Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İzmir Suikastı

  • “Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…

  • Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?”  Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım”  “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?”  “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.”  Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…

  • (Kâzım Karabekir Paşa İstiklâl Mahkemesinde savunma yapıyor🙂          “Parti kurdurmamak Hükûmetin elinde idi; oysaki kurulurken cesaret verenlerin başında hükûmet vardı.” diyor. Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir’in böyle konuşmasına müsaade ettikleri için İstiklâl Mahkemesine çok kızıyor. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa’nın bu sözlerini duyunca çok sıkıldı ve böyle bir konuşmaya müsaade ettikleri için de…

  • “1926 yılında muhalefeti temizleyen Mustafa Kemal, 1927’de ilk kez İstanbul’a ayak basıyor. Mustafa Kemal 15-20 Ekim 1927’de Nutuk’u okuyor ve 28 Ekim 1927’de Belçikalı bir uzmanın yönetiminde ilk düzenli nüfus sayımını yapıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı döneminin ünlü Maliye Bakanı Mehmet Cavit, İzmir Suikastı davasının sonucunda asılıyor.     Cavit sadece İngilizci değil aynı zamanda Yahudi dönmesiydi. Asılmasını önlemek için ne yapıldığını ve asıldığı gece Çankaya’da ne yapıldığını… bir yabancı kaynak şöyle yazdı; “New York, Paris ve Berlin’deki güçlü Yahudi kuruluşları af edilmesini dileyen mesajlar ve telgraflar gönderdiler. … birçok büyük mali…

  • “Mustafa Kemal Bey: Erkân-ı Harp Kolağası (Kurmay Yarbay), 1926’daki İzmir suikastı sırasında Cumhurbaşkanı. Pirlepe’li Fethi Bey (Oyar): Erkân-ı Harp Binbaşısı, İzmir Suikastı öncesinde Başbakan.  İzmir’li İsmet Bey (İnönü): Erkân-ı Harp Kolağası, İzmir suikastı sırasında Başbakan. …Vehbi Paşazade Süleyman Askeri Bey: Erkân-ı Harp Kolağası, Teşkilat-ı Mahsusa (Özel Teşkilat, MİT, Özel Harp Dairesi gibi) Başkanı. Ohri’li Eyüp…

  • (29 Ekim 1921 tarihli gizli celsede asayiş ve Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Laz Osman konuşuluyor:) Osman Bey (Lazistan); “Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından, kadınların, çocukların tehciri (hicret ettirilmesi, zorunlu göç ettirilmeleri) meselesi bütün mıntıkalara emrediliyor. Bunu haber alan Samsunlular Samsun aydınları ve Müdafi Hukuk Heyeti, Belediye, Müftü… doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa’ya başvurarak…

  • “.. Bence haberi (Suikastın Mustafa Kemal’e haber verilmesi) Meclis Başkanı Kâzım vermişti. Mustafa Kemal de intikam almak ve yeni bir terör yapmak, bu vesile ile önce yok edemediği diğer bütün ittihatçıları ve muhalifleri imha (yok etme) için bir vesile bulmuştu. .. Suikastçı kaçmayı değil sadece suikastı daha iyi yapabilmeyi düşünmelidir. Böyle olursa başarı % 100…

  • “Cavit, İttihat ve Terakkinin (Birleşme ve yücelme) göze görünür lideri hükmünde idi. Cavit bir komiteci (gizli örgütleyici) değildi. Uygar bir adamdı. Onu, Lozan’dan beri muhalefete sürükleyen nedenler şunlardır. Ona göre, Büyük Avrupa Devletlerinin yardımı olmaksızın ve bu yardımı sağlayacak ödünler verilmeksizin, Anadolu’nun ortasında tek başımıza bir devlet kurup yaşayamazdık. İstanbul’dan ayrılmamalı idik. Mustafa Kemal de…

  • “Asılanlar, Mebus Şükrü, Edib, Arif (Albay, Ayıcı Arif, Mustafa Kemal’in silah arkadaşı), Abidin, Hafız Mehmet, Halis Turgut, İsmail Canbolat, Ziya Hurşit, Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Baytar Rasim ve Rüşdü Paşa. Gıyabında idama mahkûm edilenler ise: Kara Kemal (1) ve Abdülkadir.” (Eski Ankara Emniyet Müdürü)    Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “18 Mart 1927’de Mustafa Kemal Ali Fuat Cebesoy’u sofrasına davet etmiş, “Paşaları senin hatırın için affettim “demiş.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu doğru olmasa gerek. Paşaların duruşmasının karar gününde çok sayıda yüksek rütbeli subay mahkeme salonunu doldurarak güç gösterisi yapmış. Özellikle Kâzım Karabekir…

  • “Mustafa Kemal Sofya’da Ataşemiliter (Askeri ateşe) iken silah, cephane ve buğday bağlantısı yapmış. O sırada Maliye bakanlığından istifa etmiş olan Cavit Bey buna mani (engel) olmuş. Mustafa Kemal buna çok kızmış “Böyle bir adam asılmayı hak eder.” demiş.” (Lord Kinross’ın Atatürk kitabı Sf.68, 69) Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından…

  • “10 Ağustos 1926’da Cavit Bey’in sorgusu başladı. Salon dolu, ilgi büyüktü. Cavit Bey’in sorulara verdiği cevap mahkemeyi tatmin etmeyince, Mahkeme Başkanı Ali Bey:  “istiklâl Mahkemesi kanaat-i vicdaniyeye (vicdani kanaatine) göre karar verir.” dedi. Cavit Bey sorgusunun sonunda “Vereceğiniz karar mesut zamanlarınızda bir istifham (şüphe) işareti ve bir sual şeklinde vicdanlarınızı rahatsız etmesin.” dedi. Cavit Bey…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “İzmir Suikastı davasında, Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Paşalar ve Bekir Sami Bey savunma yapmayı reddettiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.

  • “13 Temmuz 1926 Salı günü istiklâl Mahkemesinin kararı okundu, duruşmaların yapıldığı Elhamra sinemasının önü büyük bir kalabalık tarafından dolmuştu. Salonda ileri gelen görevliler ve yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.359) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Seyirciler ve halkın baskısı sonucu mahkeme sanıkları beraat ettiriyor. Bu mahkemelerde subayların…

  • “Eski Maliye Nazırı Cavit Bey sorgusu sırasında elini cebine koyarak konuşunca, istiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey çok kızmış, kendisine hakaret etmişti. Duruşmayı izleyen Falih Rıfkı Atay, aynı gün Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya “Paşam, bir adalet mahkemesi veya siyasi bir rejim mahkemesi, ikisi de olur. Adalet mahkemesi yalnız haklıyı haksızı, rejim Mahkemesi de yalnız kendi…

  • “3 Temmuz 1926’da Kâzım Karabekir, Cafer Tayyar Paşa (1)  Ali Fuat Cebesoy Paşa, Refet Bele Paşa, Rüşdü Paşa, Sivillerden, Sabit, Halis Turgut, İhsan, İsmail Canbolat, Münir Hüsrev, Faik Beyler. Bunlar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Mebusları. Ve eski İttihat ve Terakki mensuplarından, Eski Maliye Nazırı Cavit Bey (2), eski Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Kara Kemal Bey…

  • “Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi.  Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…

  • “Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…