Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Karadeniz, Laz, Pontus
-
Peki, mübadele, ilk çözümlemede, bir servet transferidir. En zengin Yunaniler, Trabzon, Kayseri ve Antalya’da yaşıyordu ve buralara seçkin Sabetayistler yerleştirildiler ve büyük zenginliklere kondular. Karakaşzade Rüştü’nün Selanik Sabetayistlerini reddetmesi, büyük zenginliklerin yerli Sabetayistlere kalmasını sağlamak içindir. Etkisiz ve önemsiz olduğunu biliyoruz. Kayseri’deki İbrani asıllı Sabancı ve Has’lara gelince, Adana’ya indiler; zenginliklerinin oluşumunda Ermeni mülkleri önemlidir.…
-
Artık genelleme yapabiliyoruz, “Bulut” ve “Çiçek” Kırım’ı ve kısmen de Karaylar’ı çağrıştırıyor. Karadeniz sahillerinde çokturlar; bu ad ve soyadında olanlar, Kırım’dan gelip ilk önce bu sahillere yerleşmiş olabilirler. Sf. 249 1920 yılını baz alacak olursak, Trabzon’da “dünya ölçüsünde” zengin Yunanî yaşıyordu. Antalya, zengin Yunanilerin yurdu idi ve Kayseri de pek zengindiler. Buralar, Trabzon, Antalya, Kayseri…
-
Bir parantez açarak, burada bir soru formüle etmek gereğini duyuyorum, 1920 – 1921 yılında, çok zengin Elen yurttaşlarımız, nerede bulunuyorlardı, soru budur. Cevabı ise çok basittir; Selanik’ten gelen Sabetayistlerimizin en çok yerleştirildikleri yerlerde yaşıyordu. Bunun anlamı şudur; çok zengin Elenler topraklarından söküldüler ve mülklerine, Selanik’ten getirilen Sabetayistler yerleştirildiler. Bu yerler, benim tespitlerime göre, Antalya, Kayseri…
-
Çok zengindiler; tarih mesleği, maddi işaretlere bakmak zorundadır. Trabzon’da Büyük Kurtarıcıya tahsis edilen ve şu anda müze olan çok katlı büyük bina ve içinde muhafaza edilen möbleler, bir tür arkeolojik kalıntıdır, çok büyük bir zenginliğe işaret ediyor, Pontus’Iu bir armatöre ait olduğunu artık biliyoruz. Bundan yüz sene öncesi için büyük bir zenginliktir, Trabzon da “dünyanın…
-
Pontus Elenleri gerçekten isyan ettiler mi; Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın yazımından bir isyan sonucunu çıkaramıyoruz. Pontus Elenleri’nin son derece zengin ve Trabzon’dan güneye doğru yayılan bölgede ticaretle uğraşan kültürlü bir topluluk olduklarını bilebiliyoruz; yalnız hiçbir yerde çoğunlukta değillerdi ve Venizelos’un, en çok sayıldıkları Trabzon’u bile Ermenilere bırakması bunu göstermektedir. Pontusçuların modeli ise İsviçre’den alınma idi,…
-
Tigranuhi Movsesyan’ın Tanıklığı (D. 1943, Tomarza) Babam Nazar, Karadeniz kıyısındaki Dize’de yaşarken orada iki mahalle varmış: Yukarı Dize ve Çarşı Dize. Yukarı Dize’den gelen mutlaka Ermeni olurmuş, çarşıdan çıkan ise Rum. Yukardakilere “Artaşen” yani “Tarlaya iyi bakan” adı verilmiş. Sf. 808 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran…
-
9 Aralık 1920’de Merkez Ordusu kurulmuş, komutanlığına da Nurettin Paşa tayin edilmiştir. 1923 yılının ilk aylarına kadar sürdürülen mücadele neticesinde Pontus çetelerinin isyanı tamamen bastırılmıştır. Bu olay]ar sırasında Pontus çeteleri tarafından 1.814 Türk öldürülmüş, 3 713 ev yakılmış, 1.800 civarında gasp ve soygun olayı gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık bu mücadele sırasında 11.118 Rum çeteci öldürülmüştür Bu…
-
Hamsinin faydası, şekilleri ve hassaları: Bu balık bir karış kadar, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. Faydası o derecedir ki, yedi gün devamlı yiyen, kimsenin şehveti son derece artar. Çok kuvvet verici ve hazmı kolaydır. Sf. 459 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi II – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan;…
-
