Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İzmir Suikastı
-
İdamlar arasında iki isim de ayrı bir kategori oluşturmaktadır; Çerkez Canbulat, çeşitli kayıtlara göre, Kemal Paşa’nın hayattaki pek az yakınından birisi olarak tanınıyordu. Paşa’nın, mücadeleye atılmadan önce, bakan olma isteğiyle, saraya gönderdiği mektupta, kendisiyle birlikte hükümette Canbulat’ı da görmek istemesi bunun ayrı kanıtıdır; ayrıca, çeşitli anılar da bunu doğrulamaktadır. Öte yandan, karargâhında ayı beslediği için…
-
Şeyh Sait başkaldırısı ile başlayan ve İzmir suikastı ile sürdürülen iki yıllık bir olaylar zinciri içinde, Türkiye solunun, İstanbul basınının önde gelenlerinin hemen hemen hepsi, İstiklâl Mahkemeleri önünde sanık sandalyesine oturtulmuşlardır; çoğu pişmanlığa zorlanmış ve yeni düzenin içine çekilmişlerdir. Ancak İttihat ve Terakki ile Teşkilât-ı Mahsusa’nın kalan kadrolarının bir bölümü, ölümden kurtulamamışlardır; anlamı burada aramak…
-
Miralay Arif Almanya’da eğitim görmüş, yetenekli bir kurmay subaydı…. Ortak zevkleri vardı (Bir cümle sansürlenmiş.) Mustafa Kemal’in kolunu omuzuna atmak ve onu okşayıcı isimlerle çağırmak yoluyla açıkça şefkat gösterdiği tek insan Arif’ti. Bu yakınlık Mustafa Kemal’in düşmanlarının, ikisinin birer sevgili olduğunu iddia etmesine yol açmıştı. Mustafa Kemal’e nerede ise köpekçe bir saygı ve bağlılık gösteriyordu.…
-
3 Kasım 1341 (1926) tarihinde İçtima: 2, Celse:1, Reis Kâzım Paşa İzmir Suikastı Nedeni İle Ankara İstiklal Mahkemesi Fezlekesi; “Gittikçe inkişaf eden (gelişen) tahkikat safahatından (araştırma sürecinden) anlaşıldığına göre hadisei cinaiye (cinayet olayı) yalnız birkaç kişinin eseri tertip (düzen) ve tasmimi (kararı) olmayıp Terakkiperver Fırka rüesa (reisleri) ve mensubini (mensupları) tarafından durudiraz (uzun uzadıya)…
-
21 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 83, Celse: 1, İkinci Reis Vekili Ali Süruri Bey Müdafai Millîye Vekâleti Bütçesi; Sf. 67 (İzmir Mebusu Mustafa Necati Beyin Ankara istiklâl Mahkemesi Müddeiumumiliğinden İstifanamesi) Sf.80 Müdafaai Millîye Vekâleti Bütçesi; Arif Bey (Eskişehir)(Ayıcı Arif Bey, İzmir suikastı davasında 1926’da idam edildi); “Müdafai Milliye Vekâletiniz on daire, altmış şube, yedi…
-
29 Ocak 1341 (1925) tarihinde İçtima: 42, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Âli Askeri Şura (Yüksek Askeri Şura) Görüşmelerine Devam Sf. 384 Kanun Kabul Edildi Maddelere Geçildi. Sf. 387 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 42 (5.01.1925 / 29.01.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 42, Celse: 1, – Sf. 384…
-
6 Nisan 1340 (1924) tarihinde İçtima: 30, Celse:1, Reis Ali Fethi Bey Teşkilâtı Esasîye Görüşmeleri; Anayasadaki Başkumandanlık Maddesi Görüşülüyor. Madde 40; Berri (kara), bahri (deniz) ve havai bilcümle kuvvetlerin Başkumandanlığı, Reisicumhurda mevdudur (bırakılmıştır). Arif Bey (Eskişehir); (1926’da İzmir Suikastı nedeni ile idam edilen ve Gazi’nin çok eski arkadaşı olan Ayıcı Arif, Gazi Paşa gibi bir…
-
3 Ekim 1339 (1923) tarihinde İçtima: 31, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey Men’i Şekâvet (Eşkıyalığın Yasaklanması) Kanun’u Görüşmelerine Devam Edildi (Kayseri Mebusu Ahmet Hilmi bu kanundan yana konuşuyor. Sekiz dönem mebusluk yapmış.) Zeki Bey (Gümüşhâne) (1); “- … jandarmanın ve hakimin iyisini seçip almazsak, jandarmaya polis gibi maaş vermezsek bu iş düzelmez.. ..…
-
30 Temmuz 1921 (1337) tarihinde 57. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey Hilmi Bey Ardahan Mebusu Oldu; (1926 yılında İzmir Suikastı davasında asıldı. Filibeli.) Sf. 368 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 11 (23.06.1921 / 3.08.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 57, Celse: 1, – Sf. 368) kitabından birebir…
