Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kâzım Karabekir Paşa

  • “Önce seçimlere karıştırılmayacaktık, sonra benim astım (görev itibarı ile altta olan) olan bir Fırka Kumandanı ile Trabzon’dan Halit Bey ile … ve verdiği söze rağmen, bu haberleşmeye çok canım sıkıldı. 26.11.1919 tarihli telgraf; “Lazistan sancağına aday olarak, sizce uygun görülen, Rizeli Osman Efendi’nin başarısının sağlanması bizce temenni olunur Efendim. Mustafa Kemal”” Alıntı: İstiklâl Harbimiz –…

  • “Bolşevikler bilmiyorlar mı ki öncelikle Laz denilen insanların toplamı 40.000’i aşmaz ve bunlar Batum ile Rize’nin hayli doğusundaki bir bölgede sakindirler (yerleşiktirler). İlkel bir kavim olan 40.000 kişinin, dünyanın hiçbir yerinde oyları (1) sorulmaz. Sonra, Kürtlerden bahis ne demektir? Gerçi Genel Harpten önce (1. Dünya Savaşından önce)bütün dünyada 3 milyon kadar Kürt vardı. Ve çoğu,…

  • (Karabekir, Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben yazmış🙂 “Trabzon’da güçlü bir el bulundurmak konusundaki kanaatimde ısrar ederim. Orada güçlü dimağlar (zeki insanlar) çok olabilir, fakat kalplerin ihtirası ve şahsi menfaatler ile dolu olması, çoğu zaman güzel dimağların zekâ ürünlerini istenmeyen sonuçlara götürebilir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.

  • “General Harbord; “ABD, sermayesi ile Türkiye’ye yardım etmek ister. Bunu iyi kabul edeceğinizi, şimdiye kadar görüştüğümüz idarecilerden ve halkınızdan anladık. Fakat bu sermayeyi korumak için bir miktar da asker getirmek ister.” der. (Karabekir Paşa cevaben;) “Sermayeyi Türklerin yağma etmesinden mi korkuyorsunuz? Yoksa bir yabancı devletin saldırısından mı? Eğer Türklerden korkuyorsanız, bu büyük bir haksızlıktır ve…

  • “Bugün de 28 Eylül.1919’da 13. Kolordu Komutanlığından gelen bir şifreden (gizli yazıdan), Kürtlerin de Paris Konferansına, istiklâllerini (bağımsızlıklarını) kurtarmak için girişimde bulundukları anlaşılıyor. Rumlar ve Ermeniler daha önce bu marifeti yapmışlardı, sersemlik sırası Kürtlere gelmiş. Oysa Bölgemizdeki Kürtler böyle bir girişimin, Ermenistan hesabına olacağını öğrenmişlerdir.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 –…

  • “Ekim 1919’da Konya Valisi Cemal Bey, mahkûmları silahlandırıp yabancıların müdahalesini sağlamaya çalışmışsa da, Refet Paşa’nın baskısı ile İstanbul’a kaçmış. .. Konya’da İngiliz ve Fransız temsilcileri Refet Rey’i ziyaret ederek, Milli Harekata karşı tamamen tarafsız olacaklarını teyit eylemişlerdir. (onaylamışlardır)“” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • ” 27 Ağustos 1919’da Ali Fevzi Paşa; ” … Padişah ve Hükûmet İngiltere’nin himayesini kabul etmişlerdir. Fakat milletten korkarak henüz ilan etmiyorlar. İzzet Paşa ve taraftarları ise Amerikan mandası istiyorlar.” diyor. Bizim ise, kararımız, .. Nihayet çaresiz kalınırsa istiklâlimiz mahfuz kalmak (Bağımsızlığımız saklı kalmak) ve memleket parçalanmamak üzere Amerikan yardımına taraftar olmaktır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz…

  • “27 Ağustos 1919’da İsmet’ten gelen mektup; “Eğer ABD’nin gelmesi suya düşerse, İngiltere için bugünkü taksim durumunu düzenlemekten başka yapılacak bir şey yok gibidir ki İngilizlere diğerleri bu konuda yardım edecekler, karşı çıkmayacaklardır. Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları diğerlerine tercih ettikleri şeklinde ABD milletine başvurulursa çok yararı olacaktır deniliyor ki ben de tamamıyla bu kanaatteyim. Bütün memleketi…

  • “Bilhassa (özellikle) ajanslarda, gazetelerde, ağızdan hücumlar hep Mustafa Kemal Paşa’ya idi. Ahlakı, ihtirası hakkında her gün ağız dolusu laflar da söylendiğini kendisi de biliyordu. … Olayların icat edildiğini ve Mustafa Kemal Paşa’nın bu şekilde oldu-bittilerle diktatörlüğe yürüdüğünü, zamanında Erzurum’da iken Elazığ Valisi Ali Galip’i öldürmek istediğini, onun da şimdi buna (Mustafa Kemal’e)karşı hareketi (Sivas Kongresini…

