Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İzmir Suikastı

  • İlginçtir, Kılıç Ali anılarında bu iddiayı şöyle diyerek doğrular: “Tuhaf değil mi? Bu suikast olayından birkaç gün önce Afyon Milletvekili Ali Bey’le İstanbul’a gelmiştik ve Tokatlıyan Oteli’nde kalıyorduk Bir sabah Ziya Hurşit geldi. Birinci Melis’teki arkadaşlığımıza dayanarak, yaptığı küçük bazı ticari işleri için benden yardım istedi. İş Bankası’ndan kendisine üç bin liralık kredi verilmesine aracılığımı…

  • Daha ileri gidip, böyle bir suikast girişiminin aslında olmadığı, bu işin Millî Mücadele Paşalarının ve İttihatçıların Mustafa Kemal’e biat etmeye yanaşmayan kesimlerini tasfiye etmek için özel olarak örgütlendiğini iddia edenler de var. Bu görüşe yakın durduğu anlaşılan Kemal Tahir, Kurt Kanunu adlı romanında Ziya Hurşit’in İstiklal Mahkemesi Başkanı Kel Ali’den Kılıç Ali vasıtasıyla 3 bin…

  • Rauf Bey, ‘İstiklal Mahkemesi Başkanı Kel Ali, Meclis’in ortasında Ardahan Milletvekili Halit Paşa’yı tabanca ile vurup öldürdüğünde veya ileri Matbaasının sahibi Celal Nuri Bey’in kafasını Meclis’in ortasında kırıp, ölümüne kastettiğinde bile dokunulmazlığı kaldırılmadan yargılanamaz denilerek nasıl kurtarıldığını” hatırlatarak kendisinin, tedavide olduğu hastaneden nasıl ‘suçüstü’ olarak tutuklanabileceğini soruyordu. Sf. 386                       Alıntı; Öteki Tarih II (Mondros’tan…

  • İsmet İnönü yıllar sonra şöyle yazacaktı: “Eski Ankara Valisi Abdülkadir, İttihat-Terakki’nin, Meşrutiyetten evvelki fedailerindendir. Askerdir. Bizim sınıftandır. ‘Abdülkadir Antep’ diye tanırız. Son derece enerjik ve kararlı bir adam, Temiz bir adam. Çetin bir ihtilalci, ihtilal arkadaşlarına, ihtilal fikirlerine bağlı. Meşrutiyetten önce, en güç zamanlarda İttihat-Terakki’nin en gözde, en güvenilir fedaisi. Böyle bir adam, Abdülkadir, Millî…

  • Savcı, başlangıçta Rüştü Paşa, İsmail Canbulat ve Halis Turgut Bey hakkında “suikast planından haberleri olduğu halde hükümeti bilgilendirmemek” suçundan 10’ar yıl kürek cezası talep ettiği halde, bu üç kişinin kendilerini savunmaya kalkışmaları üzerine cezalarını idama çevirmişti. Giritli Şevki hem beraat etmiş hem de 6.500 lira para ödülü ile taltif edilmişti. Laz İsmail ile Bursa’da keşif…

  • Kâzım Karabekir’le Mahkeme Başkanı Kel Ali arasında Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası konusunda çıkan tartışmaların davanın bir suikast davası olmayıp bir siyasi dava olduğunu göstermesinden endişe ettiği anlaşılan Mustafa Kemal, mahkeme heyetini balo bahanesiyle konakladığı Çeşme’ye çağırmış ve çok ağır şekilde azarlamıştı. İddialara göre mahkeme kurulu, pencereden atlayıp kimseye görünmeden. İzmir’e dönmüştü. Sf. 375 Alıntı; Öteki…

  • Üç Aliler Divanı işbaşında; Zanlılar, ‘Suikastçılar’, ‘Onlarla İlişkili Olanlar’ ve ‘Eski İttihatçılar’ olarak üçe ayrılmıştı. 49 kişilik ilk iki grubun yargılanmasına 26 Haziran 1926 Cumartesi günü Millî Kütüphane’nin yanında bulunan Elhamra Sineması’nda başlandı. Baş zanlıdan Ziya Hurşit sözlü savunmasında şöyle demişti:  “Ben [Savcının iddia ettiği gibi] Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nu tağyir veya tadile (değiştirme veya dönüştürmeye)…

  • 22 Haziran’da Mustafa Kemal’in Los Angeles Times için çalışan İsviçreli sanatçı ve gazeteci Emile Hilderbrand’a söyledikleri ise gerçekten kafa karıştırıcı idi: “Yoluma yerleştirilen bu katillerden bir grup beni ve maiyetimi taşıyacak otomobillere el bombaları yağdıracaklarmış. Hatta daha da ileri gittiler ve yıllardır benim davamla özdeşleşmiş, benim sadık bir siyasal arkadaşım olmuş, zaman zaman da danışmanlığımı…

  • Mustafa Kemal Paşa, neden bu beceriksiz ve mütereddit adamı tutuyor?  Bari Fevzi Paşa’yı Cephe Kumandanı yapsana?  “-İcabında yine kendisi kumandayı eline almak için” cevabını verdi ve güldü; (1) Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Bu…

