Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kültür

  • Sınıflı toplumlarda kültürel birikim mülksüzlerde değil mülk sahiplerindedir; bir eğilim olarak proletaryada değil burjuvazidedir. Eğer mekân ikilemi kullanılacak olursa, kültürel birikim köyde değil kenttedir. Üçüncü olarak seks ayrımı yapılacak olursa, kültür kadında değil erkekte birikmiştir.    Ve ne yazık ki böyledir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 322) kitabından…

  • Kültür Devrimi kültürsüzlük demek oluyor. Kültürsüzlük ise insanı hayvana yaklaştırıyor. Böyle durumda kokuşma kaçınılmaz, rezillik açınılmaz. Sf. 43  Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kültür, tarih boyunca insanın doğasıyla ve insanla ortaya çıkmış problemlerinin ve zorlamalarının çözüm biçimidir.  Kültürün ana yapısını oluşturan zihinsel süreçler oldukça yavaş değişir. Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 23, 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Reddetmeyen, gelişemez.    Bizler Avrupalı gibi giyinmekle doğru mu yaptık? Bu soruyu soruyorum.    Burada yaşayan Türk ve Kürt kardeşlerime sesleniyorum; giysilerinizi değiştirmeyin. Puşilerinizi, şalvarlarınızı çıkarmayın, stilize edin. Güzelleştirin. Ancak öz biçimini korumaktan çekinmeyin.   Bu benim yeni görüşümdür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ütopya, gösteri üzerinedir. Politika, güç üzerinedir. Köylülük, tarihin hiç bir kesitinde coğrafyanın hiç bir bölmesinde hiç bir hareketin öncüsü olmamıştır; bütün burjuva devrimlerinin dayanağıdır. Bütün burjuva devrimlerinde en çok kaybeden köylülük oluyor. Köylülük, her zaman, güç’ün peşinden gidiyor. Sf. 432 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf.…

  • “1940 Yıllarından beri, saz şairi ile halk türküsünü, Türkiye’nin temel kültürü yapmak için çaba vermiş olanlar, bir Abidin Dino, iki  Pertev Naili Boratav, üç İlhan Başgöz, dört Bedri Rahmi Eyüboğlu, beş Sabahattin Eyüboğlu,. Bunların ilk üçü Türkiye’yi terk etti, son ikisi ise eş olarak yabancıları seçti. Yabancı eş ile yaşayanlar da yurtdışında yaşamayı seçmiş sayılabiliyor. …

  • “Soyutlayamamak ve kavramlaştıramamak köylülüktür. Köycülüğün babası Köylü İsmail Hakkı Baltacıoğlu tam bir aydın düşmanı.    Katıksız aydın ve bürokrasi düşmanlığı köylülüktür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 538 ile 540 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Taşralı rahatlayınca küstah oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

  • “CHP… köylü ideolojisinin temsilciliğini üstleniyor. … Köylü de tekerleme ile konuşmayı sever.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Köylü kültürü, aslında bazı folklorik öğelerinden ayıklandığı zaman, bir kültürsüzlük oluyor. TRT kültürsüzlüğü propaganda etmek anlamında köylü kültürünü sunuyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • “20-21 Mayıs 1931 tarihli Milliyet’te Hazine-i Evrak’taki (Devlet Arşivleri dairesindeki) evrakı (belgeleri) fersude (yıpranmış, erpimiş) evrak olarak Maliye Bakanlığı satmış! 200 balya imiş. Tabii 5-10 lira gibi önemsiz bir şeye satmıştır. Bu evraklar arasında önemli tarihi belgeler olduğu malumdur (bilinen şeydir). Bu bir büyük cinayettir. Bu cinayeti Maliye Bakanlığı yapmış, Bakan Mustafa Abdülhalik’in emriyle satılmış.…

  • “19 Mart 1931 tarihli Milliyet’te bir komisyonun daireleri gezip Arap harfleri ile yazılı kıymetli evrakı yaktırdığı yazılı. 2 Nisan 1931’de Milliyet’te çıkan bir istatistiğe göre 1928-1929 yılında bütün okullardaki öğretmen adedi; 18.483 olup13.635’i erkek, bunların 15.750’si ilkokullarda 2.248’i ortaokullarda, 485’i yüksekokullarda imiş. Öğretmen adedi 4 yılda 2.234 adet artmıştır. Bence ehil olanlar %10’u geçmez.” Alıntı:…

  • “15 Haziran 1927’de 1057 sayılı kanun ile Türkiye Cumhuriyet dâhilindeki bütün resmi ve mili binalar üzerinde bulunan eski saltanat devrinden kalma tuğra ve övgüler kaldırıldı.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Doğu Alevilerinde karısını boşayan erkek yoktur. .. İmam Cafer mezhebine göre kesilen nikâhta, boşanmak yasaktır.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.

  • “Çince konuşan insan sayısı 800 milyon, İngilizce anadili olanlar 12 ülkede 400 milyon, 400 milyon kadar da yabancı dili İngilizce olanlar var. İngilizce evrensel dil olma yolunda ilerliyorsa bunun sonucu bellidir; İngilizce konuşulan ülkelerin kültürleri egemenlik sağlayacak. Dünya dili olarak İngilizceyi çekici kılan etmenlerden birisi de, kötü biçimde kullanılmasının kolay oluşudur.  Gittikçe artan homojenleşme karşısında,…

  • Çin tarihleri Orta Asya Türkleri için, göçebe deyimini kullanmıyorlardı. Onlara göre Türkler “otlar ile suları takip ederek” yaşıyorlardı. Toplum ve ailede disiplin ile düzen hayatta kalmanın tek şartı idi. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları – Prof. Dr. Bahaeddin Ögel (s.15) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Milli kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran; milli kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin de özellikle bilgilerden mürekkep (terkip edilmiş, düzenlenmiş) olmasıdır. Vatan, milli kültür dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun kabından ibarettir.” Alıntı: Türkçülüğün Esasları – Ziya Gökalp (s. 57, 58) kitabından dil içi çeviri yapılarak alınmıştır.   BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ne kadar ilginçtir ki bütün…

  • “Kültürü fazla olan insan, anlaşılması girift (karışık)olan işler hakkında kendi düşüncelerini çevresini ürkütmeyecek şekilde sözler kullanarak o çevre içinde yaşamayı, ona faydalı olmayı düşünür.” Alıntı: Hatıralar – Zeki Velidi Togan (1978, s. 422) kitabından günümüz dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.