Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler

  • İstanbul’daki büyük yangın, 23 Ağustos 1908 .. Sf. 66  …  31 Mart Ayaklanmasından bir gün sonra Adana’da Ermeniler isyan bayrağını açmışlardı.  17.000 Ermeni, 1.850 Türk hayatını kaybetmişti.  İttihat ve Terakki Cemiyeti de, beni “müfettişi umumi” olarak Adana’ya gönderdi. Mutlak salahiyetli Divanıharp de bizimle beraber Adana’ya geldi. Sf. 70  Olaylar sonunda kurulan Divanıharp kararını verdi: 48…

  • (Dipnot: Teşkilatı Mahsusa: 5 Ağustos 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını elde tutmak amacıyla, Enver Paşa tarafından kurulan yarı resmi bir örgüttü.  Dede Yakub Cemil bu örgütün en önemli isimlerinden biriydi.) Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 7 Temmuz 1908, Manastır’daki postaneden çıkan Müşir Şemsi Paşa… 10 Temmuzda, Saray’a sürekli jurnaller gönderen Manastır Topçu Alayı Müftüsü Mustafa Şevket Efendi, 17 Temmuzda, Zatışahane’nin fermanını okurken, Manastır Mıntıka Kumandanlığı erkânıharbiyesinden Osman Hidayet Paşa ve Cemiyet’e düşman oldukları bilinen, Debre Mutasarrıfı Hüsnü bey, Polis Müfettişi Sami, Avukat Sabri Efendi, Kanun (İnzibat)…

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) “Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi.  Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı.  Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29  “25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı.  Başlatılacak harekâtın…

  •  …  Erkânıharp Kâzım (Karabekir) Resneli Niyazi de bu merkeze bağlıydı.  1906’dan sonra oldukça ünlü isimler de Selanik’te teşkilata kaydoldu.  Erkânıharp Kolağası (Önyüzbaşı) Mustafa Kemal (Atatürk), Erkânıharp Kolağası Ali Fuat (Cebesoy) gibi. Selanik ittihat ve Terakki’nin fikir gücünü, manastır ise vurucu gücünü oluşturuyordu.  Selanik teşkilatının reisliğini Talat Bey, Manastır’ın liderliğini ise Enver Bey yapıyordu.  Her ikisi…

  • Sapancalı Hakkı’yla Selanik’e gitmiştik.  Tahlif (yemin) merasimi için geceyi beklemek gerekiyordu.  Bekledik.  Hava karardı.  Namzet (aday) gözleri bağlı olarak arka sokaklardan yemin töreninin yapılacağı eve faytonla götürülürmüş; bana da aynen öyle yaptılar, gözlerimi bağladılar.  Burada koluma arkadaşım Sapancalı Hakkı girdi.  O bana kefil olmuştu.  Sf.26 … yemin merasimine geçildi.  “Yakup Cemil, sağ elini Kuranı Azimüşşan’a…

  • (Dipnot;) Thierry Zarcone adında Fransız tarihçi 1908-1918 dönemini “Mason Devlet” olarak nitelendirmektedir.  Mason milletvekilli heyetleri Fransa, Macaristan ve İtalya’yı dolaşarak, Osmanlı İmparatorluğuna artık demokrasinin geldiğini ilan ediyor, lehte kamuoyu oluşturuyorlardı. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 315) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abdülhamit); -Pekala. Fakat bu Yahudi’nin Hilâfet Makamında işi nedir? Karasso Türk Padişahına; -Efendimize yirmi beş milyona yaptıramadığımızı Cemiyete dört yüz bin liraya yaptırdık. Sf. 159 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hazine-i Hassa-i Şahanelerinin (Padişahın özel bütçesinin) ve Hazine-i Mâliyenin (Maliye bütçesinin) içinde bulunduğu sıkıntıları göz önüne alan Musevi Cemaati kulları, Hazine-i Hassa-i Şahaneye beş milyon ve Hazine-i Maliyelerine yirmi milyon, toplam yirmi beş milyon altın lirayı emirlerinize amade kılmışlardır. Efendimiz Hazretlerinin bu naçiz (küçük) yardımlarımıza bir karşılık ve lütuf olarak Filistin’de Yahudi kulları için gerekli…

  • Enver Paşa Mersinli Cemal Paşa’ya; “Bizim bütün günahımız Sultan Hamid’i anlamamak ve Siyonizm’e alet olmaktır.” Sf. 157, 158 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 157, 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Meşrik-i Âzamlık Mason Localarının birleştiği makam. 9.7.1909’da İskoç tarikatından gelen davetiye ile Galata’da Yahudi David Kohen’in yazıhanesinde toplanıp Türkiye Meşrik-i Âzamlığı’nın kurulmasına karar verilmiş, başına da Talat Bey Üstad-i Âzam olarak getirilmiştir. Sf. 126 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Ağustos 1911 İsviçre Bazel’de Siyonist Kongresinin reisi Bezirgân Wolkon konuşuyor; “ .. Yahudilere karşı büyük nefret izhar olunuyor. Tek ümidimiz Türkiye’dedir. Bir gün gelip de hâlimizde bir salâh görülecek olursa bunun Türkiye sâyesinde olacağına şüphe yoktur. .. Zâten Türkler öteden beri Yahudiler hakkında hayırhah davranmışlardır. ..  Türkiye için yurtsuz Yahudiler kadar sadık muhacir bulunamaz.…

  •  İlginçtir ki, 1908 yılındaki meclis idare heyetinde, gerek nüfusça gerek ekonomiye hâkimiyetlerine karşın kent yönetiminde Rum kesiminden temsilci yoktur. Buna karşın Yahudi cemaatinden Çelebon Beje’nin seçil­mesi anlamlıdır.  II. Meşrutiyet’ten itibaren Belediye Meclislerinde, Haim Beja Robeno, Haim Beja Sebatay, Bohor Danon ve Şmail Barsimento’nun görev aldığı­nı görüyoruz. İlginç bir konu da Belediye örgüt yapısı içinde Yahudi…

  • Türk vatanperverlik ve milliyetçiliklerini ütopik Yahudi milliyetçilikleriyle birleştiren dindar Sabatayistler de mevcuttu. Şu husus ispat edilmiş bulunmaktadır ki İlk Jön Türk Hükümetinin üç Nazırından biri ve Jön Türk partisinin nüfuzlu şeflerinden Cavit Bey, dönme idi ve Karakaş zümresinin sinesinde de mühim derecede rol oynamıştır. Kendisi, bu zümrenin en mühim ailesi olan Ruso ailesine mensuptu. O…

  • Halifebaba Turgut Koca İttihatçıları: “Bektaşiler”, “Masonlar”, “Melamiler” ve “Mason-Bektaşiler” başlıkları altında toplamıştı. Bizi ilgilendiren, listenin “Mason-Bektaşiler bölümü; bakın Halifebaba Turgut Koca’ya göre İttihatçıların içinde kimler “mason- Bektaşi’ydi? “Enver Paşa, Ali Fethi (Okyar), Kazım (Karabekir) Paşa, Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi, Salah (Cimcoz) Bey, Ethem Ruhi (Balkan), Dr. Miralay Mehmed Ali Bey, İhsan Namık Bey, Ahmed Bedevi…

  • Sonuçta, Talat Paşa, Mithat Şükrü Bleda, Cavid Bey, Dr. Rıza Tevfik, Nesim Mazelyah, David J. Kohen, Osman Adil, Âsim, Mi­sel Noradunkyan, Mehmed Galib ve Mehmed Arif’e masonluğun en büyük rütbesi 33. derece verilerek, Türkiye Yüksek Şûrası kuruldu. İstanbul Tokatlıyan Oteli’nde yapılan ilk toplantıda, amir-i hakim-i âzamlığa (en saygıdeğer üstatlığa) Prens Aziz Hasan Paşa; yardımcılığına da…

  • İsrael’in kurucuları, Osmanlı toprağı Filistin’e, en çok Hamid ve Jön Türk iktidarlarında yerleştiler. Kesin rakam yok, 1882-1903 döneminde, 20 binle 30 bin arası Yahudi Osmanlı toprağı Filistin’e göç etmiş.. .1904-1914’de 40 bin, asıl kurucular bunlardır. Sf. 335 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…

  • Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…

  • Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…