  • “Mustafa Kemal’in 15.9.1919 tarihli telgrafından sonra; Bu yeni talimatla, yarbay rütbesindeki askerler, sivil bürokrasiye de amir oluyor ve itaat etmezlerse millet namına (millet adına, mahkeme gibi) tevkif (tutuklama) hakkına sahip oluyorlar. Belirli insanların tutuklama yetkisi Kolordu Kumandanlarının altına kadar inerse, millet namına diye neler olur bilinmez?” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): 1 Haziran 1919’da İsmet Paşa, Kazım Karabekir Paşa’ya mektup yazıyor ve Amerikan mandasından bahsederek desteklediğini belirtiyor. 07.06.1919’da Hüsrev Gerede, Havza’dan Mustafa Kemal’in yanından Kâzım Paşa’ya mektup yazarak Amerikan mandasını uygun bulduğunu belirtiyor. BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat. Birinci Dünya savaşından sonra kimi az gelişmiş ülkeleri kendi…

  • “24 Haziran 1919’da Posta Telgraf Müdürü Refik Halit (Karay) Bey (1) telgrafhanelere ilan ediyor ki, “Mustafa Kemal Posta ve Telgraf işlerine karıştığı için azlolunmuştur (3. Ordu Müfettişliği görevinden alınmıştır) telgraflarını kabul etmeyiniz.” diyor. Akşam Mustafa Kemal Paşa’nın yanına gittim, yine mabeyin (Padişah Özel Kalemi) ile muhabere edildi (haberleşildi). Başkâtip Fuat Bey, Kemal Paşa’ya, görevine son…

  • “Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal Paşa aleyhinde müthiş propagandalar oluyordu. Mustafa Kemal Paşa, azlolunmasına ve kendisinin de askerlikten istifasına rağmen, ne üniformasını ne de Padişah kordonunu (Vahdettin’in Yaveri olduğunu simgeleyen bir kordon) atamıyordu. Erzurumlular nihayet (sonunda)  şu kararı bana, Müdafi Hukuk Reisi Hoca Raif ve azadan (üyelerden) Necati Bey vasıtası ile (aracılığıyla), Mustafa Kemal Paşa’nın…

  • “Mustafa Kemal Paşa Halit Bey’e (Deli Halit Paşa’ya) diyor ki; “Sen de ben de menkubuz (görevden alınmışız), İstanbul Hükûmeti bizi istiyor. Günün birinde Karabekir bizi tutuklayıp İstanbul’a gönderebilir. İkimizin istikbali (geleceği) aynı düşünmeye ve aynı çalışmaya bizi mecbur ediyor. Karabekir’e itimat etme (güvenme). Şu şifreyi (gizli parola) al, icabında doğrudan duruma hâkim olmayı sağla. Gerektiğinde…

  • “İngiltere’nin Türkiye’deki toplam askeri gücü, bir fırkadır.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007); Bir Fırka yaklaşık 7.500 kişi olmalı.

  • “Kürdistan’ı Ermenistan yapmak istiyorlar, fakat Kürt kardeşlerimizi çiğnetmeyeceğiz, diye, bütün Kürtleri şerbetlemiştim.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zamanında, İttihat ve Terakki’nin siyasi parti haline dönüşmemesi için ve bütün vatan evlatlarını meşruti idareye hazırlayarak tarihi görevini tamamlamasını, çok söyledim.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Karabekir Paşa ihtilalci ve antidemokratik düşünceleri olan bir insan.

  •  (29.12.1918 günü Zeyrek’te Karabekir’in kardeşinin evinde İsmet Paşa’nın söyledikleri;) “Gördün mü Kâzım? Her şey mahvoldu, .. Benim hiçbir umudum kalmadı. Ben kararımı sana söyleyeyim mi Kâzım? Köylü olalım, askerlikten istifa edelim, senin kaç liran var? Birleşelim Kâzım Ağa, İsmet Ağa olalım çiftçilikle hayatımızı sürdürelim. ..” der.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990…

  • “Şevket Turgut Paşa 1339’da (1923) İstanbul’da görüştüğümüz zaman, şu izahatı verdi (açıklamayı yaptı); “Senin Erzurum Kongresinde Milli birlik ve milli mukavemeti (direnişi) hazırladığını biliyordum. Kemal Paşa’nın senin istirkabla (rekabet ederek) işi bozacağına ve şahsını esas tutarak (öne çıkararak) ‘Benden sonra tufan’ düsturu ile çalışacağına yalnız ben değil Fevzi (Çakmak) Paşa da iman ettiğimizden Kemal Paşayı…

  • 23.06.1919’da Mustafa Kemal Amasya’dan Kâzım Karabekir’e telgraf çekiyor: “Bolşevizm’in (komünizmin) anlaşılması ve görüntüsü dahi müzakere edilerek (görüşülerek), esasen Kazan, Orenburg, Kırım vesaire gibi (ve diğerleri gibi) İslam ahalisi bunu kabul ederek, diyanet (din işleri), anane (gelenek) gibi işlerle zaten alakadar olmadığından (ilgilenmediğinden) bunun memleket için bir sakıncası olamayacağı düşünüldü.” Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir…