Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler

  • “İttihat ve Terakki içinde eli kalem tutanlar, Hüseyin Cahit Yalçın, Maliye Nazırı Cavit Bey, Kurucu Dr. Abdullah Cevdet, net bir İngilizci çizgi izliyorlar. Sabahattin de (Prens) burada duruyor. Eli silah tutanlar, ordudan gelenler… Almancı bir politikanın sahibi görünüyorlar. Eli silah tutanlardan Yakup Cemil, İngilizlere dönüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • “Osmanlı döneminde Türk gericiliğinin temellerini atan iki prens ,… Prens Sait Halim Paşa ile Prens Sabahattin’dir. Prens Sait Halim Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu. 1863 Kahire’de dünyaya geliyor. Özel öğretmenden yabancı dil öğreniyor ve İsviçre’de üniversite öğrenimi görüyor. 1912 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetine Kâtibi Umumi (Genel Sekreter) oluyor.   Birinci Dünya Savaşının başladığı zaman…

  • “Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı.   Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu.    Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen…

  • “Hareket Ordusu, ne düzenli bir Ordudur, ne de düzenli bir Ordunun parçası, tümüyle gönüllülerden kurulan, sayısı ve yönetimi çok milli olmayan tam bir silahlanmış halk topluluğudur. Resmi ordu ile bir ilişkisi yok.  …yalnızca, İttihat ve Terakki’nin militanı olan bazı genç subaylar bulundular. Yer yer birlikte komuta ettiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük…

  • “Mustafa Kemal Bey: Erkân-ı Harp Kolağası (Kurmay Yarbay), 1926’daki İzmir suikastı sırasında Cumhurbaşkanı. Pirlepe’li Fethi Bey (Oyar): Erkân-ı Harp Binbaşısı, İzmir Suikastı öncesinde Başbakan.  İzmir’li İsmet Bey (İnönü): Erkân-ı Harp Kolağası, İzmir suikastı sırasında Başbakan. …Vehbi Paşazade Süleyman Askeri Bey: Erkân-ı Harp Kolağası, Teşkilat-ı Mahsusa (Özel Teşkilat, MİT, Özel Harp Dairesi gibi) Başkanı. Ohri’li Eyüp…

  • “Genel tez şu; Eylemli olarak halkçı bir yönetimde, halkçı muhalefet olamaz.   Özel tez şu; Abdülhamit yönetiminde her hangi bir muhalefet hareketinin muhalefet şansı yoktur.    Abdülhamit döneminde muhalefet içeren her hareket, kadro hareketi olmak zorundadır.   İttihat ve Terakki hareketi ile Servet-i Fünûn hareketi kadro hareketi olarak doğdular ve geliştiler.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • (İlber Ortaylı’nın II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı kitabından;) “Colmar Freiherr Vo der Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. On iki yıllık ilk çalışma döneminde Harbiye Mektebi’nde ders kitabı olarak okunmak üzere 4000 Sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı.”     “Öncelikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden…

  • (12 Nisan 1920 tarihli gizli celsede mali durum ve Tekalif görüşülüyor. Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.) Cemil Bey (Kütahya): “Müskirat (alkollü içecekler) Kanununun tatbikinden sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu,…

  • “I. Meşrutiyetin Meclisi olan Meclis-i Mebusan’da (1877), 93 Rus Harbinde Ermenilerin Ruslara yakınlaşması görüşülürken Halep Mebusu Ermeni Manok Karaca Efendi: “Ben, Hıristiyan ve Osmanlı mülkünde bulunan Hıristiyanların büyük kısmı olan Ermeni Milletinden bulunduğum için, umum Hıristiyanlara da dâhilim (genel Hıristiyanların da içindeyim) Ve bu sebeple, bu konuda fikrimi söylemeye hakkım vardır. Ermeni Milleti, beş yüz…

  • “… beni büyük bir saygı içinde dinleyen Enver Paşa’yı tetkik ediyordum (inceliyordum). Naciye Sultan’la evliydi…. Öfkeli ve muhteris (hırslı, ihtiraslı) bir insan olduğunu hemen fark ettim. Tuhaftır bana Hüseyin Avni Paşa’yı hatırlattı, yalnız onun kabalığı Enver Paşa’da nezakete, zekâsı da kurnazlığa dönüşmüştü. Bu çeşit insanlar bir yere bağlandılar mı, hele menfaatleri de besleniyorsa, sadakatlerine hudut…

