınan masum hocaları ve talebeleri vurdular. Daha sonra Düyûn-u Umumiye’nin Türkiye temsilcisi olacak olan gazeteci Hüseyin Cahit, Avrupalı bir gazeteciye, “Hristiyanları orduya almanın çok lazım…
-
Genç Türkler, iktidara gelir gelmez hükümete çok sayıda İngiliz müşavir aldılar ve Osmanlı donanmasını İngiltere’ye, orduyu Almanya’ya ve mâliyeyi de Fransa’ya emanet ettiler. Sf. 179 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mehmed Cavit (1875-1926): Dönmelere ait Feyziyye Mektebinin müdürüydü. Hem Talât’ın komitesine hem de Macedonia Risorta Locasına kayıtlıydı. Meşrutiyetten sonra Selânik ve Çanakkale mebusu oldu. 1909-1918 arası çeşitli defalar Mâliye Nâzırı oldu. Mütareke esnasında yurtdışına kaçtıysa da 1921de Ankara Hükümeti adına Londra Konferansına katıldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Düyûn-u Umumiye’nin Türk vekillerinden oldu. Rothshildlerin itimat ettiği biriydi.…
-
Aubrey, tanıdığı İttihatçıları ise şöyle tarif ediyordu; “Talât güce, sertliğe ve hemen hemen gaddar bir kişiliğe sahipti. Gözlerinde insanlarda nadiren, fakat alacakaranlıktaki hayvanlarda sık sık görülen bir ışıltı vardı.” Sf. 168 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 168) kitabından birebir…
-
Ermeni kökenli bir kadının Alevilere has bu terimleri içtenlikle ve inanarak kullanması çok ilginç ve dikkat çekici. Başka bir ilginç ve dikkat çekici nokta ise Kırmançi’yi çok iyi konuşması. Kendi dilini biliyor mu, ne kadar bildiği konusunda ise bilgi sahibi değiliz. Gerek 1915 ve gerekse 1938 katliamlarında insanlar yakalandıkları yerde katledilmiyor. Toplanıyor ve belirli yerlerde…
-
“Bakın, Ermeni meselesinde Talat Paşa ile iki Ermeni milletvekili bir gece önce sabaha kadar eğlenceli bir gece düzenleyip beraber oturuyorlar ama sabah tıpkı sizin KCK operasyonlarına benzer tutuklamalar başlıyor. Tarih 24 Nisan’dır, sizinki de 14 Nisan, burada bile benzerlik var. Ermenilerden 2000 kişiyi alıyorlar, sizde 10 bin kişi alındı.” Sf.204 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından…
-
1914 kışı ve 1915 yılının ilk ayları, Taşnaksutyun da dâhil olmak üzere, Rusya Ermenileri açısından bir heyecanlanma ve umut dönemiydi. Biz kayıtsız şartsız Rusya’ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi bir gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık; sadakatimiz, çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında Çar Hükümeti’nin (Güney Kafkasya Ermenistan’ı ile Türkiye’nin Ermeni eyaletlerinden oluşan) Ermenistan’ın bağımsızlığını bize armağan edeceğine emindik. Sf.…
-
Savaşta karşımızda yer alan taraf Türklerdi elbette. Başka düşmanlar da vardı, ama bunlar Türkler kadar etkin değildi; yine de gözleri üzerimizdeydi. Ve bir gün geldi, bunlardan biri Türklerin yüzyıllar boyunca yapamadığını bir anda gerçekleştiriverdi. Sorarsanız, bu nefretle körüklenen değil, sevgiyle kotarılan bir hamleydi. (Türkler hiç olmazsa nefretlerini saklamayacak kadar dürüsttüler.) Ruslardan bahsediyorum tabii. Yeni Ruslardı…
-
Taşnaklar: (Erm.) Taşnak Partisi (tam adı Hay Heğapokhagan Taşnaktsutyun / Devrimci Ermeni Federasyonu) yandaşı kimse. Parti, 1890’da Tiflis’te kuruldu ve sosyalist ilkeleri şiar edindi. Ermenileri içinde bulundukları zor şartlardan kurtarmak için Avrupa, Kafkasya ve Osmanlı Devleti’nde faaliyet gösterdi. II. Abdülhamit rejimini yıkmak için İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle ittifak yaptı. 1918’de kurulan bağımsız Ermenistan Cumhuriyetinde iktidara…