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor: Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti…
-
1926 yılları, Türkiye’nin İngilizler ile Musul sorununda ihtilafa düştüğü ve Musul’un İngilizler lehine, Türkiye’nin aleyhine çözümlendiği bir zaman. 1926 yılında temizlenenlerin İttihatçıların İngilizci kanadı olduğunu söylemek mümkün. .. Tam tersine Mustafa Kemal İngilizleri sever. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mustafa Kemal çok vesveseli, hep kıstırılmışlık kompleksi içerisinde yaşayan, sevgisiz bir insandır. Annesini sevmez; mütarekede (ateşkes yıllarında) İstanbul’da annesiyle değil Pera Palas’ta kalmayı tercih ediyor. Annesinin cenazesine gitmiyor. Latife’yi de sevdiğini gösteren hiçbir işaret yok. …Yabancı kaynaklar, Kemal’in asker yürüyüşü ile dans ettiğini kaydediyorlar. Sevimli olmaz. Sevgisiz ve acımasızdır. Maliye Nazırı Cavit Bey’i astırdığı akşam,…
-
Gazi, Sakarya’yı yapmış, düşmanı hezimete uğratmış, muzaffer bir kumandan olarak Ankara’ya gelmişti. Kendisi Ankara’da hükûmet ve halk tarafından büyük tezahürat ile karşılanıyordu. Bütün Meclis üyeleri taraçaya çıkmış, Gazi’nin geçişini selamlar ve onu alkışlarken, Ziya Hurşit Birinci Meclis’in orta salonuna konulmuş bir kara tahta üzerine tebeşirle; “-Bir millet putunu kendi yapar kendi tapar!” cümlesini yazıyordu. Alıntı:…
-
(Yer Ankara, henüz suikast olayı duyulmamış, Ziya Hurşit yakalanmamış. İstiklâl Mahkemesi heyeti, Çankaya civarındaki Maraş Mebusu Nurettin Bey’in köşküne serinlemek ve akşam yemeği için gidiyorlar, buradan çıkınca Eskişehir Mebusu olan ve İzmir suikastı davasında astıkları Ayıcı Arif Bey’in köşküne gidiyorlar. Arif Bey bu mahkeme heyetini görünce heyecanlanıyor.) Oturur oturmaz ben, hiçbir sebep olmadığı halde, muhakkak…
-
Hükümet, İzmir’e hareketimiz için bir özel tren hazırlatmıştı. Trenin hareketinden önce trenin salonunda arkadaşlarla toplandık. Durumu inceledik. Ziya Hurşit’in itirafı üzerine olay ile Terakkiperverlerin (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticilerinin) ilgisi ihtimalini teemmül ettik (istekle ve etraflıca düşündük). Bütün Terakkiperver Fırka üyelerinin bulundukları yerlerde ve aynı saatte derhal tevkif edilmelerini ve evlerinin itina ile aranmasını ve çıkacak…
-
Gazi İzmir’e ulaşınca, Ziya Hurşit ile diğer şerirleri (şirretli adamları) bizzat huzuruna çağırıp sorgulamış, (1) Ziya Hurşit her şeyi kabul ve itiraf ettikten sonra Gazi; “-Ziya Hurşit! Seninle hayli arkadaşlık ettik. Hayatıma kastedecek kadar ileri gitmene sebep neydi? Bana acımadın mı?” dediği zaman susmuş. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf.…
-
“Hilmi Bey idam hükmünü şaşılacak bir soğukkanlılıkla dinlemiş, masanın önünde durarak; “İzninizle bir-iki söz söyleyeceğim, veda sözü.” demiş. Fakat bir türlü sözünü derleyip toparlayamamış. “Allahaısmarladık” diye boynunu cellâda vermiş ve asılmıştı. Fakat sehpa ile birlikte yere yuvarlandığı görülmüştür. Sağdan- soldan duyulan “Eceli gelmemiş!” “Allah’ın işine bak!” sesleri arasında yüzükoyun yere serilmiş olan Hilmi Bey’in üstüne…
-
“… her işin Zafer Bayramı arifesinden önce bitirilmesi zorunluluğu duyulmuş olduğundan, acele edilmiş ve tam saat 22’de hazırlık tamamlanmış. Ve Cavit Bey hücresinden alınarak Cezaevi Müdürü’nün odasına götürülmüştü. Odada Müdür, İstiklâl Mahkemesi savcısı Müşaviri, Jandarma Komutanı ve birde İmam efendi vardı. Savcı Müşaviri Cavit Bey’e yaklaşarak hüküm özetini ağır ağır okurken, Cavit Bey sarardıkça sararıyor,…
-
“Yok! Vallahi yok! Bu meselede hiçbir alakam yok, kusurum yok. Masumum!” diyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır.