Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir

  • “1308 Rize Hemşin doğumlu, Amerika’da okumuş ilk makine mühendisi, Almanya’da deniz, inşaat ve telsiz – telgraf ihtisası yapmış bir bahriye subayı ve eski Lazistan Mebusu, bekâr.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Ziya Hurşit, Samsun’daki mahalli seçimde muhalif kişiyi…

  • “Mustafa Kemal 7 Mayıs 1926 Cuma günü uzun bir yolculuğa çıkıyor. Silifke’ye varıyor. Kurmakta olduğu çiftliğini ziyaret ile birkaç gün kalıyor.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2011): İkinci miras:1938 yılında sağlığı iyice bozulan Atatürk, 5 Eylül’de mutemedi ve Çankaya…

  • Meclis Başkanı Kâzım Özalp Paşa gazetecilere, durumu şöyle izah etmişti; “Evet mebusların yasama dokunulmazlıkları vardır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa’nın) 17. Maddesine göre, kendisine suç isnat edilen bir mebus, sanık olarak sorgulanamaz, mahkeme ve tevkif edilemezse de, cinai cürümü meşhut (cinayet suçüstüsü) müstesnadır.  Anlaşıldığına göre suikastçılar görüşmüşler, düşünmüşler, düzen kurmuşlar, her türlü araçları hazırlayarak eyleme geçmişlerdir.…

  • “İstiklâl Mahkemesi heyetinin üç günlük araştırma sonucunda vardığı sonucu, bizzat İstiklâl Mahkeme Başkanının ağzından dinleyelim; “… Suikastı fiilen yapmakla görevli olanların başında, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit vardır. Bunun yanında birkaç şerir (şirret adam) ile Sarı Efe denilen Jandarmadan emekli Edip ve buna ait birkaç kişi bulunmaktadır.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir…

  • “14 Haziran’da Bursa’dan hareketle İzmir’e yollanıyor. Balıkesir’den çıkmak üzere iken İzmir Valisi Kâzım Dirik’ten; “şahsı devletlerine karşı düzenlendiği anlaşılan mel’unane (lanetli bir şekilde) bir suikast girişimi meydana çıkartılmış olduğundan, lütfen hareketlerinin tehirini” rica eden yıldırım telgrafı alıyor.  İsmet Paşa Başvekil sıfatıyla… Anadolu Ajansına şu açıklamayı yapıyor; “… Hükümete karşı muhalefet sıfatını seçmiş olan bazı mebus…

  • “Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Refet Bele, Paşaları da palas pandıras yakalatıp tevkif ettirişleri karşısında İsmet Paşa pürtelâş İzmir’e koşmuş.   Esasen hepsi Mebus olan bu Paşaları, yasama dokunulmazlıkları Meclisi tarafından kaldırılmadan, tutuklanmalarına Yasaya da uygun değildi.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 8) kitabından…

  • “Reis; “-Zatıâliniz inkılâbın büyük bir şahsiyetisiniz. Tarih bunu böyle kaydediyor. Memleketin savunmasında nasıl müttefik (birlikte) kaldık ise, vatanın yükselmesi emrinde de bunun böyle olması gerektiğini elbette ki takdir buyurursunuz. Bu sebeple, zatıâliniz, nasıl olurda muhalefete geçersiniz, lütfen izah eder misiniz?” Kâzım Karabekir Paşa; “-Sürekli geri kafalılığımız iddia edilerek propagandalar yapılıyordu. .. Ben Ordu Müfettişi bulunduğum…

  • Reis; “-… Bu günkü idareye dair kanaatiniz nedir?”  Paşa; “-Hükûmetin başarısına duacıyım”  “- O halde muhalifliğin nerede kaldı?”  “-Takrir-i Sükûn (Sessizlik kararları) Kanunundan sonra muhalefet susmaya mecbur olmuştur.”  Reis; “-Demek ki Takrir-i Sükun Kanunu olamasaydı, bombayı koyacaktınız değil mi?” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 76)…