-
Ama Tehcir’in arifesindeki yıllarda, biz erkeklerin yöresel kıyafetleri neredeyse görünmez oldu. Salta, şalvar, entari giyen kalmadı. Sadece orada burada köyden hiç dışarı çıkmayanlarda görünür oldu. Herkes İstanbul’dan, yurtdışından getirilmiş pantolonları, ceketleri giyinirdi. Türkler ve Kürtlerse yöresel kıyafetlerini giymeyi sürdürdüler. Sf. 192 Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 192)…
-
Miralay Kâzım, Bedros Bey’e elçiler gönderip teslim olmasını isterken, diğer yandan çepeçevre sarıldığını ihsas ettirmişti. Bedros Bey’e yazdığı birinci mektupta: “Xuş vergisini verirse sorun kalmaz.” deyince, Bedros Bey: “Xuş vergisini verir. Ancak hemen ardından askerlik çağı gelenler istenir. Amele Alaylarında Ermeni gençleri bitirildikten sonra, tenkil ve tehcir başlar. Ben bu tarzı çok iyi biliyorum. Ne…
-
Daha 1917 yılında İngiliz Hükümetinin, Siyonist liderlerle uzun görüşmeler sonunda, Balfour Bildirisini yayınlayarak, Filistin’de Yahudiler için bir vatan kurulması fikrine taraftar ve yardımcı olduğunu açıklaması, Kutsal Topraklara Yahudi göçünü hızlandırmış. 1918 yılında 56.000 kişi olan Filistin’deki Musevi nüfusu, 15 Mayıs 1948 yılında 665.000 kişiye çıkmış. Bu büyük nüfus artışının 484.000’i otuz yıllık manda yönetimi dönemindeki…
-
Sır mı, Rumlar, Hürriyet’i getiren İttihat ve Terakki Fırkasını, bütünüyle bir “Yahudi Partisi” olarak görüyorlardı ve İttihatçı iktidarı ile iktidarları ve rahatlarının tehlikede olduğunu düşündüler. Sf. 316 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 316) kitabından birebir alınmıştır.
-
Balfour Deklarasyonu’na kadar, Siyonizm bayrağı Almanya’daydı ve Londra, politika ve edebiyatta, İttihat ve Terakki’yi bir Yahudi Partisi olarak görüyordu. Romanda, Enver’e, “Polonyalı bir Maceracı” ve iktidardaki hükümete de, a collection of Jews and Gipsies, “Bir Yahudi ve Çingene Tayfası”, deniyordu. Türkçe’de bunlar temizlenmiştir. Çünkü şimdi tarihimizdeki ve içimizdeki Yahudiliği gizlemek esas iştir. Sf. 274 Alıntı; Çöküş…
-
Hovhannes Abelyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kesab) Talat, Enver ve Cemal, Abdülhamid’in paşalarıydı. Sekiz gün sonra Hürriyet ilan edildi ve eve döndük. Komşu Türkler bütün götürdükleri malları geri getirdiler; bu malların arasında yorgan, döşek, kilim, inek, keçi, koyun vb. vardı. Malın sana ait olduğunu teyit eden iki şahit getirdiğinde, “al!” deyip malı sahibine iade ediyorlardı. Evler…
-
Petros Sargisi Safaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Musa Dağ, Hacı-Habibli Köyü) Talat İstanbul’dan Şam Valisi olan Cemal’e: “Sokaklarda köpek kalmayacak” diye emir vermişti. Yani, Ermenileri yok edeceksiniz; ama o kurnazlık yapıp sokak köpeklerini öldürdü; Ermenilere ise: “Türkleşiyormuş gibi yapıp isimlerinizi değiştirin” dedi. O şekilde kurtulduk; benim adım Abraham’dı; İbrahim oldu. Annem Fatma, kız kardeşim Ayşe ismini…
-
Harutyun Vardanyan’ın Tanıklığı (D. 1887, Dörtyol) Manuk Çavuş, yazar Grigor Zohrap’ı kurtarmak amacıyla zaptiyelere verilmek üzere yüz elli altın topladı. Ama Zohrap bunu kabul etmedi ve: “Bu milleti kime bırakacağım?” dedi. Cemal Paşa Zohrap’ın sınıf arkadaşıydı; ona altı tepsi içinde çeşit çeşit yiyecekler gönderdi; ama Zohrap bunları almayı reddetti ve şöyle dedi: “Bana iyilik yapmak…