  • (Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı.  Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi.  Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…

  • Türk vatanperverlik ve milliyetçiliklerini ütopik Yahudi milliyetçilikleriyle birleştiren dindar Sabatayistler de mevcuttu. Şu husus ispat edilmiş bulunmaktadır ki İlk Jön Türk Hükümetinin üç Nazırından biri ve Jön Türk partisinin nüfuzlu şeflerinden Cavit Bey, dönme idi ve Karakaş zümresinin sinesinde de mühim derecede rol oynamıştır. Kendisi, bu zümrenin en mühim ailesi olan Ruso ailesine mensuptu. O…

  • Eğer o tarihte yaşayanlar arasında birisine “efsanevi ihtilalci” dememiz gerekiyorsa, Doktor Nazım, buna en layık olanıdır. Vladimidir Jabotinsky, ol zamanda, dünya Siyonist Teşkilatı’nın üst memuru olarak İstanbul’da bulundu, teşkilat yaptı, Bu çok malumattar Siyonist dirijana göre, 1908 İhtilalini kuran ve başlatan Nazım idi ve Osmanlı devletinin sonunu hızlandırdı; nakletmek mecburiyetim var. Bir güzel Ankara gecesinde,…

  • Selanik Yahudi komünitesinden gelen Mehmet Cavit de İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırı olduğu zamandan beri, Londra finans çevrelerine ve Londra siyasetine bağlı birisi kabul edilmektedir. Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmekse Kemal Paşa’nın siyasetteki üsluplarından biridir. Sf. 87 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeyh Sait’in adına bağlanan başkaldırı ne ölçüde önceden biliniyorsa, İz­mir suikastı hazırlığı, çok daha fazla, güvenlik güçlerinin avucunun içinde gelişmiştir; sanıkların, kamu görevlilerinin, idamdan kurtulan Kazım Karabekir Paşa’nınki dâhil her türlü açıklaması bu yöndedir. Bu, böyle bir hazır­lığın olmadığı anlamında değil, hazırlık var; ancak, hazırlığın bir bölümü iç­ki masalarında yapılıyor ve diğerlerini de polis biliyordu.…

  • Bu kadar mı, idam edilenlerin bir bölümü yakınıydı ve bir bölümü ise çok yakındır. Albay Arif, “Ayıcı Arif” de derler, belki de ev halkından daha yakın­dı, görenler hep Mustafa Kemal ile kol kola hatırlıyorlar; hiç beklemiyordu, en son ana kadar en yakın arkadaşının bir şakası sayıyordu, çok neşeliydi, asıldı. Yakınlarını ölüme yollamak; sevgi fakültelerini söndürdüğünü…

  • Ateş adeta avuç içinde büyütülmüştür. Sf. 231 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); İzmir Suikastı ve Şeyh Sait isyanı söndürülebilir miydi, önlenebilir miydi?

  • Yüksek Adalet Divanı, Bayar, Menderes, Zorlu ve Polatkan’ı oybirliğiyle idama mahkûm etmişti. Refik Koraltan, Rüşdü Erdelhun, Baha Akşit, Bahadır Dülger, Zekâi Erataman, Agâh Erozan, Emin Kalafat, Osman Kavrakoğlu, İbrahim Kirazoğlu, Nusret Kirişoğlu ve Ahmet Hamdi Sancar hakkında oy çokluğuyla ölüm cezası verilmişti. 15 idam kararı çıkmıştı. Tesadüf mü: 1926’da Atatürk’e yapılması planlanan suikastın İzmir’deki dava…

  • Bir gün İzmir’de Giraudların yatında ilginç bir olay meydana geldi. Alman film yıldızı Marlene Dietrich’e benzeyen genç kıza Mustafa Kemal, “Siz kimin kızısınız?” diye sordu. Yanıtı duyunca kısa bir şaşkınlık yaşadı. Genç kız, biraz da sesini yükselterek, “Astırdığınız Doktor Nâzım’ın kızı.” Dedi. Bu hiç beklenmeyen yanıtı yatta herkesi şoke etti. Doktor Nâzım’ın kızı Sevinç apar…

  • Sadece bacanağının idam edildiğini öğrendiğinde hışımla girdiği Mustafa Kemal’in yanından sinirleri yatışmış bir şekilde çıkmıştı. Mustafa Kemal, bacanağının neden asıldığını soran Dr. Tevfik Rüştü’ye, “Asmak zorundaydım, yoksa onlar seni ve beni asacaklardı” demişti! (Orhan Tahsin, Yeni Asır, 1978) Sf. 342 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 –…

  • Doktor Nâzım eski ittihatçı arkadaşlarıyla nadiren bir araya geliyordu, çünkü fazla göze batmak istemiyordu. Ama artık o ilk geldiği günlerdeki çekingenliği üzerinden atmıştı. Mustafa Kemal’den sürekli “Sarı Paşa” ya da “Gazoz Paşa” diye bahsediyordu. Sf. 321 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 321) kitabından birebir…