  • “Hareket Ordusu Kumandanının şöhretinden halas olmak (kurtulmak) ve Enver Paşa’ya harbiye Nazarlığının yolunu açmak için, Mahmut Şevket Paşa’yı güpegündüz kurşunlayıp öldürdüler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Abdürrahim Efendi oğlum sinir nöbeti geçiriyordu, üstelik sarılık olmuştu, Kızlarımın durmadan burnu kanıyordu. Refikam (hayat arkadaşım, refakat eden, birlikte yaşayan) yatağa düşmüştü. 10 Nisan 1917 Rasim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi “Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan’a maalesef yenilmek üzereyiz Hakanım.” “Dört düvel (devlet) birleşir de haberimiz olmaz mı? Bu nasıl bir gaflettir. Bu devletler…

  • “Bizi muhafazaya memur müfrezenin komutanı Fethi Bey (Okyar) söz anlar, aklı başında bir subaydı. (1) “Bu biraderimin emri midir?” “Ordu ve Hükümetin sizden ricasıdır efendim.” “Peki, çoluk çocuğum ne olacak?” “Zat-ı Devletinizin ve evlâdı iyâlinizin (çocuklarınızın ve yakınlarınızın) hayat ve maişetleri devlet ve ordunun kefaleti altındadır.” Cevap verirken Ordu ve Devleti ayırdığına dikkat etmiştim. Ordu,…

  • “Meclis-i Mebusan Kamil Paşa hükümetini düşürmeye karar verince, her teşebbüs (girişim) öylece kaldı. Bu celsenin (meclis oturumunun) nasıl yapıldığı malumdur (bilinen şeydir). Başta Enver Bey olduğu halde, bir sürü subay ve er resmi ve sivil elbise ile Millet Meclisinin içini tutmuşlar ve bir zırhlıyı Meclisin hizasına (yanına) getirmişler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…

  • “Kırk yıldır büyük devletlerin birbirleri ile kapışmasını bekledim. Osmanlılar ancak, böyle bir fırsatı zamanında ve basiretle kullandıkları takdirde kurtulacaklar, yeniden büyük devlet olacaklardı. .. Büyük devletlerarasındaki rekabetin eninde sonunda onları çatışmaya götüreceği gözler önündeydi. Osmanlı Devleti de böyle bir çatışmaya kadar parçalanma tehlikesinden uzak yaşamalı ve çatışma günü ağırlığını ortaya koymalıydı. İşte benim otuz üç…

  • .. Buna rağmen kendileri ile ilgilendim. Yabancı memleketlerde parasızlık yüzünden bazı şeylere katlanmamaları için, gazetelerini satın almak bahanesi ile büyücek yardımlarda bulundum, bazı kimselerin memleketten para göndermelerine göz yumdum. Yeter ki yabancıların maşası olmasınlar, muhalefetleri yanlış ta olsa namuslu kalsın diye! .. Ahmet Rıza Bey Paris’te Meşveret adı ile bir gazete çıkarmaya başladı. Paris Sefirimize…

  • “Bir gün, tarih, kendilerine Genç Türkler, Jön Türkler dedirten kimselerin neden mason olduklarını elbette araştıracak ve ortaya koyacaktır. Benim tahkik ederek (araştırarak) öğrenebildiklerimin hemen hepsi Masondular. Ve yine hemen hepsi İngiliz Locasına bağlıydı. Bu Localardan maddi yardım görüyorlardı. Bu yardımların insani mi siyasi mi olduğunu tarih elbette öğrenecektir.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…

  • “İttihatçılarda tek adam değil, bir heyet diktatördü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1635) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “.. Bence haberi (Suikastın Mustafa Kemal’e haber verilmesi) Meclis Başkanı Kâzım vermişti. Mustafa Kemal de intikam almak ve yeni bir terör yapmak, bu vesile ile önce yok edemediği diğer bütün ittihatçıları ve muhalifleri imha (yok etme) için bir vesile bulmuştu. .. Suikastçı kaçmayı değil sadece suikastı daha iyi yapabilmeyi düşünmelidir. Böyle olursa başarı % 100…

  • “Kâzım, İttihatçıların, Şükrü’nün (Serezli Şükrü) başkanlığı altında bir zamanlar birçok katiller (cinayetler) yapmış olan Serez Komitesinin üyelerinden biridir. Bu cahil, çok beyinsiz, cani ve ahlaksız adamın TBMM’nin yıllardan beri başkanı olması kara bir talihtir.” (Kâzım Özalp) Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.702) kitabından birebir alınmıştır.