Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler

  • Bir Alman belgesinde şöyle yazıyordu: “Talât Bey (…) hiç çekinmeden hükümetin Dünya Savaşını bahane ederek, dış ülkelerin diplomatik müdahalelerine aldırmaksızın, ülkeyi iç düşmanlardan her türlü mezhebe bağlı tüm Hıristiyanlardan tamamen temizlemek istediğini anlattı.” (1) Sf. 192 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 192)…

  • 14 Şubat 1925’te Dara Hani’ye yarım saatlik mesafedeki Kupar köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, geceyi burada geçirmeye karar verir. Bu sırada Şeyh Sâîd’in önünde giden kuvvetlerin Genç’i ele geçirdikleri haberi Kupar’a ulaşır. Ertesi sabah şehre giden Şeyh Sâîd halka vaaz verir:  “Haberiniz olsun ki ben kötü bir amaç için yola çıkmadım; zâlim de değilim, bozguncu…

  • Çok geçmeden büyük bir tutuklama dalgası İstanbul’u sardı. Yine Talat Paşa’nın emriyle 200 kadar Ermeni aydını ve Taşnak Partisinin ileri gelenleri tutuklandı. Takvimler 24 Nisan 1915’i gösteriyordu.  Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Ağustos 1914 Osmanlı-Alman gizli ittifak antlaşmasına göre, Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı Alman General Bronsart von Schellendorff’a verilmişti.  Bu Haçlı general, 1936’da yayınladığı Sarıkamış anılarında şöyle diyordu: “Türkiye’nin savaşa ne zaman gireceğine Alman Genelkurmayı karar verdi. Kafkasya’ya saldırılması fikrî de bizimdir. Amaç, düşmanlarımızın ordu birliklerini buralara kaydırarak birinci derecede önemli olan esas cephelerdeki Alman ordularına karşı…

  • 10 Eylül 1922 Pazar …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister…

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;) Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın. “Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı.…

  • Jöntürkler’in (İttihat ve Terakki) iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umuduyla, kendi bağımsızlık ve özerklik taleplerinden vaz geçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşları, umutları kırılıncaya dek devlete sadık kalmaya gayret ettiler. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 –…

  • Bu esnada postadan bir kart aldım; sansürden kurtulup gelmiş; bu bir kartvizit idi.  …  6 Şubat 1921 (1337) tarihini taşıyan bu kartta yazı yazılmıştı:  “İhsan Paşa’ya;  …  Büyük tarihli, büyük Türk sizi bekliyor.  Koş gel.   Ahmet Hamdi”  Sf. 71  Kara Kemal’in komiteci ruhu ve kafası imdadımıza yetişti; Sf. 72  5 Eylül 1921 Pazar günü, bizi kurtaracak…

  • En mühim kararlar Enver Paşa ile bu üç alman (Bronzart) arasında düşünülüp veriliyordu.  Bunlar içinde Türkler hakkında hiçbir muhabbet beslemeyen Liman Paşa ile Toveney en meş’um (kötü, uğursuz) rolü oynamışlardır. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zeki Paşa, bu seferin icrasındaki zorlukları ve çöl seferinin icrası için lazım gelen malzemenin bulunmadığını, daha deve tedarikinin bile yoluna girmediğini, uzun ve amansız bir çölün her türlü mahrumiyetini yenmek için erzak ve cephaneden başka, içecek ve yıkanacak suyun bile beraber götürülmesi zaruretini izah ederek bu seferin sarih (açık) olarak aleyhinde bulundu. Yarbay Von Kress’in…

  • Şu tetkik ve mütalâaya göre, bizim filomuz 29.10.1914 sabahı Sivastopol ve Novorosiski limanlarına ilerleyip bombardıman yapmasaydı, belki, 30 sabahı, Rus gemileri Boğaz’ın önüne gelecekler ve torpil dökerken yakalanıp ateş başlayacaktı.  Netice aynı ise de, şekil ve yol bize daha uygun olurdu. Sf.106 1914 senesinin Ekim ayı sonunda Kurban Bayramı, Türk milletinin neticesi meçhul bir harbe…

  • Kapitülasyonlar, 10 Eylülde (1914) lağvedildiği (yürürlükten kaldırıldığı) zaman Almanya’nın bile bizim aleyhimizde bir tavır alması da memleketimizde hiç kimsenin hoşuna gitmemişti. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz sefiri bunları Londra’ya bildirmiş, …aldığı talimat üzerine Cemal Paşa’ya şu cevapları vermiş:  Kapitülâsyonların adlî kısmı şimdi ilga edilemezmiş, mali kısımlarından bazılarının ilgasına, diğer müttefikleri razı olmak şartıyla, İngiltere muvafakat edebilirmiş.  Adalar ve Mısır meseleleri harpten sonra görüşülebilirmiş; Rusların Türkiye’ye şimdilik tecavüz niyetleri yokmuş, bu cihetten pek ziyade emin olmaklığımız lazım imiş. Alıntı; Harp Hatıralarım…

  • Talat Paşa harbin sonunda; ” Beklendiğinden daha fazla devam eden harp, nakliye ve ticaret işlerinde ve ihtiyaç maddelerinin tevzisinde (dağıtımında) yolsuzluklar yaratmıştır.  Bugün bunlara imkân yoktur.  Yolsuzlukları cezalandırmak elbette hükûmetin vazifesi idi.  Bu vazife ifa edilmemiştir.   Bu ihmalden kimlerin mesul olduğu malûmdur.  Bu mes’uller biziz ve hareketlerimizin bütün mesuliyetini çekmeye hazırız.  Yolsuzluklar çok umumi bir…

  • Sefer planlarını bizzat Genel Kurmay Reisi yapacaktı.  Bizim Genel Kurmay Reisimiz, Erkânıharbiye-i Umumiye Reisimiz Enver Paşa idi.  O böyle şeylerle meşgul değildi.  Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) ve parti işleri, onu daha çok meşgul ediyordu.  General Bronzart, Genel Kurmayın Birinci Reisi Sanisi (ikinci reisi) ise de hakikatte Genel Kurmay Reisliğini yapıyordu.  Şu halde sefer planlarımızı da…

  • Oruç tutanlar da açlığın ve sigarasızlığın verdiği sersemlikle çalışma ve iyi düşünme hassasını kaybederlerdi.  …  Bunu da kaldırmak lazımdı.  …  Birinci teklif, seferberlik müddetince münfasıl (ayrı, ayrılmış) harflerle yazı hakkındaki emir tatbik edilmeyecektir; ikinci teklif, seferde oruç tutulmayacaktır.  Ramazan icabı sahur ve iftar ordudan kalkmıştır:  …  Enver Paşa’ya götürerek imza için önüne koydum. Kabul ve…

  • O zaman bir yazı derdimiz vardı.  Eski Arap harfleri ile yazımızdaki güçlükler herkesçe malûmdu.  Biz, yeni nesil, aynı zamanda bu yazının ıslahı ile de uğraşıyorduk: ekseriyetle sadalı (sesli) harfleri çoğaltarak okumanın kolaylaştırılmasını, pek ülfet edilmemiş (alışılmamış) olan Arabî, Farisî kelimelerin kullanılmasını ve terkiplerinin mümkün olduğu kadar az kullanılmasını istiyorduk. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan…

  • 1-2 Ağustos gecesi Yeniköy’de Sadrâzam ve Hariciye Nazırı Sait Halim Paşa’nın yalısında toplanan ve Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat, Cavid ve Halil Beylerden mürekkep bir kısım vekiller heyeti hemen vaziyeti müzakere ile (durumu görüşerek) Osmanlı ordusunun seferber hâle vaz’ına (duruma getirilmesine) ve aynı zamanda; Umumî Harb’de Türkiye’nin bitaraf kalacağının .. karar verdi.  …  2 Ağustos…

  • Liman Paşa’nın Odesa’ya asker ihracı (asker çıkartılması) teklifini suya düşürdük.  Liman Paşa, belki bu gayretlerimden dolayı, (Türkiye’de beş Sene) başlığıyla yazdığı kitabında benden entrikacı diye bahsetmiştir.  Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’deki Alman askerî heyeti başında bulunan Müşir Liman Von Sanders Paşa, bizi Almanya’ya sıkı bağlamak istiyordu.  Alman sefiri Von Wangenheim ise, bir Türk-Alman dostluğu ve hatta ittifakı düşünüyordu. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.