Fatih Sultan Mehmed Han, denizler gibi askerle karadan ve denizden Trabzon’u kuşatıp, 865 tarihinde ve yetmiş gün kuşatmadan sonra Rumların elinden aldı. Su ve havasının güzelliğinden hazzederek, adına «Tarb-ı Etzun» dedi. Doğrusu, eğlence yeridir. Bir adı da Batumzir (Aşağı Batum)’dur. Bir adı Lezki şehridir. Bazıları Tarb-ı Efsun derler. Amma halk Trabzon der. Fetihten sonra, Mehmed…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 22 Kasım 1838, Malatya) Yanımızda Dağıstan’dan sürülmüş bir Lezgi prensi var. O kadar mükemmel bir nişancı ki atı alabildiğine koşarken upuzun tüfeğiyle bir kuşu kurşunla vurabiliyor. Bu biraz avcı hikâyesi gibi görünüyor ama ben gözümle dört defa gördüm. İki defa karga vurdu, hayvanlar olduğu gibi kalıverdiler. Sf. 232 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 12 Şubat 1836, İstanbul) Rumlar günümüzde de geveze bir millettir. Sf. 40 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemalist kadroların, ‘Kürt meselesini halletmek için yürürlüğe koydukları ve yakın tarihe kadar devletin Kürt politikasının ana çerçevesini oluşturan 8 Eylül 1925 tarihli Şark Islahat Planı, çok vahim ‘tedbirler’ içeriyordu. Sf. 21 Planın, konumuzu ilgilendiren 14. Maddesi ise (sadeleştirilmiş Türkçeyle) şöyleydi: “Aslen Türk olup Kürtlüğe yenilmeye başlayan Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat,…
-
Osman basılan her Türk evine karşı üç Rum evini basmak, mezarını kendine kazdırıp diri diri adam gömmek, vapur kazanlarında kömür yerine canlı adam yakmak gibi zulüm ve işkencelerle bölgeyi Rumlardan tamamen temizlemişti. Rıza Nur, Topal Osman’a “Rum köylerinde taş üstünde taş bırakma” demiş, o da “Öyle yapıyorum ama kiliseleri ve iyi binaları lazım olur diye…
-
Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Lazlar, Kafkasya üzerinden gelmiş, kuvvetli olasılık ile Gürcü kökenli bir halktı. Çerkezlerin baskısı sonucu, Karadeniz’in kuzeyinden güneye doğru göçmek zorunda kaldılar. Söz konusu tarihlerde Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Lazlar Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra, Hıristiyanlığa öyle sahip çıkmışlardır ki, çevre topluluklara dahi papaz yetiştirip, göndermeye başladılar. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin…
-
Trabzon Batum arasındaki “Laz” bölgesinin hâkimiyetine ilişkindi. Lazlara “Laz“ ismini veren Romalılardır. Lazların oturduğu Arkeolopolis, Atina (Pazar) gibi tarihi kentlerin isimleri de yerleşimlerin kurucusu olan Romalılar tarafından verilmiştir. Gürcüler ise Lazları “Çan“ diye adlandırırlar. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
-
İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir. (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…
-
Osmanlıların Trabzon Vilayetine bağlı olarak kurdukları “Lazistan”, Hona, Gonio, Arhavi, Hemşin ve Atina (Pazar) dan oluşan küçük bir bölgedir. 1873 Osmanlı kayıtlarında Lazlar 9205 hanede 55.350 kişi olarak tespit edilmiştir. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lazlarda Yunanlılık yoktur ama Yunanlılarda Lazlık olabilir. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lazların bazı lehçelerinde bazı yunanca kelimeler bulunması bazı şivelerinde Rum aksanının izlerinin görülmesi tamamıyla ticaret hayatının ve de özellikle 6. Yüz yılda Hristiyanlığa girmelerinin sonucudur. Lazlar Hristiyanlığa öyle sahip çıkmışlardır ki, çevre topluluklara dahi papaz yetiştirip göndermekteydiler. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
Rize’nin Pazar ilçesinin adı Atina’dır. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.